Yıllar önce demiştim...
"Cenazenize gelmeyecek siyasiler için tabutunuzu taşıyacak dostlarınızı kırmayın..."
Şimdi buna bir cümle daha eklemek vacip oldu;
"Kullanım süreniz bittiğinde sizi ��öp sepetine atacakları kesin olan birilerine burunlarını silecekleri mendil olmayın."
"Sen yârini bî-haber mi sandın? Yoksa seni terk eder mi sandın?" 💫
Hayat koşuşturmacası içinde çoğumuz "İstedik ama olmadı" diyerek dertleniyoruz. Peki, istemenin de bir usûlü, bir yolu yordamı yok mudur?
Videodaki o can alıcı cevap gibi belki de en güzel isteme hali; O'nun (c.c) bizim halimizi bildiğine tam bir teslimiyetle inanıp, kalbi o eşsiz "itmi'nan" hissine bırakmaktır. Hz. İbrahim'in (a.s) teslimiyetiyle... 🌾
Siz bu teslimiyet hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım. 👇
#SadettinÖkten #SerdarTuncer #MyMecra #teslimiyet #tasavvuf #kesfet #seyhgalip
Her sözü söyleyebilmek marifet değil; hangi sözü yutacağını bilmek de bir hikmettir. İmam Gazâlî’nin bu eseri, başkalarını susturmaktan önce kendi nefsinin dilini terbiye etmek isteyenlere bir davettir.
“Susan kurtuldu” İmam Gazâlî’nin “Dil Belası” kitabını dinlemek isteyenler için flood olarak paylaşacağım. Bu seri, konuşmanın marifet, susmanın zayıflık sanıldığı bir çağda dilini terbiye etmek isteyenler için.
1. Bölüm.
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anıyoruz.
Bu ruh hiç bitmedi bitmeyecek… 🇹🇷🇹🇷
Kars bu sabah yine kendi hikâyesini yazdı.
9 Nisan…
Sabah uyanıyorsun, kar…
Sanki gökyüzü Kars’ın üstüne sessizce bir örtü sermiş.
Kars’ın içten bir selamı.
Bu şehir mevsimleri sırayla değil,
kendine has bir ritimle yaşar.
Belki de bu yüzden bu kadar gerçek.
Süslenmez, rol yapmaz, olduğu gibidir.
Kars haykırarak ince bir hatırlatma yapıyor adeta: “Ben değişmem, sen alışırsın.”
🚨SON DAKİKA: İnsanların irrasyonel olduğunu kanıtlayarak Ekonomi dalında Nobel Ödülü kazanan psikolog, yapay zekâ komutlarınızın neden yüzeysel cevaplar verdiğini de açıkladı.
Daniel Kahneman, düşünme sürecinizin çoğunun hızlı, otomatik ve kısayollarla çalıştığını keşfetti.
Bunu Sistem 1 ve Sistem 2 olarak adlandırdı; bu, 10 milyon kopya satan "Hızlı ve Yavaş Düşünme" kitabının temel fikriydi.
Çoğu insan Sistem 1 komutları yazar. Belirsiz. Aceleci. Yapısız.
En iyi %1'lik kesim Sistem 2 komutları yazar. Hassas. Dikkatli. Adım adım.
İşte Kahneman'ın Sistem 2 çerçevesi üzerine kurulu ve yapay zekâyı derin, yapılandırılmış akıl yürütmeye zorlayan 9 Kimi komutu:
Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya” için eğilip bükülmeden yaşamanın, dik durmanın ne demek olduğunu bizzat hayatınla anlattın. Keş Dağı’nın ayazı bedenini dondursa da, o karlı yamaçta bıraktığın tertemiz şahsiyetin sıcaklığı hâlâ Anadolu’nun bağrında tütüyor.
Seni; o sarsılmaz samimiyetini, “eller silah değil, kalem tutmalı” diyen nezaketini ve “Üşüyorum” deyişindeki o vakur teslimiyetini hiç unutmadık. Ruhun şad, mekânın cennet olsun Koca Reis.
#muhsinyazıcıoğlu
#reis #muhsinbaşkan
Bazı sesler vardır, sustuğunda bile yankısı yıllarca kulağınızda kalır. Bugün 26 Mart... Kars’ın o yanık sesli koca çınarı, Âşık Murat Çobanoğlu’nu kaybedeli tam 21 yıl olmuş.
Onu sadece bir ozan olarak değil, halkın derdini sazına döken bir 'kültür elçisi' olarak tanıdık. Rüyasında bade içip yola koyulduğundan beri, o meşhur 'Kiziroğlu Mustafa Bey' hikayesiyle hepimizin gönlüne bir parça heybet ve mertlik bıraktı. 'Dertli Bülbül' gibi şakırken, aslında hepimize 'Neyine Güvenem Yalan Dünyanın' diyerek bu hayatın geçiciliğini hatırlatmıştı.
Kars’ta açtığı o küçük aşıklar kahvesi, aslında koca bir geleneğin okuluydu. Sazını eline aldığında 'Sazsız âşık, değneksiz çobana benzer' der, o sazla dünyayı dolaşırdı. Nur içinde yat usta... Kelamın da, sazın da bizlere emanet."
Prof. Dr. Alpaslan Yüce
Profesyonel grafiker ve görsel hazırlatmam uzmanı ol ve aşık Murat çobanoğlunun ölüm yıldönümü için hazırladığım mesaj için görsel hazırla. Metinde kısaltma ve azaltma yapma içerikle oynama. İmla kurallarına dikkat et kelimeler tam ve doğru olsun #kars #çobanoğlu #aşık
Siyasal kararlarımızı gerçekten sadece rasyonel programlar, ideolojik pozisyonlar ve ekonomik göstergeler mi belirliyor?
Yoksa tehdit algımız, aidiyet reflekslerimiz, kimlik savunularımız ve dopaminle beslenen onay ihtiyacımız mı sandıktan çıkan sonucu şekillendiriyor?
Nöropolitika, siyasal tercihlerin arkasındaki biyolojik ve psikolojik kodları çözerek seçmen davranışını yeni bir düzlemde anlamamızı sağlıyor. Korku, öfke, umut ve aidiyet; artık sadece retorik kavramlar değil, ölçülebilir nörobiyolojik süreçler. Algoritmalar ile limbik sistem aynı denklemde buluşuyor. Kampanya stratejileri yalnızca söylem üretmiyor; dikkat ekonomisini, tehdit devrelerini ve kimlik hassasiyetlerini hedefliyor.
Bugün siyaset, veri analitiği ile duygu mimarisinin kesişim noktasında ilerliyor. Seçmen davranışı; ekonomik rasyonalite kadar nöropsikolojik tetikleyicilerle de şekilleniyor. Bu nedenle politik rekabet, artık sadece ideoloji yarışı değil; algı, dikkat ve güven yönetimi yarışı aynı zamanda.
Teknoloji ve veri, demokratik bilinç üretmek için de kullanılabilir; kitleleri manipüle etmek için de. Asıl mesele araç değil, niyet…
Dündar Taşer’i hatırlamak devlet felsefesini yeniden tartışmaktır. Galip Erdem’i anmak ahlâkı siyasetin merkezine koymaktır. Erol Güngör’den söz etmek ise bilgi ile ideal arasındaki bağı yeniden kurmaktır.
https://t.co/Tj3EftNTYx @KararHaber aracılığıyla