Yıllardır söylüyoruz: Yolsuzluk varsa yoksulluk da vardır. Siyaset şeffaflaşmadan, hesap verebilirlik sağlanmadan yoksulluktan kalıcı olarak kurtulmak mümkün değildir.
Şimdi sıra, siyasiler için de geçerli olacak güçlü bir “Nereden Buldun?” yasasını derhal hayata geçirmekte.
Kamu görevinde bulunan herkesin mal varlığı, gelirleri ve bunlardaki değişimler şeffaf ve denetlenebilir olmalı. Halkın parasını yönetenler, halka karşı hesap verebilmelidir.
Temiz siyaset, şeffaf yönetim ve güçlü denetim; adil ve müreffeh bir toplumun temelidir.
Bugün, Galatasarayımıza futbolcu ve teknik direktör olarak hizmet ederek tarihe geçmiş başarılara imza atan efsanemiz Fatih Terim’in doğum günü! 🎂
👑 Nice mutlu ve sarı kırmızı yıllara İmparator @fatihterim! 💛❤️
İsrail’in Ebu Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği saldırı ve Başbakan Netanyahu’nun “Türkiye’ye mesaj verdik, daha iyi anlamalarını sağladık” sözleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine karşı açık bir tahrik, kaba bir saygısızlık ve bölgesel barışa yönelik doğrudan bir tehdittir.
Hiçbir devlet, hele ki İsrail, Türkiye Cumhuriyeti’ni “hizaya çekmek” ya da “ayar vermek” gibi bir dil kullanamaz. Bu üslup, egemen bir devlete yönelik kabul edilemez bir kibir ve küstahlıktır. Türkiye, tarih boyunca bağımsızlığını ve onurunu korumuş bir millettir; kimse bu topraklara “mesaj” vermeye kalkışamaz.
Bu kışkırtıcı dil ve fiilî saldırı, Suriye’deki hassas dengeyi bilinçli biçimde bozma, gerilimi tehlikeli noktalara taşıma ve bölgeyi istikrarsızlaştırma niyetini açıkça ortaya koymaktadır.
Millî çıkarlarımız ve bölgesel istikrar, bu tür küstahlıklara karşı kararlı, soğukkanlı ve net bir tutum gerektirir. Türkiye Cumhuriyeti, egemenliğine ve uluslararası hukuka dayalı duruşunu asla taviz vermeksizin sürdürecektir.
İsrail’in bu pervasız tutumu, yalnızca Türkiye’ye değil, tüm bölgeye yönelik bir tehdittir.
Bu, tarihe kara bir leke olarak geçecek basit bir hareket değil; engel olunmazsa bütün coğrafyayı cehenneme çevirme kastını ilan etmiş bir ülkenin aktif saldırısıdır.
Ekrem İmamoğlu tıpkı Haluk Levent gibi yuhalanacaktı.
Fakat F tipi taktiğiyle seçime 4,5 yıl varken apar topar tek adaylı parti içi CB adayı belirleme saçmalığıyla kendini aday yaptırttı.
Seçime 4,5 yıl varken, Chpliler hop ne oluyor hayırdır demedi.
Özel uçakla şehir şehir gezip ön aldı, milleti uyuttu kandırdı.
Bakın bunlar hep F tipi algı mühendisliği.
Milletin beynini uyuşturdu, “Erdoğan beni yenemeyeceği için siyasi kumpas kuracak” algısını milletin beynine yerleştirdi.
Tutuklandıktan sonra, milletle dalga geçet gibi adaylık seçimi yaptılar her yere sandık koyup çuval çuval oy attılar. Sonra çıkıp adayımız Ekrem 15,5 milyon oy aldı dediler. Bu olay tarihe “Bir kalpazanın taktikleri” olarak geçti.
Tüm bu F tipi taktikler sayesinde Haluk Levent gibi olmaktan kurtuldu.
Millet şuan yeni uyanıyor. Duruşmalarda yerin dibine giriyor.
Başta olmadı ama sonu hızla Haluk durumuna doğru gidiyor!
Genel Başkanımız Doğu Perinçek:
"Bize sonuç itibariyle neyi dayatıyorlar? Orada şeyhin müridi olmayı, ağanın marabası olmayı. Onun için zincirleri kıran bir sürece girdi Türkiye."