Soldaki Fenerbahçe resmi hesabının paylaşımı sağdaki ise Gs resmi hesabı. Adamcılık yok,takımcılık yok sadece Milli duygular var. İyi ki Fenerbahçeliyiz…
Habertürk spikeri, bahisten gözaltına alınan futbol yöneticilerini sayarken bir tek Galatasaray yöneticisinin ismini saymıyor.
Ahmet Selim Kul’un genel yayın yönetmeni olduğu kurumun yapacağı en fazla bu kadar olur.
🌏Bir vatandaşımız, Fethiye-Kumburnu plajındaki işgali kayıt altına almış. Vatandaşın sahile girmesine bile müsade edilmiyor.
👉Burayı devletten kiraladık diyorlar.
Ortada bir hukuksuzluk var, kanunlar resmen çiğneniyor ve kanunların çiğnenmesine hak olarak da devlet şahit gösteriliyor.
‼️Sahillerimizdeki, plajlarımızdaki hırt işgali bu kadar pervasız boyutlarda malesef.
⏩️Muğla Valiliği, bu sorunu senelerdir dile getiriyoruz. İlinizde böyle bir sürü hukuksuz plaj var. Neden kanunun emrettiği şeyi yerine getirmiyorsunuz?
#Muğla #Fethiye #Marmaris #Hırtişgali #KıyılarHalkındır #plajlarhalkındır #hırtsorununuçözün #pazar #hırttehciri
FLAŞ FLAŞ FLAŞ 🚨
SONUNDA BU DA OLDU!
Kaya Çilingiroğlu canlı yayında açıkladı: Geçen hafta TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu bana mesaj atarak beni tehdit etti.
Bu sözler futbol kamuoyunda bomba etkisi yarattı.
Çok acı çekiyorum.
Milas’ta yandı denilen ormanl‼️
Denize sıfır orman yangını demişti Metin Ergun.. Yakan da belli, yakma nedeni de belli ama unutulup gidicek, farkında mısınız Türk milleti ağaç konusunda artık hassas değil.
Tam istedikleri gibi, ülke yansa seyredecek bir halk oluşturdular.
@MetinErgun48 #SONDAKİKA #ormanyangını #Milas
Ticaret Bakanlığı, "kuver", "servis ücreti" veya "masa ücreti" adları altında ek ödeme talep edilmesini yasaklamıştı.
Bu yasağı delmek isteyen restoranlar 'gönüllü hizmet bedeli' olarak kuver ücreti almaya devam ediyor.
Takipçimizin gönderdiği Samatya Develi Restoran fişi:
Nişantaşı’ndaki Beymen Brasserie’de yemek yiyen Rus turist, Ticaret Bakanlığı’nın zorunlu servis, masa ve kuver ücretlerini kaldırmasına rağmen, bahşiş vermediği hâlde adisyonuna 520 TL “gönüllü bahşiş” eklendiğini fark etti.
📍İşin aslı şu;
➖İktidar, Irak Merkezi Hükümeti’ni baypas ederek Barzani ile anlaştı ve Irak petrollerini Kerkük üzerinden boru hattı ile Ceyhan’a taşıdı.
➖Ceyhan’a gelen petrol tankerlerle dünya piyasalarına dağıtıldı ama ağırlıklı olarak İsrail’e gönderildi.
➖Irak Merkezi Hükümeti, bu ticaretin hukuksuz olduğu gerekçesi ile Türkiye’yi Paris Merkezli ICC Tahkim Mahkemesi’ne şikâyet etti ve davayı kazandı.
➖Bu ticaretten yerli ve yabancı şirketler milyarlarca dolar kazandı.
➖Ancak 1 milyar 470 milyon dolar cezayı Aziz Türk Milleti ödeyecek.
➖Bu para, böyle bir ticaretin nelere mâl olacağını öngörüp sorumluları ikaz etmeyen, bu ticaretin 1973 tarihli boru hattı anlaşmasının ihlali olduğunu hatırlatmayan, Dışişleri Bakanlığımızın 2026 bütçesinin tam 1.5 katı.
📍Hikâye burada da bitmiyor.
➖Aldığım bilgiye göre aynı petrol ticareti ile ilgili 2 yeni dava daha yolda ve toplam ceza miktarı muhtemelen 5 milyar doları bulacak.
➖Birileri inanılmaz bir servete sahip olurken, bedelini yoksulluk ve sefalet içindeki halk ödeyecek.
➖Yazık bu güzel ülkeye, yazık bu çilekeş millete!
1,4 milyar dolar ceza ödeyeceğimiz Barzani ile petrol ticareti hakkında halkı yanıltmayıcı bir bilgiyi vereyim;
2011'de İstanbul'da Powertrans adıyla bir şirket kuruldu. Aslında offshore şirketiydi ve Singapur merkezli fon şirketleri tarafından yönetiliyordu.
Görünürde patronu olmayan Powertrans'ın hiseedarları arasında Türkiye'den, çok manidar isimler yer alıyordu...
