MHP İl Başkanlığı görevini devredecek olan Yunus Bal Başkanımıza şimdiye kadar yapmış olduğu hizmetler ve dostluğu için teşekkür ediyoruz.
Yine İl Başkanlığı görevini devralacak olan Oğuzhan Demir Başkanımıza da bu kutlu görevde başarılar diliyor ve hayırlı hizmetler temenni ediyoruz. Allah hayırlı etsin, uğurlu kılsın.
Geceye bir fotoğraf bırakalım...
Bir hafta içinde üç büyük ve muazzam organizasyonu
("Yüz Yüze 100 Çocuk Oyunu"
"Geçmişin İzinden Geleceğe"
"Yaşam Becerileri Projesi Yıl Sonu Sergisi") kusursuzca hayata geçiren değerli sınıf arkadaşım ve koordinatörümüz Şeyma Gür Sağırlar Hocama; yine onun enerjisine, vizyonuna ve birbirinden kıymetli çalışma arkadaşlarına ve dahi bu projelere katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz. Gurur duyuyoruz...
@eymaGr12
Başta Şube Başkanımız Ömer Topaloğlu Ağabeyim ve Yönetim Kurulu olmak üzere yetkide katkısı olan herkesin emeğine sağlık.
Fırat kaledir...
@TopalogluOmer23
Fırat Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Prof.Dr. Yasemin Açık AR-GE Merkezi’nde gençlerimiz ve araştırmacılarımızla bir araya geldik.
Üreten, geliştiren ve teknolojiye yön veren genç zihinler; Türkiye’nin güçlü ve bağımsız geleceğinin en büyük teminatıdır. 🇹🇷
MHP Malatya Milletvekilimiz Sayın Mehmet Celal Fendoğlu’nun muhterem annesinin vefatı münasebetiyle taziye ziyaretinde bulunduk. Merhumeye Allah’tan rahmet, başta Sayın Vekilimiz olmak üzere ailesine sabır ve başsağlığı diliyoruz.
@MehmetFendogluu
Şube Başkanımız Fatih Murat Taşkın ve Şube Başkan Yardımcımız Erkan Macit, haftanın ilk gününde Akçakiraz İlk ve Ortaokulu öğrencilerimizle bir araya gelerek İstiklal Marşı törenine katıldılar.
Geçmişin acı izlerini silmek ve geleceğe umutla bakmak için okullarımız en büyük yuvamız. Rabbim ülkemize bir daha benzer acılar yaşatmasın. Tüm öğrenci ve öğretmenlerimize huzurlu, başarılı bir hafta diliyoruz.
@fmuratt23
Öğretmeni kolluk kuvveti ile kıyaslayıp, şiddete karşı yükselen çığlığı görevi terk gibi göstermek ne eğitime ne de devlet ciddiyetine sığar.
Polis, şiddeti durdurmak için silah kuşanır, öğretmen ise şiddeti bitirecek nesilleri yetiştirmek için kalem tutar. Kalemin kırıldığı yerde, farkındalık eylemi bir hak değil, toplumsal bir ikazdır.
Öğretmeni itibarsızlaştıran her abes mukayese, okulun güvenliğinden ve evlatlarımızın geleceğinden çalmaktadır.
Öğretmene değer vermek, Türkiye’nin geleceğine değer vermektir.
Urfa’da kalemleri, Maraş’ta hayalleri yarım bırakanlara inat,biz bugün Başöğretmenimizin huzurunda söz verdik. Toprağa düşen her fidanımız için binlerce meşale yakacak, karanlığa teslim olmayacağız. Bıraktığımız karanfiller sadece yasımız değil, onlara olan minnet borcumuzdur.
Vatanın en ücra köşelerine ışık götürürken yıldızlaşan, tahta başında yarım kalan gülüşüyle yüreğimize kazınan şehit öğretmenim; senin kalemini biz devraldık. Sen sustun ama yetiştirdiğin binlerce fidan senin sesinle büyüyecek.
Ruhunuz şad olsun.
@fmuratt23
Ayla Öğretmen…
Öğrencilerinin üzerine kapanarak şehadete yürüyen öğretmenimiz…
Fedakarlığın, adanmışlığın ve merhametin; hayatın kendisinden bile ağır geldiğinin en son ve en sarsıcı ispatı…
Ve öğretmenliğin neden bir “iş” değil, bir vicdan meselesi olduğunun…
Öğretmenin kaçmayacağını, öğretmenin siper olacağını; bedeli ne olursa olsun bir kez daha gösterdin bize…
Heykeli dikilesi güzel insan,
Rahmetle anıyoruz…
UNUTMAYACAĞIZ!
