İslamcı tayfa Vahdettin’in San Remo’daki hayatını öyle trajik anlatır ki sanırsın açlıktan ağaç kabuğu yiyordu. Herif kaçarken yanında eşlerini, doktorunu, korumalarını, hizmetçilerini hatta tütüncübaşısına kadar götürüyor ve oldukça büyük, konforlu bir villaya yerleşiyor. Yanında 30-40 kişi götürüp İtalya’da padişahlığa devam edeceğini sanıyordu herhalde. Son Osmanlı hükümdarı böyle aciz ve onursuz bir hayatı tercih ederken “kahpe” diye andığımız Bizans’ın son imparatoru savaşarak ölüyor. Cesedi beraber savaştığı askerlerin ölü bedenleriyle birlikte çamura batmış halde bulunuyor. Şehrini Aya-Romanos kapısı önü civarında, Topkapı-Sulukule arasında bir yerde savunurken öldüğünde suratı tanınmayacak hale geliyor ve onu ancak imparatorluk armalı çizme ile çoraplarından teşhis edebiliyorlar. O yüzden Vahdettin için tarih kitaplarından istedikleri bilgiyi çıkarsınlar ve gerçeği dilediklerince sündürsünler farketmez. Saygın bir şekilde anılmak için yalnızca hükümdar olmak yetmediği gibi onurdan yoksun hayatın gediklerini de siyasal islamcılar kapatamıyor.
WE'RE BACK WITH GIFTS FROM https://t.co/aXGT5jKewA AND AURORA 🔥
3 winners, to enter:
· Follow @AuroraCS2_GG & @csmoneytrade
· Like + Repost
· Tag 1 friend in replies
The winner will be announced in 1 week.
Bugün Türkiye ermeni terörüyle uğraşmıyorsa, ayrılıkçı ermeni gruplar silahla üzerimize gelip topraklarımızda hak iddia etmiyorsa bunu Talat Paşa'ya, 1915 tehcirine borçluyuz. Evet, Talat Türkiye'dir.
Kurtuluş Savaşı denince aklına işgal kuvvetleri değil de Osmanlı’dan kurtuluş gelen bir anlayışın, bugün Millî Eğitim’i yönetiyor olması ülkemiz adına düşündürücüdür.