Türk milletinin onurunu, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün emanet ettiği Cumhuriyet’i ve tam bağımsız Türkiye ülküsünü ömrü boyunca korkusuzca savunan; hiçbir baskı karşısında eğilmeyen, kalemini daima Türk milletinden yana kullanan Nihat Genç’i aramızdan ayrılışının yıl dönümünde rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz.
Fikriyle, cesaretiyle ve memleket sevdasıyla daima yaşayacaktır. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.
#MilliyetçiFenerbahçeliler
@oyto0 İğrenç bir yalancısın .Bu olay Denizli de.dövülen kişi Ankaragücü taraftarı Benekli Ayhan kendisi oldukça tanınmışbir futbol fanatiği.Sen yalancı bir piçsin
Fenerbahçe tarihinin en fırtınalı, en adaletsiz ve en ağır günlerinde, bir kulübün tek başına koca bir sisteme karşı direndiği o meşum dönemde, gemiyi terk etmeyen bir kaptan vardı. 3 Temmuz 2011. Efsane Başkanımız Aziz Yıldırım şahsında bütün Fenerbahçelilerin yargılandığı o kumpasta her bir Fenerbahçeli sarı lacivert bir duvar oluşturdu.
Bu tarih sadece bir kumpasın başlangıcı değil; Fenerbahçeliler için bir haysiyet mücadelesinin, Aykut Kocaman için ise bir teknik direktörden çok daha fazlası olduğunun miladıydı.
O kapkara yaz gününde, şampiyonluk kupasının coşkusu henüz taze iken gelen o operasyon dalgası, camianın üzerine bir karabasan gibi çökmüştü. Aziz Başkan parmaklıklar arkasındaydı, yöneticiler tutukluydu, kulüp linç ediliyordu. Herkesin sustuğu, korktuğu, yönünü kaybettiği o kaos anında, Samandıra’nın kapısında tek bir adam dikiliyordu: Aykut Kocaman.
Aykut Hoca o kaoslu günlerde sadece takımı sahada tutmadı; koca bir camianın onurunu, dik duruşunu omuzlarında taşıdı. Dudaklarında o her zamanki vakur, hafif hüzünlü ama asla eğilmeyen gülümsemesiyle siper oldu Fenerbahçe’ye. "En büyük delilimiz alın terimiz”, “Gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır”, “Gücü yeten bizi sahada yensin.” derken, sesindeki o titreyen ama yıkılmayan inanç, milyonlarca taraftarın kalbindeki sönmeyen ateş oldu.
Ne paranın, ne transferlerin, ne de şampiyonlukların bir önemi kalmıştı o günlerde. Önemli olan "Fenerbahçe yıkılmadı" diyebilmekti. Aykut Kocaman, o en zor sezonda takımı sahaya her çıkardığında, aslında bir futbol maçı değil, bir adalet savaşı veriyordu. Metris-Samandıra-Kadıköy hattında camiasını dimdik ayakta tuttu. Oyuncularının gözünün içine bakarak onlara sadece taktiği değil, aidiyeti ve gururu aşıladı. Kendi acısını, yorgunluğunu unuttu; Fenerbahçe’nin hakkını savunmak için ömründen ömür verdi.
Bugün geriye dönüp bakıldığında, 3 Temmuz süreci Fenerbahçe için bir acı deryasıdır ama aynı zamanda en büyük gurur madalyasıdır. Ve o madalyanın üzerinde, Sayın Başkan Aziz Yıldırımla birlikte kulübün en zor gününde canını dişine takan, haklılığın ve sadakatin simgesi olan Aykut Kocaman’ın adı altın harflerle yazılıdır.
Fenerbahçe yıkılmadıysa, o duvarın en sağlam tuğlalarından biri, o fırtınada dimdik duran Aykut Kocaman'dır.
Sevgisiyle, saygısıyla ve asla ödenemeyecek hakkıyla...
#3Temmuz #AykutKocaman #AzizYıldırım
NASIL KOYDU AYKUT KOCAMAN KOCAMAN tezahüratını senelerdir Fenerbahçe düşmanlarının suratına çarpmaya alışmıştık.
Şimdi, Fenerbahçe çatısı altında görünenlere de mi yöneltmemiz gerekecek? @Fenerbahce
3 Temmuz denilince ilk akla gelenlerden birisi kesinlikle Aykut hocamdır. Aykut Kocaman 3 Temmuzda Fenerbahçemizin bayrak direğidir, yıkılmayan bir komutanıdır ve asla unutulmamalıdır.
Sen bizim Kocaman gururumuzsun!
💛💙💪 #AykutKocaman#Fenerbahçe#3TemmuzFetöKumpası
15 yıl önce bizi bir kumpasla yıkabileceklerini sandılar.
Ama biz…
Meydanlarda,
Adliye önlerinde,
Tribünlerde,
Tek ses, tek yürek olduk.
Ve hep birlikte haykırdık:
#FenerbahçeYıkılmaz 💛💙
@sevdaturkusev 6 yaşında çocuklarla evlenenlere müdahale etmiş mi? YOK
Tarikatlar da çocuklara tecavüz edenlere karşı tepki göstermiş mi? YOK
Eşine ve çocuğuna tecavüz eden ve öldüren ve hala serbest olan birine karşı ağzını açmış mı?YOK
Televizyonlarda bitmeyen ahlaksız programlar ....
Kendi sularımızda, kendi teknolojimizle, tam bağımsız gücümüzle! ⚓🇹🇷
Denizlerimizdeki egemenliğimizin ve gücümüzün simgesi 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlu olsun.
“ŞEHİDİN VAR TÜRKİYE”
Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde 22 Mayıs'ta meydana gelen askeri araç kazasında yaralanan Askerimiz Uzman Çavuş Abdurrahman Hilal tedavi gördüğü hastanede Şehit oldu.
Türk milletinin başı sağ olsun.
Tophaneliler, İmalât-ı Harbiyeliler, MKE’liler…
573 yıldır tezgâhın başına farklı noktalarda geçseler de; ilk günkü görevleri değişmeden devam ediyor.
Türk milletinin millî gücü MKE’nin 573. yaşı kutlu olsun!