KAMUOYUNA:
Katil Öven, Öğretmen Döven Zihniyete Cevabımızdır: Haddinizi Bilin!
Esenlik şirketinin eski genel müdürü Veysel Tay’ın WhatsApp durumundan paylaştığı o metin, bir itirafnamedir. Suçu ve suçluyu övmenin, mağduru ve öğretmeni linç etmenin itirafnamesidir.
Bu şahsa ve onun gibi düşünenlere açıkça söylüyoruz:
1. Siz kimsiniz? Elinde silahla bir eğitim kurumuna girip tabir yerindeyse katliam yapan yaşı ne olursa olsun bir saldırganı, katili “çocuk” diye pazarlayıp, katledilen, şehit edilen, şiddete uğrayan öğretmene “haya yoksunu sözde eğitimci” deme cüretini nereden alıyorsunuz? Mahkeme misiniz, savcı mısınız? Deliliniz ne? Olayı gördünüz mü? Cevap Yok. Tek yaptığınız, sosyal medyadan yargısız infaz yapmak.
2. *Suça ortaksınız.* “Eline silah almaktan başka çıkış yolu bırakmadılar” demek, cinayete azmettirmektir. Şiddeti meşrulaştırmaktır. Yarın bir başka gözü dönmüş veli veya öğrenci bir öğretmene silah çektiğinde, bu kan o mesajı yazanların eline bulaşacaktır. TCK 214 açıktır: Suç işlemeye alenen tahrik ediyorsunuz.
3. *Asıl haya yoksunu sizsiniz.* Haya, bir hiç uğruna hayatını kaybeden onca sübyan, sabi ve öğretmenin ardından konuşurken biraz utanmayı gerektirir. Haya, bir katili aklamak için koskoca eğitim camiasına iftira atmamayı gerektirir. Haya, hırsına ve egosuna yenilmemeyi gerektirir ama sizde bunların hiçbiri yok.
Son sözümüz şudur:
Çocuk dediğiniz şahıs bir "mağdur" değil, bir saldırgandır. Katildir. Şehit edilen masum çocuklar ve öğretmen ise "sözde" değil, şehit edilen çocuklar bu milletin ikbali ve istaikbali, öğretmen ise varlığını bu milletin ikbal ve istikbaline adamış, görevinin başında şehit olmuş yada şiddete maruz kalmış bir kamu görevlisidir.
Veysel Tay ve onun gibi öğretmen düşmanlığı yapan herkes şunu bilsin: Bu ülkede öğretmene uzanan dili de, eli de affetmeyeceğiz. O "haya yoksunu" iftiranızı size iade ediyoruz. Hakkınızda “suçu ve suçluyu övme” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarından suç duyurusunda bulunacağız.
Türk Eğitim-Sen olarak, bu olayın adli ve idari yönden sonuna kadar takipçisi olacağız. Öğretmene kalkan her el, karşısında bizi bulacak. HODRİ MEYDAN.
Kamuoyuna Saygı ile Duyurulur.
Fevzi Şahin
Türk Eğitim Sen Malatya Şube Başkanı
MİLLİ YAS!
Yüreğimiz dağlanıyor..
Bugün de Kahramanmaraş’ta bir okulumuzda yaşanan silahlı saldırıda can kayıplarımız ve çok sayıda yaralımız var.
Başımız sağolsun.
Ailelerimize ve eğitim camiamıza sabırlar niyaz ediyorum.
@fmuratt23 Acaba bunun farkındalar mı? Yani kılıç artığı olduklarının ya da gevrek ağızlı olduklarının veya gevşek ağızlı olduklarının....? bence Akdenizi de sıcak sanıyorlar... zavallılar...!
Memur Sen Genel Başkanı Densiz Ali, şecaat arz ederken sirkatin söylemişsin yine! Yine baltayı taşa vurmuşsun! Yine halt etmişsin!
“Anadolu, 100 yıllık narkozdan çıkıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış hamlesi yaşıyoruz.” diyerek kılıç artığı olduğunu hatırlatmışsın bizlere!
100 yıl önce Anadolu’da narkozu yiyenler bellidir: Türk’ün tokadı ile sersemleyenler bellidir.
Denize dökülenler bellidir.
Meydanlardan kaçanlar bellidir.
Arkadan vuranlar bellidir.
Sükut-u hayale uğrayanlar bellidir.
İngiliz, Taşnak, Hınçak Muhipleri yanında Sevrciler de bellidir.
