hatırlatma
abdullah öcalan teröristtir
selahattin demirtaş teröristtir
dem partililer teröristtir
bunlara selam çakan adlarını anan destek çıkan ılık götlü davranan herkes teröristtir. Beğenmiyorsan engel basıp sktir git
Uzun zamandır ilk kez bugün 16 Ocak’ta cuma hutbesinde milli güvenliğimiz açısından da önemli bir vaaz verildi. Hutbede cihatçı selefilik ele alınarak oluşturduğu tehdide dikkat çekildi.
Hutbede dile getirilen önemli dört hususu özetlemek isterim.
1. İslâm aşırılığı reddetmiştir. Aşırılık toplumu yok oluşa sürükler. Kur’ân ve Hz. Muhammed aşırılığı reddetmiştir.
2. Dini istismar edenler, kendilerini dinin temsilcisi gibi sunarlar. Dini ifadeleri gerçek bağlamından koparıp keyfi şekilde yorumlarlar. Ayrıştırıcı ve dışlayıcı dille görüşlerini kabul ettirmek için dini ifadeleri çarpıtmaktan çekinmezler. Şirk, cihat ve tekfir gibi kavramları cana kıymaya, Müslümanları öldürmeye aracı kılarlar.
3. İslam adına hiç kimse kendisini Allah ve Resulünün yerine koyamaz. Geleneği, tarihi yok sayamaz. Şirk ve küfür isnadıyla bir Müslüman’ı iman dairesinden çıkaramaz.
4. Küresel boyut kazanan bu zihniyet, dinimiz, birlik ve beraberliğimiz için zararlıdır.
Hutbede dile getirilen söz konusu hususlar bütün milletimizi kafir ilan eden İŞİD ve benzeri tehditleri ortaya koyması açısından çok önemlidir. Umarım Diyanet İşleri Başkanlığı bu konudaki hassasiyetini sürdürür.
Fotoğrafta bugün cuma namazı sırasında Eyüpsultan camiinde saflar arasında sakin sakin oturan 😀 kediyi görüyorsunuz. @zaferpartisi
THY'nin Atatürk'le, Türk Bayrağı ile ne alıp veremediği var. Yoksa bunu da mı DEM istedi?
THY kıyafet yönetmeliğinde değişikliğe gitti. Kabin memurlarında önemli değişiklikler oldu. THY Genel Müdürü Bilal Ekşi imzalı kıyafet yönetmeliğinde en göze çarpan ise; artık hiçbir kabin memuru Atatürk Rozeti veya Türk bayrağı rozeti takamayacak.
Sayın Başbakan, Avrupa’ya yayılmasını engellediğiniz bir terör örgütü bugün Yalova’da polislerimizi şehit etti. Keşke Avrupa’nım güvenliği için gösterdiğiniz hassasiyeti Türkiye içinde gösterseydiniz.
@zaferpartisi
Bu cümle yüzlerce anonim hesap tarafından kelimesi kelimesine kopyalanıp paylaşılıyor. An itibarıyla olay yerinde polis hariç hiç kimse yok. Basın yaklaştırılmıyor. Cephanelik olup olmadığı, kaç kişinin çatıştığı, hangi tip silahların kullanıldığı, şahısların uyruğu, hiçbiri belli değil. Ya etkileşim bağımlısı kıt akıllıların ya da organize bir dezenformasyonun tam ortasındayız.
Amerikalı Aynasız olarak tanınan Erdal Kaya, Yalova’da üç polisimizin şehit olduğu operasyon ve operasyonun gerçekleştirildiği eve girmeye çalışan kadın hakkında konuştu.
Emekli Albay Orkun Özeller, II. Çözüm Süreci’ne karşı Anıtkabir’de:
“Sözde barış getireceğini iddia ettiğiniz sürecin bedellerini vermiş temsilcileriyiz.
O gün, ‘bu yol yanlış’ diyorduk; dinlenmedi ve sonunda hep sıvasız evlerin evlatları bedel ödedi.”