Yine 2011'de bakanlar kurulu kararıyla Irak petrollerinin Türkiye üzerinden satın alınması, depolama, iç ve dış pazarlara sevkıyatı için Powertrans'a imtiyaz yetkisi verildi.
Petrolün satın alınıp piyasaya arz sürecine kadar tüm işlemler Powertrans tarafından yürütüldü.
Irak merkezi hükümetinin izni ve iradesi dışında PKK hamisi Barzani ile Türkiye arasındaki bu karlı petrol ticareti Powertrans'a ihalesiz verildi...
Uluslararası Tahkim Mahkemesi'nin son kararı ile birlikte tablo şu;
Powertrans ve Türkiye'deki manidar hissedarları ceplerini doldurdu, 1,4 milyar dolarlık ceza gariban Türk halkına kaldı...
Boğaziçi’ni bölüm birincisi olarak bitiriyorsun. Bölümün yüksek lisansa kabul ediyor, adını ilan ediyor. Sonra anayasal hakkını kullanıp protestoya katıldığın gerekçesiyle tek imzayla kabulün iptal ediliyor. Eğitim hakkın, TÜBİTAK bursun ve akademik geleceğin elinden alınıyor.
📍Bodrumlular, Gümüşlük sahildeki bir beach işletmesine girerek "Kıyılar halkındır" protestosu yaptı:
"Anayasa'ya göre kıyılar devletindir ve herkesin eşit ve serbestçe yararlanmasına açıktır. Buna rağmen halkın kıyıları kullanma hakkı engellenmektedir."
Uludağ Turizm yolcusu, İstanbul-Salihli seferinde şoförlerin araç içinde sigara içtiğini, telefon kullandığını ve kendisine sözlü saldırıda bulunduğunu belirtti.
♦️Takipçi şikâyeti:
“4 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Esenler Otogarı’ndan Manisa Salihli’ye gitmek üzere Uludağ Turizm’e ait 10 HF 461 plakalı araçla seyahat ettim.
Aracın kalkış saati 07.30 olmasına rağmen, şoförün araç içinde sigara içmesi ve rahat tavırları nedeniyle araç yaklaşık 15-20 dakika geç hareket etti.
Otogar görevlisinin uyarısına kadar araç içinde sigara içilmeye devam edildi. Daha sonra direksiyona geçen diğer şoför de seyir hâlindeyken araç içinde sigara içti.
Araç içi duman altı olunca duruma itiraz ettim ve sigara ancak bu uyarıdan sonra söndürüldü.
Uyarımın ardından Günay isimli şoförün yerinden kalkarak üzerime yürümeye teşebbüs ettiğini, ‘Ben sürerken söylesen farklı şeyler olurdu, söndürmezdim. Babanın şoförü mü var, sen kimsin?’ şeklinde bağırarak konuştu.
Yanımda eşim olduğu için olayın büyümesini engelledim.
Şoförün, ‘15 yıldır şoförüm, her seferde içiyorum, kimse karışamaz’ diyerek araç içinde sigara içmeyi savundu.
Yolculuğun devamında muavinle birlikte beni kastederek, ‘O indi mi, rahat rahat sigara yakalım’ şeklinde konuşmalar yapıldı.
Ayrıca her iki şoförün de yol boyunca direksiyon başında telefonla konuştuğunu, yüksek sesle sohbet ettiğini ve dikkat dağıtıcı şekilde araç kullandığını gördüm.
Bir şoförün seyir hâlindeyken yaklaşık 15 dakika boyunca operatörüyle internet tarifesi hakkında konuştu, radyonun cızırtılı sesini bastırmak için araç içinde yüksek sesle bağırarak konuştu.
Bu süreçte trafikte birkaç kez kazaya ramak kaldığını ve diğer araçlarla kornalaşmalar yaşandığını düşünüyorum.
Şoförlerin yola yeterince odaklanmaması nedeniyle yanlış yollara girildi, İstanbul yönüne geri dönülmek zorunda kalındı.
Hiç mola verilmemesine rağmen normalde 15.40 olan varış saati, yaşanan aksaklıklar nedeniyle 17.10’u buldu.
Aynı gün saat 23.59’da Uludağ Turizm’e ait 10 HF 681 plakalı araçla yaptığım dönüş yolculuğunda ise şoförün aracı son derece dikkatli kullandığını ve hizmetten memnun kaldığımı ayrıca belirtmek isterim.
Yaşanan tüm ihlallere, yön hatalarına ve kural tanımazlıklara ait video ve fotoğraf kanıtları mevcut.
Uludağ Turizm’den, 10 HF 461 plakalı araçta görevli personelle ilgili gerekli incelemenin yapılmasını, yolcu güvenliğini riske atan davranışlar ve şahsıma yönelik sözlü saldırı iddiaları hakkında tarafıma yazılı bilgi verilmesini talep ediyorum.”
FETÖ'nün 3 Temmuz kumpasında Fenerbahçe'yi UEFA'ya şikayet ettiğini itiraf eden Talip Doğan Karlıbel, mahkemeye giderken Fenerbahçe taraftarı tarafından tokatlanıyor!👏