Sevgili Necdet... Görevin hayırlı olsun.
Senden bir ricam var. CHP'den milletvekili adayı oldun, PM üyeliği için aday oldun, 2009’dan itibaren birçok seçim kampanyasının koordinasyonunda yer aldın, siyasi iletişim ve medya iletişim danışmanlığının yanı sıra CHP Yurtdışı Örgütleri Danışmanlığı da yaptın.
2015’de önseçime girerek CHP’den İstanbul Milletvekili adayı oldun... Şimdi de "Genel Başkan Yardımcılığı" sıfatın var. Bunca siyasetin içinde olmana rağmen, bu göreve gelmeden önce her TV Programında "Gazeteci" unvanını kullandın. Sosyal medya hesabında hala "Gazeteci-Yazar" yazıyor.
Medya Ombudsmanı @farukbildirici defalarca yazdı. Beraber yaptığımız #Medyamorfoz programında hep söyledik. Sen ve siyasete girmiş kişiler bu unvanı kullanmamalı diye..
Şimdi artık rica ediyorum. Hiç değilse sosyal medyandan bunu kaldır ve artık bu sıfatı kullanma... Bunu yaparak aynı şekilde artık gazeteci olmayan, resmi siyasi görevleri bulunan ve görevlerde daha önce bulunmuş olan ve de hala "Gazeteci" sıfatını kullanan arkadaşlara da örnek ol lütfen. Sevgiler... @necdetsarac
Her Şeyden Memnun Olmanın ve Gerçeği Çarpıtmanın Politik Psikolojisi
Memnun oluyorlar çünkü:
Kişisel ikbal, koltuk ve imtiyazlarının tamamen bu yalan çarkının dönmesine bağlı olduğunu biliyorlar. Bu işten Türkiye kaybedecek olsa bile, iktidarın ve dolayısıyla kendilerinin kazançlı çıkacağını umuyorlar.
Memnun oluyorlar çünkü:
Onlar için "beka", devletin veya milletin bekası değil, bizzat iktidarın bekasıdır. İktidar koltuğunu koruyacaksa, varsın Türkiye’nin geleceği ipotek altına girsin, demografi değişsin, dış politika onursuzlaşsın istiyorlar.
Memnun oluyorlar çünkü:
Dün ak dediklerine bugün kara, dün "hain" dediklerine bugün "dost" demek onlara hiç zor gelmiyor. Omurgasızlığı öylesine içselleştirmişler ki, yanıldıklarını kabul edecek bir ahlaki ve entelektüel pusulaları çoktan yok olmuş.
Memnun oluyorlar çünkü:
Sokaktaki vatandaşın, esnafın, emeklinin, paramparça olmuş orta sınıfın yaşadığı derin hayal kırıklıklarından tamamen yalıtılmış, iktidar nimetleriyle örülmüş konforlu bir fanusta yaşıyorlar. Dışarıdaki yangın onların ceplerine ulaşmıyor.
Zira onların algıları kapalı. Vicdanları körleşmiş. Sürekli sahte zaferler pompalıyorlar. Gerçeklere hiçbir zaman tahammül edemiyorlar. En yıkıcı hezimetleri bile “tarihi bir diplomatik başarı” olarak pazarlamayı beceriyorlar.
Bunların hepsinin, ama hepsinin arkasında işte böyle hastalıklı bir itaat psikolojisi ve vicdanını cüzdanına teslim etmiş bir aparatlık ruh hali var. Ahmet Hakan ve benzerleri aynaya baktıklarında sadece politik bir tavır değil, dış politika ve ekonomi gerçeklerinden kopmuş, acınası bir klinik vaka göreceklerdir. Tabii aynaya bakacak yüzleri kaldıysa...
Murat Ağırel:
"Bu sadece bir kişinin değil, bir servetin transferi. Burada yerli ve milli martavalları okurken, yurtdışında torunları ve kendi çocukları için istedikleri hayatı, nereden elde ettikleri belli olmayan para gücüyle kurabiliyorlar. 800-900 milyon TL bir paradan bahsediyoruz. Bunun hesabının sorulması gerekiyor; MASAK raporuna bakılacak ve bu paranın kaynağı nedir diye sorulacak."
Dünden beri bakıyorum, bir cinnet hâlindesiniz İ. Melih Gökçek Bey.
Durun, 6 yıldır yaptıklarınızı ve yapacaklarınızı sıralayayım.
