Sizler asırlık partiyi kendi aile şirketinize çevirdiniz siliviriden konuşmadan emir almadan hiç bir iş yapamıyorsunuz daha cumhurbaşkanlık seçimi yok yok gen imza toplamalar ofisler kurmak bornoz ilen yakalanlar kendinden kaç yaş küçük kadın ilen otelden basılmak sizler Kemal Kılıçdaroğlu lar söyleyeceğinize. Kaç yıldır Milet vekilliği yapıyorsun hani değişimdi 😀
@Seyit_TORUN O yol senindediğin yol değil. O yol eline beline diline sahip olanların. Yolu el hırısılık yapmayacaksın bel namusuna başkasının namusa göz dikmiyeceksin dilde yalan söylemiyeceksin Sen hangi yoldan bahsediyorsun. Yol cümleden uludur sizin yolunuz ulu değil
@metropolmedya_ “Benim iki büyük eserim var; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” Mustafa Kemal Atatürk.
Cumhuriyetimiz de Partimiz de bizlere emanet!
Daima izinde… ♾️
@nurhayataltaca “Benim iki büyük eserim var; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi’dir.” Mustafa Kemal Atatürk.
Cumhuriyetimiz de Partimiz de bizlere emanet!
Daima izinde… ♾️
@Fikret_ozer00 Kemal Kılıçdaroğlu 3 Aralık 2023 beri inancım tek beni satmaz dediklerim. Beni sattı bana yanlış yapmaz dediklerim yanlışsın en büyüğünü yaptı gitmez dediklerim teker teker gitti bakın biz yanlız olduk ama yanlış olmadık
https://t.co/jopTsqEaDl
Aylarca insanlara “seçilmiş genel başkana darbe yapılıyor”, “kayyum geliyor”, “CHP’ye el konulacak” diyerek algı oluşturdunuz. Peki soruyorum:
Bu iddiaların hangisini somut delillerle ortaya koydunuz?
Sürekli korku pompaladınız, insanların iyi niyetini ve duygularını kullanarak mağduriyet algısı oluşturdunuz. Hukuk devletinde kararları sloganlar değil, deliller verir.
Bugün “seçilmiş genel başkan” diyorsunuz. O hâlde Kemal Kılıçdaroğlu seçilmiş genel başkan değil miydi?
Seçilmiş olmak, hukukun denetiminden muaf olmak değildir. Bir kurultayın hukuka uygun yapılıp yapılmadığını değerlendirecek olan mahkemelerdir. Mahkeme karar vermeden kimse kendisini hukukun üstünde göremez.
“Mutlak butlan” da siyasi bir slogan değildir. Hukukta mutlak butlan, mahkemenin ağır hukuka aykırılık tespit etmesi hâlinde işlemin baştan itibaren geçersiz sayılması sonucunu doğurur. Bunun olup olmayacağına ne siz ne ben karar veririz; kararı bağımsız mahkeme verir.
Eğer gerçekten delegelerin desteğine güveniyorsanız, yeniden yapılacak bir kurultaydan neden çekiniyorsunuz? Delegeler yine sandığa gider, iradesini ortaya koyar. Demokrasi bunu gerektirir.
Asıl düşündürücü olan ise şudur:
Bir taraftan CHP adına grup konuşmasını yapacaksınız, grup başkanvekillerini belirleyeceksiniz; diğer taraftan Meclis kapısında yeni kurulacağı konuşulan partinin ismi ve logosu üzerine değerlendirmeler yapacaksınız. Bu tablo, parti tabanının sorgulamasına neden olur.
Eğer artık siyasi yolunuzu yeni bir partiyle devam ettirmeye karar verdiyseniz, CHP adına konuşmayı da mevcut genel başkana ve parti yönetimine bırakmanız daha doğru olmaz mı? Çünkü o kürsü kişilerin değil, CHP’nin kürsüsüdür.
Yıllarca milletvekilliği yaptığınız, emek verdiğiniz ve sizi siyasette bugünlere taşıyan parti hakkında, bir yandan yeni siyasi oluşum hazırlıkları konuşulurken diğer yandan CHP adına konuşmaya devam etmek siyasi etik açısından tartışılmaya açıktır. Bu nedenle insanlar şu soruyu sormakta haklıdır: CHP’nin birlik ve bütünlüğüne gerçekten kim zarar veriyor?
