Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığında sonuna kadar ısrar edilmelidir. Ancak bu durum siyasal İslamcı vesayet tarafından engellenirse, CHP’nin ve Türkiye muhalefetinin adayı Mansur Yavaş olmalıdır.
Mansur Yavaş;
“Ayrılıkta azap var derler. Bu saatten sonra muhalefet olarak yan yana gelmemenin mazereti yok. Yoksa bu günlerimizi de mumla arayacağız.”
Türkiye’de de Kürtçe, resmî dil olarak kabul edilmelidir. Bu, doğal bir insan hakkı olduğu gibi aynı zamanda evrensel hukuk ilkelerinin ve demokrasinin de gerekliliğidir.
🇽🇰 Balkanlar'da Türk Rüzgarı!
•Mitroviça'da Türkçe resmi dil ilan edildi.
•Priştine'de Türkçe resmi dil ilan edildi.
•Lipyan'da Türkçe resmi dil ilan edildi.
Normalde bu Fransa, Hollanda ve Almanya da yaşayan Türklerin bizim batılılaşmamızda lokomotif görevi görmesi gerekir bizi Avrupa birliği üyesi yapmaları beklenirdi. onlar ise bize nazi rejimini reva gördüler. Yazları gelip emlak alıp bir leşten bir parça koparan sırtlan gibiler.
@yokuslarbenimmi@tamerdemir956 Evladım sen gerizekalı mısın? Konunun benim ideolojik görüşüm ya da okuduğum kitaplarla ne alakası var? Bilmediğin bir konuyu sana burda anlatıyorum ama inatla yanlış düşünceni doğru kabul etmek istiyorsun. Ben engellerim
Kemalist cuntadan İslamcı cuntaya geçiş: 19 Mart darbesinin 1. yılı…
1923’te askerler tarafından kurulan Türkiye Cumhuriyeti, 103 yıllık tarihinde birçok darbe, birçok isyan ve birçok kalkışma görmüştür. Bunların içinde 27 Mayıs, kimi çevrelerce haklı bir isyan ve halk hareketi olarak kabul görse de geneline bakıldığında; 12 Mart ve 12 Eylül sola karşı, 28 Şubat sözde irticaya karşı, 15 Temmuz ise kendi ortaklarına karşı yapılmış ya da yapılmaya teşebbüs edilmiş darbelerdir.
12 Mart ve 12 Eylül, sol ideolojiyi silindir gibi ezip sermayeye ve egemenlere alan açarken; 28 Şubat ise Türkiye’yi geri dönülmez bir karanlığa hapsedecek bir iktidarın önünü açmıştır. Tüm darbelerde Atatürk’ün arkasına sığınan cuntalar, nihayetinde Atatürk karşıtlarının uzun yıllar sürecek iktidarına zemin hazırlamış; seçilmiş başbakanı istifa ettirerek kendi “laik” hükümetlerini kurmaya siyasi aktörleri mecbur bırakmıştır.
Bu süreç, yalnızca iktidar mücadelelerinin değil, aynı zamanda devlet-toplum ilişkilerinin de derinden sarsıldığı bir dönemi ifade eder. Her müdahale, görünürde farklı gerekçelere dayansa da özünde belirli güç odaklarının çıkarlarını korumaya hizmet etmiş; demokratik siyasetin alanını daraltmıştır. Sonuç olarak, darbelerle şekillenen bu siyasal iklim, toplumun geniş kesimlerinin sisteme olan güvenini zayıflatmış ve farklı ideolojik bloklar arasında derin fay hatları oluşturmuştur.
Varlığını 28 Şubat sürecine borçlu olan İslamcı iktidar, ekonomik krizi toparlayamayacağını fark etmiş; 2024 yerel seçimlerinde rakiplerine milyon fark atan CHP’li Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ı artık sandıkta saf dışı bırakamayacağını görmüştür. Bu nedenle, tıpkı geçmişte iktidarı zor yoluyla ele geçiren askeri müdahalelerde olduğu gibi, elinde tuttuğu devlet ve yargı organları aracılığıyla iktidarını koruma yoluna gitmiştir.
Bu girişimin ilk hedefi; CHP’yi halkla buluşturan, partiyi yeniden birinci konuma taşıyan Ekrem İmamoğlu olmuştur. İmamoğlu, yaklaşık bir yıldır başta devlet medyası olmak üzere egemen güçler tarafından yoğun bir şekilde itibarsızlaştırılmaya çalışılmasına rağmen, kamuoyu nezdindeki güvenilirliğini büyük ölçüde korumuştur. Hatta, seçimleri cezaevinden dahi kazanabileceği endişesiyle diplomasının iptal edilerek adaylığının komple engellenmesi istenmektedir.
Darbenin nereye kadar süreceği belirsizdir, zulme uğrayan CHP’nin elinde ne bir gücü ne de bir kozu vardır. Bu karanlık süreçten çıkmak için birlikte olmak zorundayız. Şimdi, demokrasi yanlıları olarak bize düşen; bir yıldır olduğu gibi aynı kararlılık ve iradeyle, cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na yalnız olmadığını göstermek ve bu ülkede milyonlarca insanın hâlâ laik, demokratik bir hukuk düzeni istediğini haykırmaktır. Bunun için darbenin birinci yıl dönümünde Saraçhane’de toplanmak önemlidir.
Demokrasi için Saraçhane’ye gel.
Sosyal demokrat, laik ve demokratik bir Türkiye için Saraçhane’ye gel.
@yokuslarbenimmi@tamerdemir956 21 yaşında bireye anne ve babası karışamaz o bir yetişkindir . Özellikle Kadınlar yetişkinlik yaşını 30’a çekmekte ısrarcı olsada bu insan doğasına aykırıdır. 21 bir insanın kendi yönetmesi için yeterli bir yaştır.
@tamerdemir956@yokuslarbenimmi Pedofili ergenlik çağına girmemiş çocuğa ilgi duymaktır 21 yaşında ergen mi olur koca yetişkin askerlik çağını dahi geçmiş adam
Bir kadının evine sığıntı gibi yerleşen, bir de üstelik ev masraflarına yardım etmeyen erkek uyanık değil aciz bir böcektir. Bu tür böceklere iltimas gösteren kadın evinden cebinden değil “karekterinden ödün verir”
@john_dillon_ie Bir de kendilerini the best couple zannederler ki onlara göre herkes onları kıskanıyordur ama her ikisi de ilişki anında başkaları ile flörte halindedir