Tarihte bugün...
"Camide içki içtiler Kabataş'ta başörtülü bacımı yerlerde sürüklediler üstü çıplak 70 adam falan filan görüntüleri bu cumaya" denmesi ve iftiracılar için hiçbir şey yapılmamasının üzerinden geçen 699. cuma.
Eyy Butlancılar!
2017 Referandumu iptali için açtığım davada dedi ki Ankara 33. As Hk. Mhk.
"Anayasanın, Yasama bölümünün "Seçimlerin genel yönetim ve denetimi" başlıklı 79. maddesinde; Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.".
Hadi bakalım!
BTK kararıyla, çok sayıda LGBTİ+ derneği ve sivil toplum örgütünün X hesapları erişime engellendi:
• 17 Mayıs Derneği
• GALADER
• Genç LGBTİ+ Derneği
• HEVİ LGBTİ+ Derneği
• Lambdaİstanbul
• LİSTAG
• Muamma LGBTİ+
• Pembe Hayat
• SPoD
• Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği
• İnsan Hakları Derneği
• Kadının İnsan Hakları Derneği
• Ankara Feminist Gece Yürüyüşü
• İstanbul Feminist Gece Yürüyüşü
• Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı
• Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği
• Barış İçin LGBTİ+ İnisiyatifi
• Kuir Tıp Öğrencileri Ağı
• TİP LGBTİ+ Bürosu
• Antalya Biz LGBTİ+
• Aralık Feminist Kolektif
• Çatlak Zemin
• Kuir Baykuş
• Lavender
• Arya'ya Ne Oldu İnisiyatifi
• Queer Deer
• MEF LGBTİ+
• 7 Tepe 7 Renk
• Pozitif Dayanışma
• Velvele
• TGS Kadın ve LGBTİ Komisyonu
(Cumhuriyet)
Sadece gazetecilik yaptığım için 75 gün cezaevinde tutuldum. Ben cezaevindeyken İletişim Başkanlığı basın kartımı iptal etmiş. Gerekçe ise “adli sicilimin” uygun olmamasıymış❗️
Benim hüküm giydiğim tek bir davam dahi yok. Sadece mesleki faaliyeti nedeniyle cezaevine atılan bir gazetecinin basın kartını iptal edenleri tebrik ediyorum
AKP’nin il danışma kurulunda nelerin konuşulduğu bizi ilgilendirmiyor ama içeride nelerin yaşandığı halkımızı çok yakından ilgilendiriyor. Toplantıda bir vatandaş ayağa kalkıyor ve canı yanmış bir şekilde, "Ben 23 yıl boyunca AKP’ye oy verdim, siz şimdi bana yalan konuşuyorsunuz!" diye haykırıyor. Peki, halkın oylarıyla o koltukta oturan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ne yapıyor? Vatandaşı dinlemek, derdine derman olmak yerine "Alın bunu dışarıya!" talimatı veriyor ve o emektar vatandaş, korumalar tarafından yaka paça dışarı fırlatılıyor.
İçeride bu utanç tablosu yaşanırken; Milletvekilleri Adil Karaismailoğlu ile Vehbi Koç ve İl Başkanı Sezgin Mumcu’nun başını öne eğip düşünmesi gerekirdi. Kendilerine, "Bu vatandaş bize neden bu kadar tepkili? Biz bu millete verdiğimiz sözleri neden tutmadık? Neden vatandaşın gözünde yalancı konumuna düştük?" diye sormaları gerekirdi. Ama onlar bunu yapmak yerine, sırayla kürsüye çıkıp algı operasyonlarına, CHP’ye iftira atmaya ve karalama siyasetine sarılmayı tercih ettiler.
Buradan AKP İl Başkanı Sayın Mumcu’ya açıkça söylüyorum. Muhalefete iftira atmayı, suni gündemler yaratmayı bırakın. Bunu söyleyen biz değiliz; sizin 23 yıllık seçmeniniz olan Temel Amca gözünüzün içine baka baka, "Yalan konuşuyorsunuz!" diye haykırıyor. Siz önce dönün bu feryada cevap verin. Alışmışsınız tabii; sandıkta yenemediğinizi içeri atmaya, hakkını arayıp konuşanı da salondan dışarı atmaya! Ancak şunu asla unutmayın: Sırtınızı döndüğünüz, sesini kıstığınız ve yaka paça dışarı attığınız bu aziz millet, ilk seçimde sizi sandıkta öyle bir kapı dışarı edecek ki, sokağa çıkacak yüzünüz kalmayacak!
