Cinsel devrimin kazananı erkekler oldu
Cinsel devrim kadınların pazarlık gücünü yok etti ve erkekler o zamandan beri temel yararlanıcılar oldu. 1960'lardan önce, bir erkek fiziksel yakınlık istiyorsa, bedeli taahhüttü. Evlilik. Bir yüzük. Tanrı ve aile önünde bir söz.
Cinsel devrim, bu gerekliliği tamamen ortadan kaldırdı. Kadınlara, sıradan seksin güçlendirici olduğu söylendi. Beklemenin ise demode olduğu.
Ama erkekler ve kadınlar aynı değil. Erkekler sıradan bağlantılardan kolayca uzaklaşabilir. Kadınlar ise duygusal bağ ve potansiyel hamilelikle baş başa kalır; taahhüt artık beklenmeyen bir flört pazarındadır.
Acımasız ironi şu ki, kadınların kurtuluşu olarak pazarlanan bu hareket öncelikle erkeklerin çıkarlarına hizmet etti. Erkekler taahhütsüz erişim elde etti. Kadınlar ise güvencesiz özgürlük.
Sonuçlara bir bakın: rekor oranda düşük evlilik oranları, genç kadınlar arasında rekor yüksek antidepresan reçeteleri ve büyümek için hiçbir neden görmeyen bir erkek nesli.
Burada kim gerçekten özgürleşti?
(via @usuallypregnant tan tercüme)
Hz Ömer mesela neredeyse Resulullah'ı öldürecek olan kişidir. şimdi onun mezarının yanında yatıyor.
şüphesiz ki kalpleri bir gecede evirip çeviren yalnızca Allah'tır.Birinin günahına şahit olabilirsiniz ama tövbesini göremezsiniz.Yargılamak veya hesap sormak bize düşmez.
Arkadaşlar geçen bir söz okudum diyordu ki "maneviyat yolunda tembellik abdestsiz uyumakla başlar." Her sünnet bambaşka bir alem hayatımızda hepsine ayrı ayrı yer vermeyi nasip etsim mevlam
🔴 Osmanlı yönetiminin Millî Mücadele'yi engellediği yönündeki tartışmalara ilişkin bir İngiliz belgesi ortaya çıktı.
İngiliz İstihbarat Raporu, 24.8.1919, İngiliz Yüzbaşı Heathcote-Smith:
"Milli Mücadele, Osmanlı Hükümeti tarafından tasarlanmakta ve yürütülmektedir."
"İstanbul hükümeti ve Milli Mücadele Hareketi aynı şey. İstanbul, haberdar değilmiş gibi davranmakta ancak gayriresmi olarak bu hareketi teşvik ediyor."
@kayzer_soze6752
❝Nice ibadet ve itaat edenler vardır ki, bencillikleri yüzünden helak olmuşlardır. Nice günahkarlar da vardır ki, kalplerinin kırık olması affedilmelerini sağlamıştır.❞
— Ataullah İskenderî
UTANMADINIZ MI?
"Doğu Türkistan’a kendi imkânlarıyla bizzat gitmiş, orada Uygur Türklerine Çin tarafından uygulanan katı asimilasyon politikalarını hayatın her alanında gözlemlemiş, tarihî eserlerin ve ibadethanelerin güncel durumunu kayıt altına almış, döndükten sonra da gördüklerini kitaplaştırmış biri olarak, bu avanta geziye katılanlara sormak istediğim bazı sorular var..."
Çin tarafından propaganda amacıyla Doğu Türkistan'a götürülen malum heyetle alakalı, Taha Kılınç'ın bugünkü yazısı:
https://t.co/idLwEH527v
Fotoğraflar:
1. İçinde namaz kılınmasına müsaade edilmeyen, sadece turistlerin ziyareti için açık tutulan İydgâh Camii, Kaşgar.
2. Kaşgarlı Mahmud'un kapısına zincir vurulan ve ziyarete izin verilmeyen türbesi, Opal.
3. Müzeye çevrilen, dış cephesindeki Arapça kitabeler sökülen ve yerleştirilen led ekranla Komünist propaganda sahnesine dönüştürülen Altun Mescid, Yarkent.
4. Çin bayrağı önünde kendilerine zorla Çin'e bağlılık yemini ettirilen yaşlı Uygur Türkleri, Hoten.
📷 Taha Kılınç
İnsanın kendi oturmadığı hasıra,
kendi sığınmadığı gölgeye, kendi içmediği çeşmeye bütün iyi niyetli insanları ısrarla davet etmesi ne kötü... Merhametin riyası, riyanın en karanlık olanı.
Biz 5-10 fazla insanla uğraşsak psikolojimiz çöküyor. 3-5 sorunla uğraşınca anksiyete azıyor. 3 adım atmaya bu yaşta dermanımız yok.
Adamı otelinde ailesiyle beraber katletmeye çalıştılar. Çıktı sabah cenazeleri topladı. Bırakın bari bugün ağlasın.
Muhalefete kalsa,
Ülkeyi bulunduğu halden kurtarmak için,
-Bağış işlerini eski çek-senet sabıkalısı, kumar bağımlısına,
-Yönetimi ise, diploması şaibeli laz müteahhite bırakacağız.
Şu saçmalığı anlatıyorsun, anlamak istemiyorlar…