"Muhammed (ﷺ) bir beşerdir, lâkin diğer beşerler gibi değil
Taşların arasında yakut ne ise; o da insanlar arasında öyledir."
Resul-i Ekrem'e (s.a.v.) karşı yapılan edepsizliği kınıyoruz...
Ş𝐄𝐘𝐇 𝐒𝐄𝐘𝐘İ𝐃 𝐀𝐁𝐃𝐔𝐋𝐁𝐀𝐊İ 𝐄𝐋𝐇Ü𝐒𝐄𝐘𝐍İ 𝐇𝐀𝐙𝐑𝐄𝐓𝐋𝐄����İ𝐍İ𝐍 İ𝐋İ𝐌 𝐕𝐄 İ𝐑Ş𝐀𝐃 𝐇İ𝐙𝐌𝐄𝐓𝐋𝐄𝐑İ
Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni kuddise sırruhû, ilim ve irşad hizmetlerini hayatının merkezine almış, tasavvufun temel sütunları olan şeriat, sünnet-i seniyye ve adaptan asla taviz vermemiş büyük bir mürşid-i kâmildi. O’nun irşad yolu, yalnızca sözle değil, fiili olarak ortaya koyduğu ilim temelli hizmetlerle şekillenmişti. Zira tasavvuf yolu ancak ilimle yükselebilirdi; ilimsiz bir tasavvuf ise buz üzerine kurulan bir binadan farksızdı.
Bu hakikat doğrultusunda, O’nun rehberliğinde medreseler inşa edildi; on binlerce talebe bu medreselerde ilim tahsil etti, binlerce alim yetişti. O, başta talebeler olmak üzere ilim ehline çok kıymet verdi. Medreselerin ve talebelerin durumlarını her zaman yakından takip eder, alimlerle beraber olmayı her zaman gönülden arzulardı. Yanındaki alimlerin ve medreselerindeki talebelerin çokluğu bir şükür ve mutluluk vesilesiydi O’nun için. Ömrünün son demlerinde, sağlık durumu çok uygun olmamasına rağmen ilim ehli ve talebelerle birlikte olmak için icazet merasimine katıldı.
O’nun her aşamasına bizzat riyaset ettiği bu medreselerden yetişen alimler yıllarca şeriatı, sünnet-i seniyyeyi ve adabı anlattılar. Dergahlarda kurulan ilim halkaları her geçen gün genişledi. Böylece Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni hazretlerinin irşadı ülkemizin ve dünyanın her yerinde ilim temeli üzerine büyüdü. O sofradaki gönüllerin sayısı önce yüzbinler sonra milyonlar oldu otuz sene içinde. Cenazesi çok sevdiği Menzil’e getirildiğinde irşadıyla gönlüne dokunduğu milyonlarca insan O’nu bekliyordu.
Ne var ki böylesine aşikâr hakikatler ortadayken, Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni hazretlerinin vefatının ardından, O’nun sağlığındaki hizmetlerin ilim ve irşaddan uzaklaştığına dair iddialar dile getirilmiştir. Bu tür iddiaların ne kadar temelsiz olduğunu görmek için O’nun riyasetinde gerçekleştirilen ilim ve irşad hizmetlerine bakmak yeterlidir. Bu hizmetler de milyonlarca insanın hüsn-ü şehadetiyle sabittir.
Böyle bir zatın, asli vazifesinden uzaklaştığını iddia etmek, sıradan bir şekilde yanlış anlaşılma ya da basiret bağlanması olarak tarif edilemez. Bu iddialar ancak yapılan ilim ve irşad hizmetlerini görmezden gelmek isteyenlerin, O’nun meşrebini unutturmak isteyenlerin dile getireceği sözlerdir. Bu iddialar, o hizmetlere riyaset eden Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni hazretlerinin hatırasına saygısızlıktır.
Bugün geldiğimiz noktada bu eleştirileri dile getirenlerin başta Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni hazretleri olmak üzere geçmiş büyüklerimizin usul ve meşrebinden giderek uzaklaştıkları üzücü ama ibret alınması gereken bir gerçektir.
Şer-i şeriften, sünnet-i seniyyeden ve tasavvuf adabından uzak birtakım popülist söylemler aracılığıyla oluşturulan suni ihtilaflar sonucunda asli vazifelerin yapılamayacağı ve nihayetinde asli gayeye ulaşılamayacağı da gayet açık bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır.
Cenâb-ı Hak ümmet-i Muhammed’in gerçek dertleriyle dertlenebilmeyi bizlere nasib eylesin. Şeyh Seyyid Abdülbaki Elhüseyni hazretlerinin 30 yıllık irşadı boyunca hiç taviz vermediği şeriat ve sünnet-i seniyye doğrultusunda ilim ve irşad hizmetlerini yürütebilmeyi, niyeti bu yönde olan herkes için kolaylaştırsın ve bereketli eylesin.
Gençlik için hiç durmadan hayal etmeye ve üretmeye teşvik eden festival #TEKNOFEST ile ilgili duygularını bu gönderiyi alıntılayarak #GençliğeDeğer ve #GelecekSenOl etiketleriyle paylaş, çekilişle Teknofest montu kazanan 3 kişiden biri de sen ol 🚀
Büyüklerimiz Sadat-ı Kiram’ın meşrebini
bozmayı hedefleyen bu süreçte
mutabaata sarılarak sabırla yoluna
devam etmektedir. Büyüklerimizin
beyhude gündemlere, sosyal medyadaki
tartışmalara, bunlara cevap verilmesine,
tepki için bile olsa paylaşılmasına
rızası yoktur.