@Roj_Gravi Hangi savaşla, ne zaman kurdunuz #Kürdistan denilen ülkeyi? Komutanınız kimdi, savaş nerede yaşandı? Aç tarih oku, 700 yıl önce de orada Türkmen devletleri Karakoyun ve Akkoyun devletleri vardı. Trabzon'dan, Umman Denizi'ne uzanırdı. Bu ülkelerin bayrakları da vardı. Bak bakalım.
@Aesthetic1War Şükür doğru bir yorum gördüm. Bu adam hayatını milletime düşmanlık için yaşadı. Ölmeden 1 cümle etti, badem gözlü yapmış insanlar yorumlarında.
#Srebrenica
11.07.1995
31 yıl önce Avrupanın göbeğinde dünyanın gözleri önünde Bosna - Srebrenitsa da bir soykırım yaşandı!
Amerikan ve Alman emperyalizminin kışkırttığı, Hollanda'nın da aktif yer aldığı bir soykırımdır.
7 bin Boşnak kurşuna dizildi.
Devirleri daim olsun.
🟤 #ARŞİV | Srebrenitsa Katliamı sırasında 17 yaşında olan Nedžad Avdić, soykırım günü yaşadıklarını anlattı.
▪️"Erkekleri kamyonlara doldurup götürüyorlardı."
▪️"Kamyon durduktan sonra beşerli gruplar hâlinde inmemizi istediler."
▪️"İnen her grubun ardından silah sesleri duyuluyor, ardından tekrar beş kişilik başka bir grup çağrılıyordu."
▪️"Ellerimiz kelepçeliydi. Sıra bize geldiğinde asker bize yere yatmamızı emretti. Ancak yatamadan ateş etmeye başladılar."
▪️"O şok anında hiçbir şey anlayamadım, sadece büyük bir acı hissediyordum."
▪️"Koluma bir, göğsüme ise üç kurşun isabet etti. Buna rağmen mermiler hayati organlarıma zarar vermedi."
▪️"Sadece kan ve barut kokusu alıyordum."
▪️"Yere düştükten sonra bir kurşunun daha isabet edeceğinden korkuyordum."
▪️"Komutan askerlere, 'Kimin vücudu hâlâ sıcaksa kafasına sıkın.' talimatını verdi. Gözlerimi kapatıp ölü numarası yaptım. Yanımda inleyen yaralı bir adam vardı. Askerler başına birkaç el ateş etti."
▪️"Çok acı çekiyordum. 'Neden ölmüyorum?' diye düşünürken, caniler gülüp eğleniyordu. Bir an içimden, 'Beni öldürün!' diye bağırmak geçti. Daha sonra öldürecekleri diğer insanları getirmek için yeniden kamyona binip gittiler."
▪️"Ümidimi kaybetmişken cesetlerin arasında birinin hareket ettiğini gördüm. 'Yaşıyor musun?' diye sordum. 'Evet' diye cevap verdi. 'Beni çözmeye gel' dedi. Kımıldayamıyordum. Bana defalarca seslendi. Yuvarlana yuvarlana yanına kadar gittim."
▪️"Onunla birlikte yürüyerek bir Boşnak köyüne ulaşmayı başardık."
“Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”
Avrupa'nın tam ortasında sırplar tarafından 8 binden fazla Bosnalı katledildi.
#Srebrenitsa Katliamı'nın yıl dönümünde Boşnak kardeşlerimizi rahmetle anıyoruz.
1995 yılındaki Srebrenitsa Katliamı sırasında hayatını kaybeden 4 yaşındaki Boşnak bir çocuğun, ölmeden hemen önce annesine sorduğu soru:
Çocukları küçük kurşunla öldürürler, değil mi anne?
#Srebrenitsa
TRİBÜNLERİN ATASI BEŞİKTAŞ KAPALISI!
