İnsan doğası tartışmasına dahil olmak için işçi bencilliğine sığındım… ama gerçekten bıktım artık bu anasınıfı analizlerinden. Bilimi takip edin sayın liberal akademiklerimiz. Bize zekanız ve kabiliyetiniz de bir ders. Eleştiriyor ve paylaşıyoruz.
Ben hep şunu savunuyorum. Kısırlaştırma yapılmadan, sokağa terk edilmeye çok büyük cezalar verilmeden, kaçak üretim durdurulmadan sokaktaki köpek popülasyonunun önüne, geçmenin mümkün olmadığını söylüyorum. Bu durumda şunu tekrar söylemek isterim. Ben asla ve asla sokakta köpek olmasını savunmuyorum ( Barınak kapasiteleri yeterli olmadığı için çözüm öneriniz olması kaydıyla) Bunu bir tarafa koyalım. . Sayın İçişleri Bakanına sormak isterim. Bir siyasetçi ve siyasi olarak bu konuda kendisini bağladı. Dedi ki yılbaşına kadar Sokakta sokak köpeği kalmayacak. Kabul edelim. Sayın Bakan verdiği sözü tutmuş olsun. Ama diyelim ki eğer yılbaşından sonra tekrar köpek popülasyonu artar ise ve bu artıştan sonra yeniden istenmeyen olaylar olursa bunun sorumluluğunu alacak mı kendisi? Ya da bunun sorumlusu kim olacak? Rica etsem küfür etmeden cevap verebilecek arkadaşlar var mı? Teşekkür ederim. @Akparti@TC_icisleri@mustafaciftcitr
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
"BİBERONU SOKABİLMEK İÇİN MÜCADELE VERDİK."
Ramazan Gülten: "Kızımın dünyaya geldiğini, doğumdan tam 10 saat sonra, avukat görüş kabininde öğrendim.
Sonraki hafta, şansımıza, açık görüş haftasıydı.
Henüz 1 haftalık olan kızımla 1 saatliğine tanışabildik. Biberonunun içeri alınabilmesi için bile mücadele etmek zorunda kaldık.
Bugün kızımız Maya, 11 aylık. Bir sürü ilkini kaçırdım, saymakla bitmez.
İlk kez "baba" dediğini ise mahkeme salonunda eşimin aktarımıyla öğrendim. Önümüzdeki pazar, ilk Babalar Günümüz. Sırada ilk yaşı, ilk adımları ve daha nice ilkleri var.
Bugün bu mahrumiyetin içinde elimden gelen tek şey, kızıma 2 masal kitabı hediye etmek oldu.
Hücremin avlusunda gelişini izlediğim yavru kuşlardan ilham alarak, Kapalı Kapılar Ülkesi'nden yola çıkan cesur bir müjde kuşunun, kızımın dünyaya gelişini müjdelemek için yaptığı yolculuğu ilk masal kitabımda anlattım.
Kızımın, Sık Ağaçlar Ülkesi'nden Kapalı Kapılar Ülkesi'ne yaptığı ilk buluşma yolculuğunu ise ikinci masal kitabımda anlattım.
Aslında bu iki kitap; bir babanın özlemi, bir annenin fedakarlığı ve bir ailenin birbirine tutunma çabasıdır. Her zorluğun üstesinden gelen eşim de bu masal kitaplarını resmetti.
Biz, birlikte yaşayamadığımız anıları unutulmasın diye masallara dönüştürmek zorunda kaldık."
#ibbdavası @pinarcaliskn
Binalardan çıktık, milletle yürüyoruz.
Bugün Tarihi Ulus Hali’nde esnafımızla, vatandaşlarımızla bir aradaydık. El sıktık, yüz yüze baktık, umut gördük.
Millete sırtını dönenin yolu daralır. Yönü şaşar.
Bizim yolumuz açık, yönümüz millettir.
Millet bizimledir!
📍 Antalya’nın Serik ilçesindeki Aspendos Antik Kenti yer alan Tiyatro Caddesi'nde ortaya çıkarılan mozaiğin merkezinde, kente hayat veren Eurymedon Nehri'ni simgeleyen "Genç Eurymedon" tasvirinin yer alıyor.