Timur Soykan:
"-THY'de görevden alınan Ahmet Bolat, Ticaret Bakanı Ömer Bolat'ın kardeşi.
-Ahmet Bolat'ın yerine atanan Murat Şeker, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kız kardeşinin damadı.
-Eski AKP Milletvekili ve Washington Büyükelçisi Hasan Mercan da THY yönetim kurulu üyeliğine atandı.
-Hasan Mercan'ın kızı da Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar'ın eşi. Hasan Mercan'ın kızı ve Enerji Bakanı'nın eşi Simin Mercan Bayraktar ise Merkez Bankası'nda uzman.
-Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan ise Hasan Mercan'ın yeğeni.
-Yani Hasan Mercan'ın kızı, Hasan Mercan'ın yeğeninin başkan olduğu Merkez Bankası'nda uzman. Hem kızı hem yeğeni Merkez Bankası'nda çalışıyor, kendisi de THY yönetim kurulu üyesi."
BÜTÜN SALONU
AĞLATAN O SAVUNMA
Fatoş Pınar Türker yaptığı savunma ile herkesi ağlattı. Polis baskını, savcılık ve cezaevi sürecinde yaşananlar çok çarpıcı:
Sabah 5.30- 6.00'da. Ben iki kızımla dediğim gibi yalnız yaşıyorum. Çok ilginç. İşte polisler eve geldi. Çocuklarım ağlıyor, işte diyorum ki, "Bir su vereyim". "Hayır". İşte küçük kızım okula gidecek, "Hayır, kimse kımıldamasın, delil karartmayın" diyor sürekli şey. Polis bey, komiser herhalde. O çok yani onun gözlerindeki bakışı hiç unutmayacağım. Bir tane kadın memur vardı en sonunda kızlarımla birlikte o da ağlıyordu. "Sakın kimse birbirine dokunmasın" filan dedi. Dedim "Siz dedim mali suçlar için gelmediniz mi? Biz ne delili karartacağız?" Şey dedi polis; "Biz cinayet masadan geliyoruz" dedi. Öyle olunca benim kızlarım avaz avaz ağlamaya başladılar. Ben dedim "Ne cinayeti" dedim. Hayır dedim; "Şu an operasyon oluyor, polis kalmadı, biz geldik" dedi.
Vatan'a girdik, emniyete. Hakikaten ben oradan çıkamayacağım diye düşündüm Artık kaçıncı gün ne şeyde, bir bilmiyorum. Bir kadın memur geldi, "Arama yapacağız" dedi. Eldiven taktı eline. Arkada böyle klasörler, çok küçük bir oda. "Üstünü çıkar" dedi, "Üstünü çıkardım". Ama üstünü çıkarmanın hani zaten çıplaksın, ne kontrol edeceksin ama kontrol yaptı, "Tamam" dedi. “Eşofmanını da indir” dedi. İndirdim. “Çamaşırını da”. “Nasıl yani” dedim? “İndireceksin” dedi...
Siz dediler 6 kişilik koğuşa koyacağız. Sonra müdür hanım dedi ki Adalet Bakanlığı'ndan dedi talimat sizi ayrı ayrı koyacağız dedi.
Öyle ilk geceyi geçirdik. Sonra ertesi gün mazgal açıldı, infaz koruma memuru, "Fatoş" dedi. "Efendim" dedim. "SEGBİS" dedi. Dedim ki "O ne?" "Mahkemeye çıkacaksın" dedi. "Ben daha yeni tutuklandım" dedim. "Dün çıktım mahkemeye" dedim. "Yine çıkacaksın" dedi. Ben gittim oturdum, karşımda bir ekran açık ama "Adalet mülkün temelidir" yazmıyor, bir ofis orası. Böyle gözüm de ısırıyor, en sonunda kırmızı espresso makinesi vardı çünkü Savcı Bey bana o makinede kahve ikram etmişti. İfademi alan savcı, başkanım. Savcım, size soracağım şimdi. Siz tabii ki şey, sizin şahsınızla hiç alakası yok konunun ama hani meslektaşınız ya böyle bir uygulama var mı, yok mu? Dedi ki: "Ya" dedi, "Fatoş şimdi ağlarsın böyle karşımda" dedi, "ben sana ne dedim" dedi.
