Günü gelecek...
Semada "Gökvatanın" bağımsızlık sembolü olacak, Türk milletinin gururu, İslam dünyasının emperyalist sutda açtığı gedik, KAAN milli muharip savaş uçağımız. 🇹🇷🇹🇷🇹🇷
Şiirsel dille betimlenen sahneler sıradan kelimelerden daha derin izler bırakır kalpte.
Sanırım yakınlık ya da uzaklık söz konusu olduğunda, kitap ayracının ayırdığı sayfaların iki derin yüzü kadar yakın duran ancak birbirinden çok uzağa düşmüş cümleler kadar ayrılık taşırlar özünde.
Mesafeler sadece ölçü birimi değildir; ruh yoldaşları iki nokta arasında çok uzak olsalar dahi, varlıklarını zamanı donduran o noktada tanımlar, birkaç adım ötede vakti öğütürken kaçma arzusu, atılan adımların ağırlaştığı aralıktan sıyrılıp bazen bir nehir bakış, bazen de lâl olmuş anda erirler.
Gazeteci Taha Kılınç:
UTANMADINIZ MI?
Namaz vaktinde, bir camiye giderek içeride ibadet edilip edilmediğine baktınız mı?
Camilerin açık olduğu iddianızı ispatlayacak herhangi bir fotoğraf veya video kaydı var mı?
Çinli yetkililere, herhangi bir camide namaz kılmak istediğinizi söylediniz mi?
Hiç sarıklı, cübbeli, uzun sakallı erkeğe tesadüf ettiniz mi?
Soruları uzatmak mümkün, ama bu kadarı kâfi. Bölgeyi kendi gözlerimle gördüğüm, yaşananlara bizzat şahit olduğum ve bu tür resmî gezilerin çerçevesini çok iyi bildiğim için, soruları onlardan önce ben cevaplayayım:
* Namaz vakitlerinde camilere gitmediler. Zaten gitseler de camileri kapalı bulacaklardı. Dolayısıyla ellerinde açık camileri ve ibadet eden insanları gösteren bir kanıt da yok.
* Çinli yetkililerden böyle bir talepte bulunmadılar, çünkü İslâmî pratikleri yok.
* Sarıklı, cübbeli, uzun sakallı erkeklere de tesadüf etmediler, çünkü bunlar da yasak.
Fakat tüm bunlara rağmen, utanmadan ve aklımızla alay ederek, Çin’in resmî propagandasının papağanlarına dönüşmeyi içlerine sindirebildiler.
Fotoğraflar:
1. İçinde namaz kılınmasına müsaade edilmeyen, sadece turistlerin ziyareti için açık tutulan İydgâh Camii, Kaşgar.
2. Kaşgarlı Mahmud'un kapısına zincir vurulan ve ziyarete izin verilmeyen türbesi, Opal.
3. Müzeye çevrilen, dış cephesindeki Arapça kitabeler sökülen ve yerleştirilen led ekranla Komünist propaganda sahnesine dönüştürülen Altun Mescid, Yarkent.
4. Çin bayrağı önünde kendilerine zorla Çin'e bağlılık yemini ettirilen yaşlı Uygur Türkleri, Hoten.
📷 Taha Kılınç
@kkaracam18@mahfildijital Şikayet kamu kurumlarına yapılır. Devlet gereğini yapar.
Kendini devlet yerine koyar ifşaa, tehdit, fişleme yapıldığı an kamu düzenini bozucu örgüt faaliyetine girer.
Kendini devlet gücüymüş gibi gören ve gayrihukiki hareket eden bedelini öder.
The Turks have been subjected to genocide in Turkestan, Rumelia, the Caucasus and, in the present day, East Turkestan...
However, during the era of the Ottoman Empire (1299–1922)—one of the three great empires in world history—no one was subjected to discrimination or massacre on the grounds of their religion, language or identity; for centuries, people lived in peace!
You cannot slander the Turks with your absurd historical claims by spreading the ‘genocide lie’ that even the Armenian government has abandoned!
As for those who have turned this into political fodder to exert pressure on Turkey and stoke hostility against it; if we were to propose jointly examining Turkish, Russian and British archives to bring all the facts to light and address this issue with scientific evidence, they would vanish in an instant, like shit flushed down the toilet.
What’s more, those sharing anime are clearly indulging in perversion; they are steeped in paedophilic depravity. 🤢🤮🤮