Trol saldırıları ✔️ Ev ve iş adresime linç kitapçıkları ⏳ Beyaz TV’de Onlar TV ve Murat Ağırel programı ⏳ …
Bu FETÖ mensubu hainleri siz iyi bilirsiniz. Oğlunuz bu hainlerin okulunda okudu, eşinizin adı bu hainlerin yetiştiği okulların tabelasında yer aldı. FETÖ’ye “parsel parsel” arazi veren, genel sekreteri FETÖ’cü olan, kapının önüne boş damacana gibi konulmuş belediye başkanı; FETÖ kumpasında yargılanmış bana “Sana FETÖ’cüler destek veriyor” martavalına sığınıyor. :)
Daha önce argümanınız PKK’ydı, sanırım “Terörsüz Türkiye” sürecinden mütevellit bugün DHKP-C olmuş. Yakında Guatemala’daki adı sanı bilinmeyen bir örgütün de beni gizliden desteklediğini iddia ederseniz…
Bırakın bu bıdı bıdıları.
Ben çok basit bir soru sordum:
Oğlunuzun ve onun eşinin 30 bin avro sermayeyle kurduğu şirket nasıl oldu da kısa sürede milyonlarca avroluk mal varlığına ulaştı?
Bu paranın kaynağı nedir?
Bu kadar basit.
Hodri meydan. Bekliyorum.
FotoHaber - Yargıda kıyasıya rekabet: Melih Gökçek'le ilgili yolsuzluk haberine ilk erişim engelini hangi AKP'li hakim verecek? Gazetecilere soruşturmayı hangi AKP'li savcı açacak?
https://t.co/Y0cL8xZy9B
30 bin Avro sermaye.
Sıfır ciro.
Sıfır çalışan.
İki yıl sonra bilançoda 3 milyon 857 bin Avroluk gayrimenkul.
Ardından 8,5 milyon Avroluk bir ticari kompleks için satın alma sözleşmesi…
Sonra 180 milyon Avroluk bir AVM için görüşmeler…
Gökçek ailesinin Almanya’daki milyonlarca Avroluk yatırım trafiğini, şirketleri, gayrimenkulleri ve noter belgelerini inceledim.
30 bin Avrodan milyonlara uzanan Gökçek ailesinin Almanya dosyası bugün Cumhuriyet’te.
Murat Ağırel, Düsseldorf’ta Gökçek'lere HAMAG Holding üzerinden alındığı belirtilen 15 daireli binayı yerinde görüntüledi.
Resmi belgelere göre bedel: 3 milyon 850 bin euro.
Tadilatla birlikte yaklaşık 4,5 milyon euro.
Peki bu para nereden geldi?
Tamamı Onlar YouTube kanalında...
Troll saldırısı başlamış…
Aynı görseller, aynı sorular, aynı cümleler peş peşe servis ediliyor.
Demek ki bu akşamki yayın daha başlamadan birilerini ciddi biçimde rahatsız etmiş.Ateş bacayı sarmış!
Ama gündemi değiştiremeyeceksiniz.
Bu akşam saat 21.00’de; Gökçek ailesinin Almanya’daki milyonlarca dolarlık yatırımlarını, bu servetin nasıl oluştuğunu, paranın Türkiye’den yurt dışına nasıl taşındığını ve nelerin satın alındığını belgeleriyle anlatacağım.
Troller konuşsun, saat 21.00’de belgeler konuşacak.
Bekliyoruz👇
https://t.co/HrmgXJnfeK
Gökçek ailesinin Avrupa’da yaptığı milyonlarca dolarlık yatırımlar…
Peki bu paranın kaynağı ne?
Bu servet nasıl oluştu?
Türkiye’den yurt dışına nasıl çıkarıldı?
Paralar hangi şirketler üzerinden taşındı?
Almanya’da neler satın alındı, hangi yatırımlar yapıldı?
Para trafiğini, şirket bağlantılarını ve satın alınan mal varlıklarını belgeleriyle ortaya koyacağız.
Bu akşam saat 21.00’de, Onlar DOSYA’da.
Bu tutuklama, iktidarın bütün işçi sınıfna, bütün hak arayanlara açık bir mesajıdır:
Biz tepeden tırnağa, işçilerin emeğine, ekmeğine ve memleketin kaynaklarına çöken patronların iktidarı, hak arayan işçilerin ve halkın düşmanıyız!
Herkes safını ona göre belirlesin.
Bizim safımız maden işçilerinin,
@bagimsizmadenis’in safıdır!
Gökay Çakır ve Başaran Aksu yalnız değildir!
Soyanlar, soygunu yönetenler hepsi bir arada, çok eğleniyorlar belliki. Soyulanlar başkentin ortasında emeklerinin hakkını istedikleri için coplanıyor, ekmek parası için inşaatta, madende, tezgahta can veriyor, barınamıyor, karnı doymuyor, çocukları gelişim bozukluğu yaşıyor.