Kimse mağduriyet edebiyatı yapmasın. Haklı olan hukuktan korkmaz. Delili olan mahkemeye sunar, sonucu bekler.
Artık algılar değil deliller konuşsun. Korkular değil demokrasi konuşsun. Partiyi ayrıştıran söylemler değil, üyelerin ve delegelerin özgür iradesi konuşsun.
Aylarca insanlara “seçilmiş genel başkana darbe yapılıyor”, “kayyum geliyor”, “CHP’ye el konulacak” diyerek algı oluşturdunuz. Peki soruyorum:
Bu iddiaların hangisini somut delillerle ortaya koydunuz?
Sürekli korku pompaladınız, insanların iyi niyetini ve duygularını kullanarak mağduriyet algısı oluşturdunuz. Hukuk devletinde kararları sloganlar değil, deliller verir.
Bugün “seçilmiş genel başkan” diyorsunuz. O hâlde Kemal Kılıçdaroğlu seçilmiş genel başkan değil miydi?
Seçilmiş olmak, hukukun denetiminden muaf olmak değildir. Bir kurultayın hukuka uygun yapılıp yapılmadığını değerlendirecek olan mahkemelerdir. Mahkeme karar vermeden kimse kendisini hukukun üstünde göremez.
“Mutlak butlan” da siyasi bir slogan değildir. Hukukta mutlak butlan, mahkemenin ağır hukuka aykırılık tespit etmesi hâlinde işlemin baştan itibaren geçersiz sayılması sonucunu doğurur. Bunun olup olmayacağına ne siz ne ben karar veririz; kararı bağımsız mahkeme verir.
Eğer gerçekten delegelerin desteğine güveniyorsanız, yeniden yapılacak bir kurultaydan neden çekiniyorsunuz? Delegeler yine sandığa gider, iradesini ortaya koyar. Demokrasi bunu gerektirir.
Asıl düşündürücü olan ise şudur:
Bir taraftan CHP adına grup konuşmasını yapacaksınız, grup başkanvekillerini belirleyeceksiniz; diğer taraftan Meclis kapısında yeni kurulacağı konuşulan partinin ismi ve logosu üzerine değerlendirmeler yapacaksınız. Bu tablo, parti tabanının sorgulamasına neden olur.
Eğer artık siyasi yolunuzu yeni bir partiyle devam ettirmeye karar verdiyseniz, CHP adına konuşmayı da mevcut genel başkana ve parti yönetimine bırakmanız daha doğru olmaz mı? Çünkü o kürsü kişilerin değil, CHP’nin kürsüsüdür.
Yıllarca milletvekilliği yaptığınız, emek verdiğiniz ve sizi siyasette bugünlere taşıyan parti hakkında, bir yandan yeni siyasi oluşum hazırlıkları konuşulurken diğer yandan CHP adına konuşmaya devam etmek siyasi etik açısından tartışılmaya açıktır. Bu nedenle insanlar şu soruyu sormakta haklıdır: CHP’nin birlik ve bütünlüğüne gerçekten kim zarar veriyor?
Kimse mağduriyet edebiyatı yapmasın. Haklı olan hukuktan korkmaz. Delili olan mahkemeye sunar, sonucu bekler.
Artık algılar değil deliller konuşsun. Korkular değil demokrasi konuşsun. Partiyi ayrıştıran söylemler değil, üyelerin ve delegelerin özgür iradesi konuşsun.
@TurrkiyeKusu * Anketi hangi araştırma şirketi yaptı?
* Kaç kişiyle görüşüldü?
* Örneklem nasıl seçildi? (rastgele mi, internet üzerinden gönüllüler mi?)
* Hangi illerde yapıldı?
* Hata payı kaç?
* Ham veriler veya metodoloji yayımlandı mı?
@muhendisyenn Tabiki veririm niye vermiyeyim zaten imlek imlek dokudu bu hatları onların başarısında Kemal Kılıçdaroğlu emeği var bunlar tek başına yapmadı herkes bir yere geldi bu adam sayesinde bu adam düşman oldular başarı varse herkesin barlı yoksa oda herkesin