Yusuf Hâs Hacip Kutadgu Biliğ'de, bir üç beginin hükümdara tavsiyesinde ne diyordu " Sana bir kimsenin iyiliği dokunmuşsa, bu emeği unutma. Başkasının emeğini takdir etmeyen kimse, adeta öküz gibi olur 'Eyy Devletlu' hadi adın öküze çıkmasın, iyiliğe iyilikle cevap ver"
Bence de.
📍 Şanlıurfa
Milliyetçi Hareket Partisi Şanlıurfa İl Başkanlığı görevine atanan Ecz. Osman Mutlu’yu tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
Görevi süresince göstermiş olduğu emek, gayret ve hizmetlerinden dolayı Sayın Mahmut Güneş’e ve kıymetli teşkilat mensuplarına teşekkür ediyorum.
Cumhur İttifakı ruhuyla, birlik ve beraberlik içerisinde aziz milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz.
@dbdevletbahceli@MHP_Bilgi@eczosmanmutlu@mgmahmutgunes
#Cumhurİttifakı #Şanlıurfa
CHP Gruplarının arkasına saklanan iş birlikçi çıkar çeteleri var.
Patlamış belediyelerden milyarlarca lira alacagı olan müteahhitler var.
Makamı elinden gitmesin diye çırpınan parti bürokratları var.
Var da var.
Daha da ileri vaziyet alacak bana göre, seçimde iki sol görünüyor.
Bugünün CHP si yarının aynası gibi görünüyor.
Görünen o ki yeni CHP de, büyük bir hesaplaşma var.
Halkın bilmediği, parti tabanının fark edemediği bu zirve ve saltanat yarışında, menfaatları koruma adına, çeteleşme süreci sahne alacak gibi görünüyor.
@AlogluS
178 yıl sonra gelen "HAK"
Fransa Meclisi’nde kölelik resmen kaldırılırken,
Afrika kökenli milletvekili Steevy Gustave, ailesinin kölelik geçmişini anlatırken, atalarının Afrika’da doğduğunu, daha sonra köle olduğunu, Bizde insanız hür doğduk sonra köle olduk...
@aloglu1453
Çok kapsamlı geniş alanlarda kurban kesimi yerleri yapılması lazım.
Zabıta
Saglık birimi
Temizlik birimi
Halka oturak alanlar
Su ve VC alanları, giderler
Çok muntazam olması lazım.
Ülkenin her tarafı çoğunluk bu şekilde
Bu işleri Belediyeler yapacak devlet denetim yapacak
Çok kapsamlı geniş alanlarda kurban kesimi yerleri yapılması lazım.
Zabıta
Saglık birimi
Temizlik birimi
Halka oturak alanlar
Su ve VC alanları, giderler
Çok muntazam olması lazım.
Ülkenin her tarafı çoğunluk bu şekilde
Bu işleri Belediyeler yapacak devlet denetim yapacak
Merhum Adnan Menderes 1952 yılında NATO toplantısı için Fransa’ya https://t.co/h23ZF6JKya TÜRK Büyükelçisini yanına çağırarak;
– “Osmanoğulları ailesinin Paris’te yaşıyor olması gerek. Bunlar ne yer, ne içer, ne ile geçinir?” diye sorar.
Büyükelçinin hanedan hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığını gören Menderes, büyük bir hayıflanma içerisinde;
– “Sana 24 saat mühlet! Ya Osmanlı ailesinin adresi ile ya da istifanla gelirsin” der. Bir müddet sonra büyükelçi adresle gelir.
Hanedanın ziyaretine giden Menderes, gördükleri karşısında çılgına döner.
Devlet-i Aliye’nin ulu Hakanı Sultan Abdülhamid Han’ın 80 yaşındaki hanımı Şefika Sultan, 60 yaşındaki kızı Ayşe Sultan ve diğer Osmanlı hanımları, Paris yakınlarında bir bulaşıkhanede Fransızların bulaşıklarını yıkamaktadırlar.
Menderes gözyaşlarını tutamaz. Şefika Sultan’ın ellerine sarılır ve;
– “Anne ne olur affet bizi, geç geldik” der.
Ayşe sultan sürgünden otuz yıl sonra gördüğü bu vatan evladına;
– “Sen kimsin“? diye sorar. Menderes de;
– “Ben TÜRKİYE Cumhuriyeti’nin başbakanıyım“ der.
– “Ben başbakanım” sözünü duyan koca sultan sevinçten öyle bir çığlık atar ki kalbi duracak gibi olur, bayılır.
Menderes TÜRKİ’ye döner dönmez doğruca Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a çıkar.
– “Osmanlı hanımlarını bulaşık yıkarken gördüm. Onların TÜRKİ’ye dönmeleri için af kanunu çıkaracağım“ der. Celal Bayar da;
– “Adnan Bey sus! Sakın bu konuyu bir daha başka yerde açma, malum gazeteler tahrikiyle silahlı kuvvetlerin içindeki cunta Türkiye’de ihtilal yapar” der.
Menderes cebinden çıkardığı bir mektubu masanın üzerine bırakarak dışarı çıkar.
Mektupta şunlar yazılıdır:
– “Analarının ve babalarının Fransa da hizmetçilik yaptığı bir ülkenin başbakanı olmaktan utanç duyuyorum, istifamın kabulünü arz ederim.
Adnan Menderes.”
Menderes’in istifadan vazgeçmesi için epeyce uğraşılır ve hanedan hanımlarının yurda dönmelerine izin verilmesi şartıyla Menderes istifadan vazgeçer.
Dönüş:
İstanbul’a dönenler arasında Sultan II. Abdülhamid’in hanımı ve kızı da vardır.
Bir sabah erken saatte Teşvikiye’deki evlerinin kapısı çalınır. Kapıyı Abdülhamid’in kızı Ayşe Sultan açar. Gelen kişi Menderes’tir.
– “Şayet kabul buyururlarsa Valide Sultan’ı görmek isterim” der.
Başında tülbent elinde tespihiyle Menderes’i karşılayan Şefika Sultan;
– “Berhudar olasın evlâdım, hoş geldiniz…” der. Başbakan da;
– “Teşekkür ederim Valide hazretleri; hoş bulduk…” demesinden sonra Şefika Sultan;
– “Beyefendi, niçin önceden haberimiz olmadı? Böyle, hazırlıksız ve gâfil avlandık” der. Menderes de;
– “Zararı yok efendim. Bendeniz elinizi öperek hayır duanızı almak ve bir ihtiyacınız olup olmadığını öğrenmek için geldim” der.
Ayrılırken daha sonraları Yassıada da onun da hesabının sorulduğu şişkince bir zarf bırakır.
İşte Menderes’in amansız suçlarından birisi budur.
…
Sormak gerekir;
Ecdadımız bunları hak etmek için ne yapmıştır?...