Herkes yerini, haddini bilsin! 1982’den beri tribünde tek bir otorite, tek bir kanun vardır: çArşı! Bu ülkede tribün kültürünün kitabını yazan, raconunu koyan biziz. Pankartın dilini, bestenin hasını, tribünün raconunu biz öğrettik; çizgisini biz çizeriz. Türkiye’nin değişmez, tartışılmaz tek otoritesi; Yüce Beşiktaş çArşı’sıdır.
1982 senesinden itibaren İnönü Stadyumu'nun kalbinde, kapalı tribünde verdiğimiz mücadeleyle, her zaman Türk sporunun temel taşı anlı şanlı Beşiktaş'ımıza desteğimizi veriyoruz. Gerek İnönü’de olsun, gerek deplasmanda olsun, gerek 2013-2016 yılları arasında stadyum inşaatının olduğu dönemlerde Beşiktaş'ın peşinde göçebe gibi stadyumdan stadyuma gezdik; ama hiçbir zaman çizgimizi bozmadık. Amaç bir, değer bir: Beşiktaş sancağını en ileri noktaya taşımak!
Karşılaşmaların çoğunun, İstanbul'da başka stadyum olmaması nedeniyle İnönü Stadyumu'nda oynandığı dönemde, kapalı tribüne rakip takım taraftarı girmesin diye kapalıyı şeref bildik, namus bildik; kendi evimiz, yuvamız gibi koruduk, kolladık. Uğruna kaç gece sabah ettiğimiz, uğruna kaç farklı sıkıntı yaşadığımız tribünümüzden; bugün fahiş fiyat politikası ve ticarethane fikirleri yüzünden vazgeçirilmeye çalışılıyoruz.
Biz her kulvarda Beşiktaş'ın hakkını savunmak için canımızı dişimize takarken, soruyoruz: Üstümüze oynayan, her kulvarda önümüze engel çıkartan, Beşiktaş'ı doğramaya kalkan o federasyona karşı yönetim olarak ne yaptınız da bugün kalkmış bize üst perdeden konuşuyorsunuz? Masada hakkımızı koruyamayanlar, sesini bile çıkaramayanlar, gücünü sadece kendi taraftarına fahiş fiyat dayatırken mi hatırlıyor?
Yönetim koltuğunda oturanlara, başta Serdal ADALI olmak üzere sormak isteriz ki; Beşiktaş yönetim kurulunun başına gelmeden önce, tarih 25 Aralık 2024'te, "5 liraya bilet satıp 25 bin kişiye oynamaktansa, 2.5 liraya bilet satıp 45 bin kişiye oynamak en büyük hedefim," sözünüzün bu şekilde mi arkasında durduğunuzu, kendinizi bu şekilde mi temsil ettiğinizi çok merak ediyoruz. HANİ VERİLEN SÖZLER? HEPSİ VASAT, BİRER BİRER! Zamanında bahsettiğiniz 5 lira bugünün parasıyla 175.000 TL, bahsettiğiniz 2.5 lira 87.500 TL gibi fahiş bir fiyat mıydı?
Unutma Başkan! Savaş seni içeriye haksız yere atanlarla yapılır; seni savunup kapalı tribüne resmini asanlarla değil!
Sizler 44 yıllık emeği görmezden gelip bizleri kapalı tribünden uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz; fakat unuttuğunuz iki madde var: Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi ile İNÖNÜ STADYUMU BİZİM EVİMİZ, MABEDİMİZ! Ek olarak ise sizler, bu fiyat politikasıyla sezon içinde yapacağımız sosyal sorumluluk projelerini de doğrudan etkilediniz. Yapacağımız köy okulu yardımlarını, deprem bölgesi yardımlarını ve benzeri projeleri de baltaladınız; sert kayaya tosladınız!
Biz bu sezon kapalı tribüne girmiyoruz; ama Kuzey altı-üstü, Güney altı-üstü fark etmez bu stadın her köşesinde, ensenizde olacağız BİZ BEŞİKTAŞIZ!
Hatırlatmak isteriz ki; karşınıza aldığınız topluluk sıradan bir topluluk değil, zamanı geldi mi kendisine bile karşı olacak olan çArşı!
Saygılarımızla...
#forzabesiktas #çArşı