من نوادر المقاطع
📜 حائل | ١٣٩٣هـ – ١٩٧٣م
خلال زيارة الملك فيصل بن عبدالعزيز -رحمه الله- إلى حائل عام ١٣٩٣هـ الموافق ١٩٧٣م، ألقى الأستاذ عبدالله بن تركي البكر كلمةً أمام الملك فيصل، ممثلًا لأهالي حائل في حفل الاستقبال.
وكانت كلمةً في غاية الروعة والبلاغة، أبدع في ارتجالها، وجاءت معبّرةً عن مشاعر أهالي حائل واعتزازهم بزيارة مليكهم، في موقف بقي حاضرًا في ذاكرة أبناء المنطقة.
وتُعد هذه المناسبة من المواقف البارزة التي أظهر فيها عبدالله البكر قوة البيان وحضور البديهة، حين وقف أمام الملك فيصل وأهالي حائل مرتجلًا كلمته بكل ثقة وفصاحة.
#حائل
#زيارة_الملك_فيصل_لحائل
#الملك_فيصل
#تاريخ_حائل
#حائل_قديمًا
#صور_من_الزمن_الجميل
#الزمن_الجميل
#ذكريات_الزمن_الجميل
#السعودية_قديمًا
يشكّل إعلان الجامعات عن أساتذة طارئين(متعاونين) ظاهرة يجب الوقوف عندها… فهذا السلوك ستدفع الجامعات ثمنه من رصيدها العلمي؛ إذ لا تُبنى العقلية البحثية والأكاديمية بالتعاقدات العابرة، أو الوقتيّة لسدّ عجز جدول دراسي، ولا يُصنع العمق الأكاديمي بمن لم يتدرج في بيئته ومسالكه. الجامعة التي تستسهل الحلول المؤقتة ستجد نفسها -مع الوقت- أمام ضعف في التراكم البحثي وتراجع في هويتها العلمية…!!!
#وزارة_التعليم @moe_gov_sa
@texx552277 انا مر علي تقريبا نفس المشكله مع الراجحي، ذهبت لاسأل الموظف عن نسبة الفائدة لو حبيت اطلع قرض شخصي فقط ومشيت (بعد ماأخذ كل بياناتي) بعد يومين لقيت مسحوب مبلغ من حسابي عندهم ، رحت سألت قالي الموظف هاذي رسوم إدارية للقرض، اي قرض ووين هالقرض وكم معدل الفائده وكم المبلغ؟ ههههه
Masasına tam 1.000.000 dolar nakit ödül koydular. Dünyanın en prestijli üniversiteleri, Harvard ve Stanford, ona açık çek sunmak için kapısında yatıyordu.
Ama o, parayı ve şöhreti elinin tersiyle itti. Annesinin rutubetli, döküntü evine geri döndü ve ormana mantar toplamaya gitti.
Karşınızda tarihin en gizemli ve en tavizsiz dehası: Grigori Perelman.
Yıl 2002. Perelman, matematikte 100 yıldır dünyanın en parlak beyinlerinin uğraşıp da çözemediği o meşhur "Poincaré Sanısı"nı çözdü. Hem de basın toplantısı yapmadan, hiçbir dergiye kapak olmadan, sessizce internete 3 sayfalık bir PDF yükleyerek.
Bilim dünyası şoka girdi. Herkes bu darmadağınık saçlı, eski püskü giyinen adamın peşine düştü.
Ona "Fields Madalyası" (Matematiğin Nobel'i) vermek istediler. İspanya kralı onu sarayına davet etti. Perelman'ın cevabı buz gibiydi: "İstemiyorum."
Herkes onun delirdiğini düşündü. Bir insan neden milyonlarca doları ve sonsuz şöhreti reddederdi ki?
Çünkü Perelman için mesele hiçbir zaman para, statü veya insanların alkışı olmadı. O, sadece evrenin nasıl işlediğini anlamak istiyordu. Problemi çözdüğü an, oyun onun için bitmişti. Sonrasındaki ödül törenleri, kameralar ve sahte tebrikler ona sadece bir sirk gibi geliyordu.
Perelman, modern dünyanın en büyük hastalığına tek başına kafa tuttu: "Onaylanma ihtiyacı".
Bugün hepimiz; birileri bizi beğensin, takdir etsin, sosyal medyada alkışlasın diye kendi hayatımızı köleleştiriyoruz. İstemediğimiz hayatları, başkalarına gösteriş yapmak için yaşıyoruz.
Perelman ise bize şunu gösterdi: Eğer yaptığın işin değerini gerçekten biliyorsan, başkalarının sana vereceği hiçbir madalyaya ihtiyacın yoktur. Amacı olan bir zihni, hiçbir para satın alamaz.