"ben senin ne olduğunu biliyorum ama sen bu adamlar sana" dedi "kumpas kuracak demedim mi" dedi. "Niye konuşmadın sen" dedi. "Verecektin ifadeni gidecektin" dedi. "Ama" dedim, "Sayın Savcım ben bildiğim her şeyi anlattım." "Bak şimdi" dedi, "sen git" dedi, "eşyalarını topla. Ben "dedi, "sana Çağlayan'dan araba göndereceğim" dedi. "Geleceksin" dedi, "burada" dedi, "bana" dedi "ifadeyi vereceksin, buradan" dedi "çocuklarına gidersin." Ben de dedim ki: "Savcım" dedim, "ben yeniden ifade veririm, vermemi istiyorsanız" dedim. "Bir avukatıma sorayım." Şimdi karşımdaki savcı ya, "Yok efendim" diyecek halim yok, ben bilmiyorum bir de hakikaten, ilk kez tutuklanmışız. "ben avukatıma bir danışayım" dedim. Böyle yaptı: "Hâlâ" dedi, "avukat diyorsun bana" dedi. "Sen" dedi, "bu kafayla bir daha" dedi "çocuklarını asla göremeyeceksin" dedi. "Sen bekârsın, değil mi?" dedi. Evet. "Velayetleri de sende?" Evet. "Senin çocukların" dedi, "reşit de değildi, değil mi?" dedi. Değil dedim. "Eh, artık Sosyal Hizmetler alır senin çocuklarını" dedi. Ha, bir anneye böyle denir mi? Çocuklarıyla tehdit ettiler. Az evvel şeyle söyledim ya size hani mal varlığı, "Sen bakıyordun, değil mi?" dedi. Evet. "Bak" dedi, "mal varlığı tedbiri için" dedi, "karar var benim elimde" dedi. "Ama ben" dedi, "28 Mart Cuma günü mesai bitimine kadar sana süre" dedi. Savcım bunu dedi. Ve o gün tebliğ edildi. "Ya bana gelir konuşursun" dedi, "ya da" dedi "malını mülkünü de alacağım" dedi.
Yani bir şey söyleyeceğim. Şeyi anlayamıyorum. Hani mesela birisinin birisiyle husumeti olur... Hiç beni tanımıyor ki. Tanımadığı bir insandan insan nasıl nefret eder ki? Hani nasıl bunu söyle... Mesela annesi yok mu bu insanların? #İBBDavası
Irmak öğretmenin, okul müdürü Melahat İleri’nin 2 defa tokat attığına, mobbing uyguladığına dair yazdığı tutanak yazısı…
Okul müdürü, “Çingene”, “sende aşağılık psikolojisi var”, “gerizekalı” gibi ithamlarda bulunmuş.
Okuldan üç kişi de olayın şahidi olmuş… Üstelik şahitlerden biri okulun müdür yardımcısı
#Irmaköğretmeniçinadalet
#IrmakÖğretmenİçinAdalet
“Planlanan seyahatin amacı ve koşulları hakkında sunulan bilgiler inandırıcı bulunmamıştır.”
- Satın alınmış uçak biletleri
- Konaklama
- İş yerinden dilekçe
- Etkinlik daveti
Bu belgelere ve daha önce bu etkinliğe katılmış olmama rağmen inandırabilmek için daha ne yapmamız gerekiyor? @GerAmbTurkiye
#SonDakika
Çıplak arama yapmak isteyen polislere suç duyurusu
Muhabirimiz İsmail Arı, kendisine çıplak arama yapmak isteyen Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü polisleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasını istedi
https://t.co/NwNDKwpAOG
Çalışkan,gencecik bir gazeteci. Haber yaptı. Terör örgütleriyle ilişkisi yok.
Katletme yok.
Soygun yok.
Zimmetine para geçirme yok.
İhaleye fesat karıştırma yok.
Rüşvet yok.
Bir hayatı var. Anayasal hakları var. Ailesi var. Gençliği var. İşi var. Geleceği var. Bayram var.
Neden hala hapiste?
#ismailarıyaözgürlük
Never forget what the Panama Papers exposed:
The wealthiest people on Earth were hiding fortunes offshore, dodging taxes, shielding assets, and protecting generational wealth through a global network of secrecy.
Nothing changed other than a journalist investigating it was murdered.
Note: Virgin Islands crossover with Epstein files