Yüz yıl önce yediğin narkozun etkisinden ancak uyanabildin. O gevrek ve gevşek ağzınla yaptığın bu söylem alçakça bir tarihi itiraftan başka bir şey değildir!
Densiz Ali, keçi esrik olunca dövüşmeye kurt ararmış. Haddini bil, zira Akdeniz’de sular hala soğuk!
MİT Başkanı İbrahim Kalın, STRATCOM Zirvesi’nde konuştu:
"Türkiye dahil olmak üzere İslam dünyasının temel sorunlarından bir tanesi maalesef kendi hikayesinin farkında olmamasıdır. Kendi kavram setiyle düşünememesidir. Kendi kelimeleriyle konuşamamasıdır. Halbuki ismini koymadığınız şey sizin değildir. Adını koymadığınız hikaye sizin hikayeniz değildir. Başkalarının gramerini kullanarak kendi kelimelerinizi kullandığınız zaman bile kendi dilinizi kullanmış olmazsınız.
Hikayesini anlatmadığınız şey ise hadise olmanın ötesine geçmez. Yaşanan hadiseler ancak hikayeleştirildikleri zaman kalıcı birer anlatı haline gelirler. O yüzden bizde eskilerin tabiriyle tahkiye sanatı, hikaye anlatma sanatı çok kıymetlidir.
Hikaye anlatmak sıradan bir iş değildir. Hikaye anlatmak hikayeden bir iş değildir. Hikaye anlatmak ciddi bir iştir. Bir hikayeniz varsa söyleyecek sözünüz varsa bir anlatınız var demektir.
Bu anlatının dilini inşa ederken kendi hikayenizi anlatırken hangi kavram setini kendinize referans aldığınız son derece önemlidir. O yüzden biz kendi hikayemizi anlatmak için kendi kavram setimizi, kendi kelime dünyamızı yeniden keşfetmek ve inşa etmek zorundayız. Bunu da bilginin doğru tanımı, hakikatin doğru tasviri, anlatının doğru temeller üzerinde inşa edilmesiyle mümkün olduğunu ifade etmeliyim.
Tam da bu noktada biz karanlık aydınlanmanın bütün saldırılarına, kapitalist tüketim modellerini ve teşhir kültürünün bütün saptırmalarına rağmen ve onlara karşı aklımızı ve kalbimizi korumaya ve özgürleştirmeye devam edeceğiz.
Donukluğa karşı içtihadı, ifsada karşı ıslahı, duraklamaya karşı tecdidi, dağılmaya karşı tevhidi, statükoculuğa karşı yenilikçi geleneği, atalete karşı da devrimci değerleri öne çıkartarak kendimize yeni bir anlatı yeni bir gelecek inşa edeceğiz. Düşman yaratma oyunlarına karşı her an teyakkuzda olup onların oyunlarını boşa çıkartacağız.
Türkiye olarak biz bilgiyi hakikatten, hakikati varlıktan, gücü hak ve adaletten, hikayeyi ve anlatıyı anlam ve istikametten ayırmadan yolumuza devam edeceğiz.
Temel çabamız, gayretimiz hikayemizi evrensel bir dille anlatmak ama hikayemizin sadece şu grubun, bu hizbin, bu bölgenin, bu şehrin değil bütün coğrafyamızın, bütün insanlığın da bir hikayesi olduğunu fark ederek, kavrayarak bize kulak vermeye gönlü olan, aklı olan, kulağı olan herkesle paylaşmak olacaktır.
Bu yüzden de biz hikayemizi inşa edeceğiz, anlatacağız, paylaşacağız ki başkalarının hikayeleriyle bizim hikayemiz de zenginleşsin."
İMZA KAMPANYAMIZA DESTEK OLUN!
Talebimiz nettir:
Gündüz eğitimi için ek ders göstergesinin 140’tan 280’e çıkarılması,
Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yarıyıl ve yaz tatilleri, hafta sonu ve saat 18.00 sonrası eğitim faaliyetleri için ek ders göstergesinin 150’den 300’e çıkarılması gerekmektedir.
Öğretmenler olarak emeğimizin karşılığını almak ve insanca yaşam koşullarına ulaşmak istiyoruz. Kendi hakkın için imza ver, meslektaşlarınla paylaş ve bu talebin güçlü bir şekilde duyulmasını sağla.”
Alın terimizin karşılığını alabilmek için başlattığımız imza kampanyamıza tüm öğretmenlerimizi destek vermeye davet ediyoruz.
Birlikte daha güçlüyüz!
https://t.co/9TlZUigWdY