Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Arkadaşlar ben kaza geçirmedim ..Para karşılığında tutulmuş 5 kişi tarafından bir saat boyunca darp edildim ayrıca silahları ve bıçakları vardı Gaspta edildim..Bu kişileri tutanda fenomen borsacı bir arkadaş kim olduğunu biliyorum ✅ Bir tane kaburgam ve burnum kırık vücudumun her yeri morluk içinde .@TC_icisleri@EmniyetIzmir lütfen bu Tweeti retwet edin 🙏
Milli Savunma Bakanlığı’nın şehit bilgisi veri tabanına göre Çanakkale savaşlarında şehit olan kayıtlı askerlerin toplam sayısı 49.536. Veri tabanında yapılan incelemede Bursa iline kayıtlı şehit sayısı 2.719, Şam’a kayıtlı 2 şehit bulunurken Humus iline kayıtlı şehit bilgisi bulunamıyor.
🔗Şimdi oku: https://t.co/nk9uSNcava
Sokak röportajında konuşan vatandaş:
“Aziz Nesin ‘Bu ülkenin %60’ı aptaldır’ demişti. Şu an görse %80’i der.
Cahil insanlar dinle zehirleniyor. Birinin namaz kıldığını görünce ‘Bu adam çok temiz’ diyip koyun gibi peşinden gidiyor.
Önce insan olunmalı sonra müslüman.”
Resmî mütercim olduğum için bana her gün yabancılar tarafından onlarca diploma ve not dökümü Whatsaap’tan gönderiliyor çevirmem için; lise, önlisans, lisans ve yüksek lisans diplomaları ve transkriptleri bunlar ve yabancı öğrenci kayıtları için bu evraklar resmî olarak çevirilip, noterden onaylatılıp üniversitelere veriliyor. Yabancılar bu diplomalarla lisanstan doktoraya kadar her alana başvuruyorlar ve genelde hedefleri Türkiye’de öğrenci ikamet izni almak.
20 yıldır resmî adli/idari mütercimim;
evrakın fotoğrafına baktığım an sahte mi gerçek mi anlarım. Bugün bir İranlı bana çevirmem için İran’da bir üniversiteden alınmış lisans ve lisans not dökümü gönderdi; amacı yüksek lisansa başvuru yapıp oturum izni almakmış. Evrakının sahte olduğunu söyledim, hiç itiraz etmedi ve “mecburdum” dedi. Sonra devam etti:
“Burada İran’ın tüm liselerinden, üniversitelerinden, yüksekokullarından alınmış gibi düzenlenen sahte diploma ve not dökümü hazırlayan kişiler ve gruplar var; sosyal medya üzerinden açıkça Farsça reklamlar veriyorlar, diploma ve transkript türüne göre para alıyorlar, anlaştıkları bazı mütercimler de bu evrakı çevirip noterde onaylanmasını sağlıyorlar.”
Bu yazdıklarım @YuksekogretimK ‘na bir ihbardır; bu işi yapan kişi ve kurumları tespit etmek ve üniversitelere verilen evrakın güvenilir olmasını denetlemek sizin göreviniz…
Gidişiniz gündemde ve gideceksiniz!
Türkiye’nin ABD, İngiltere ve İsrail’in girişimleri ve dayatmasıyla sürüklendiği malum süreçte yeni bir aşamaya gelindiği görülüyor.
Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığını, laikliği, bağımsızlığı, eşitliği ve kardeşliği sorgulayan bir düzlemde inşa etmeye giriştikleri süreci Ağustos ayında bir komisyona havale etmişlerdi. İlk toplantısından bu yana ne bir gündem ne de en ufak bir toplumsal temsiliyet yaratabildi bu komisyon. Sessiz sedasız 17. toplantısını geride bırakırken biz onun yalnızca kuruluşunu ve o zaman ne kadar büyük tepki topladığını hatırlıyoruz.
İşte şimdi ikinci kez gündeme geliyor. İmralı’ya gitme hedefiyle.
Son ana kadar topu taca atmayı sürdüren Erdoğan, sürecin toplumun hiçbir kesimi için ikna edici olmadığının bilincinde, kararsız ama vaktin daraldığını hissediyor.
Gerekirse kendi imkanlarıyla adaya gitmeyi gözüne kestiren MHP lideri adeta bir “barış ve demokrasi havarisi” kesiliverdi.
Baştan beri tutumunu belirginleştirmekten uzak duran CHP esastan değil usülden eleştirmeye, pazarlığı elden bırakmamaya devam ediyor.
DEM Parti ise bir yanda iktidarın diğer yanda sürece dahil olan diğer aktörlerin öncelikleri arasında adeta mekik dokuyor.
Ve şimdi hep beraber İmralı’ya gidişi tartışıyorlar.
Yani Türkiye’yi uçurumun eşiğine getirenlerin gidişi var gündemde.
Biz ise baştan beri söylüyoruz: Önemli olan nereye gittiğiniz ve kimle konuştuğunuz değil, ne konuştuğunuz!
Tepeden tırnağa sermaye sınıfının ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanmış bir plan barış ve kardeşliğe değil felakete yol açar.
Emperyalizmin bölge projeksiyonu ile uyumlu politikalar silahları susturmaz, daha büyük savaşları tetikler.
Türkiye’yi şahlandıracağız diye giriştiğiniz yol, sınırları genişletme pahasına özünde gevşemeyi getirecektir.
Başka sınırları sorgulayan Türkiye’nin önce kendi sınırları sorgulanır.
Cumhuriyet Devrimi ve Lozan Barışı ile hesaplaşmak Türkiye Cumhuriyeti’nin meşruiyeti ile hesaplaşmak anlamı taşır.
Etnik, mezhepsel, kimliklere dayalı, Osmanlıcı projenizin varıp varabileceği durak İslamcılıktan başkası olamaz.
Ve oradan da Türkiye’nin hiçbir sorununa çare çıkmaz!
Evet gidişiniz gündemde ve gideceksiniz.
Fakat barış ve kardeşliğin yolu sizin aşındırdığınız kapılardan geçmiyor… Nereye giderseniz gidin. Bu memleketin başına sardığınız belalarla birlikte gidin ve bir daha dönmeyin!
Bizi yani Tele2Haber’i aşağıdaki linklerden takip edebilirsiniz. Bizi yalnız bırakmayın…
https://t.co/kPOt7u8a66
https://t.co/CgFwGqwxMx
https://t.co/kKHU5O0BfF
https://t.co/Dd8pQIe9Dp
https://t.co/3PsoRxfNOc
https://t.co/NxTEtw8Y4M
Dostoyevski'nin doğum gününü unutmayan İletişim Yayınları, ülkenin kurucu liderinin ölüm yıl dönümünde "ölü taklidi" yaptı. Bunu da not düşelim, helal olsun size, aferin!
Atatürk’ün vefat yıldönümüyle ilgili WhatsApp’ta paylaşım yapan Şanlıurfalı bir adam, akrabalarının paylaşımından rahatsız olması üzerine, “Size ihtiyacım yok, bu ülkenin kurucusunu beğenmiyorsanız, babamın oğlu da olsanız engelliyorum, utanmazlar!” diyerek tepki gösteriyor.