Haberi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabında paylaştı. Saz yaprakları, amphora ve balık figürleriyle zenginleşen bu kompozisyonun, suyun, bereketin ve yaşamın simgesel anlatımını yansıttığını belirten Ersoy, şunları kaydetti: "Küçük tesseralarla oluşturulan renk geçişleri, ayrıntı zenginliği ve yüksek işçilik kalitesiyle dikkat çeken eser, mozaik sanatında oldukça nadir rastlanan nehir tanrısı betimlemelerinden biri olmasıyla da ayrı bir önem taşıyor. Bu keşif, yalnızca Aspendos'un sanatsal zenginliğini ortaya koymakla kalmıyor, Roma Dönemi Anadolu mozaik sanatına ilişkin önemli bilimsel veriler de sunuyor" dedi.
Bakanlıktan konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, Aspendos Akropolisi ile tiyatroyu birbirine bağlayan Tiyatro Caddesi'nin doğu meydanında yürütülen çalışmalarda, meydan ile doğu sur duvarları arasında yaklaşık 6x25 metre ölçülerinde mozaikli bir mimari yapı ortaya çıkarıldı.
İlk değerlendirmelere göre, yapının milattan sonra (MS) 3'üncü yüzyıl başlarında havuz olarak inşa edildiği, şimdiye kadar kazısı tamamlanan yaklaşık 6x7,50 metrelik bölümde açığa çıkarılan mozaik döşemenin ise henüz kazılmamış alanlarda da devam ettiği verilere yansıdı.
Yapının, MS 262 depreminin ardından iç duvarlarla bölünerek farklı mekanlara ayrıldığı değerlendiriliyor. Aspendos Antik Kenti’nde kazılar Doç. Dr. Mustafa Bilgin başkanlığında devam ediyor. Kaynak: AA (18.06.2026)
Yağma düzeninin resmi itirafı...
1993-2025 yılları arasında sadece 96 projeye ÇED olumsuz kararı verildi.
32 yılda sadece 96 ret kararı
Buna karşılık tam 83 bin 925 projeye ÇED gerekli değildir kararı verilerek ormanlar, tarım alanları ranta açıldı.
Bu çevrenin korunduğunu değil, rantın kurumsallaştığını gösteriyor...
İsmail Arı gazetecilikten 75 gün tutuklu kaldı, şimdi de "adli sicili" gerekçe gösterilerek basın kartı iptal edildi. Oysa ceza bile almadı. İktidarın canını sıkan gazeteciye basın kartı verilmiyor. Gazetecilik kartla yapılmaz ama bu mesleki faaliyetin kısıtlanmasıdır.
İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, Maltepe’deki evinin önünden kaçırıldı. 14 saattir haber alınamıyor. Erhan Karaal dün akşam saat 21.00 sıralarında evinden çıktı ve arabasının yanına gitti. Ailesi ile bir ziyarete gideceklerdi ve aracın başında onları bekliyordu. Bu sırada yanında duran araçtan inen 3 kişi Erhan Karaal’ı kafasına vurarak darp etti ve geldikleri araca bindirdiler. Bir iddiaya göre; kafasına siyah çuval geçirdiler. Erhan Karaal’ın çocuğu ve bir komşusu kaçırıldığı anları gördü.
Eşi karakola giderek başvurdu. Erhan Karaal’ın aynı sokakta bulunan bir araçla aynı model, renk olan plakası kopyalanmış bir araçla kaçırıldığı tespit edildi. Arama çalışmaları devam ediyor.
Yandaş vakıfları doyuramadık!
Yandaş vakıflara yılın ilk 5 ayında yaklaşık 500 milyon TL aktaran AKP iktidarı, yoksulluk ve geleceksizlikle boğuşan gençleri çoktan unuttu
https://t.co/OGdGKq6G10
Bugünün BirGün’ü
İSO 500 listesinden görünen uçurum tablosu: İşçiye 1 patrona 1428
Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu kârını yüzde 57 artışla ilk kez 1 trilyon liraya çıkardı!
İşçiye yarattığı değerden pay düşmezken, patronlar yüksek faiz giderlerinden dertli. Listede en dikkat çeken detay ise savaş sanayisinin yaptığı dev sıçrama.
🗞️Evrensel bayide
Devlet, milletle mücadele etmeyi bırakıp milletin aklını, vicdanını ve iradesini kendi stratejik aklıyla buluşturmak zorunda.
Çünkü demokrasimizin de güvenliğimizin de kalkınmamızın da toplumsal barışımızın da tek yolu budur.
Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun mücadelesidir.