Esat Oktay Yıldıran tartışmalarına dahil olmak istemiyorum. Fakat Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde şunlar oldu da PKK büyüdü, devlet böyle yaptı da PKK taraftar buldu meseleleri bizzat PKK'nın propagandası ve bu propagandayı ne yazık ki çok geniş bir kitle kabul ediyor.
PKK daha "Apocular" adıyla kurulduğu dönemden itibaren vahşi bir terör örgütüdür.
Sebati Bursa ve Bekir Dadaş'ın şehit edilmelerine dair belgeleri daha önce paylaşmıştım. Gazete küpürlerinin ikincisinde Bekir Dadaş'ın ve Sebati Bursa'nın işkence ile şehit edilişi anlatılıyor.
Şehit Bekir Dadaş'ın kulağına ve kasığına şiş sokulmuş, ayakta duramaz hale gelince iple ayaklarından tavana asılarak dövülmüş, burnu kesilmiş. Şehit Sebati Bursa da aynı işkenceleri görmüş, ip gevşetilerek kafası yere çarpılmış, bilekleri kesilmiştir. Daha sonra Bekir Dadaş'ın sağ el parmakları kesilmiş, altın yüzüğü alınmış; iki isim yakınlardaki Tezharap Köyünde kurşuna dizilmiştir. Tezharap Köyü'nün örgüte destek veriyor olması nedeniyle de şehitler Hilvan'a geri götürülüp tarlaya bırakılmıştır.
Burada bunca işkenceye maruz kalan Sebati Bursa, çok sevdiğim bir kardeşimin dedesidir. Şehit olduğu ancak 40 yıl sonra tescillenmiştir. Diğer şehidimiz Bekir Dadaş ise Hilvanlıdır. Okumuş, Hilvan'daki Ülkü İlkokulu'nun müdürü olmuştur. Sözde suçu da okula Türk Bayrağı çekmesi ve İstiklal Marşı okutmasıdır. Apocuların talimatı nedeniyle köylüler ne cenazesine katılmıştır ne de başsağlığına gitmişlerdir. Apocular ayrıca Bekir Dadaş'ın annesini de tehdit etmiştir.
Apocuların 80 öncesinde birçok vahşi cinayeti vardır. 12 Eylül'e kadar 27'si güvenlik görevlisi olmak üzere 243 kişinin Apocular tarafından katledildiği düşünülmektedir.
Türkiye'de dönemin otorite boşluğundan faydalanan Apocular bölgede istedikleri gibi at koşturmuş, kadın-erkek, sivil-asker demeden kendilerinden olmayanları öldürmüştür.
Nitekim darbe sonrasında da Apocuların faaliyetleri devam etmiş, uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere birçok illegal faaliyetle güç kazanmış; kazandıkları güçle siyasetçi, gazeteci, bürokrat satın almış ve Türkiye'nin başına yıllardan beri bela olmuşlardır. Bugün ise Kürtçülük/Apoculuk Türk siyasetini adeta esir almıştır. Apoculuk bir ideolojiden ziyade bir tür tarikatvari yapılanmadır. FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve müritleri neyse PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ve militanları odur.
Türkiye, bütün yaygaracıların söylediklerinden azade olarak öyle ya da böyle eninde sonunda bu beladan kurtulacaktır.
Kayseri’de 17 Aralık 2016’da PKK’nın çarşı iznine çıkan askerleri taşıyan halk otobüsünü hedef aldığı terör saldırısında 15 asker şehit olmuş, 54 asker yaralanmıştı.
Saldırının yıl dönümünde anma programı gerçekleştirildi.
Grup Yorum, çözüm süreci için PKK’yı eleştiren şarkı çıkardı:
"Biliyoruz ki düşmanla barış olmaz.
Söyleyin yoldaşlar, bu halimiz nedir?
Barış koymuşlar adını
Bize düşmüş bombaları Amerikan uşakları hey
Ak güvercin kılığında
Ak babadır kanımızda Diren Kürdistanım diren hey"