Murat Bardakçı'nın "Dedelerimizin mezar taşını okuyamıyoruz" diyenlere verdiği yanıt:
▪️Osmanlıca diye bir dil yoktur. Bunu bir kere kafanıza sokun.
▪️O, Arap ve Fars alfabesiyle yazılmış bildiğimiz Türkçedir.
▪️Efendim neymiş, "Bir gecede cahil bırakıldık, dedelerimizin mezar taşını bile okuyamıyoruz" diyorlar.
▪️Yahu senin deden sadrazam mıydı? Şeyhülislam mıydı, vezir miydi senin deden?
▪️Anadolu'daki sıradan adamın, senin o köydeki gariban dedenin işlemeli, yazılı bir mezar taşı falan yoktu!
▪️Başucuna bir tane tahta parçası ya da şekilsiz, yuvarlak bir taş koyarlardı.
▪️O da zaten yağmurdan, çamurdan yıllar içinde çürüdü, kayboldu gitti.
▪️O okuyamadığın, sanat eseri gibi mermerden oyulmuş, üstünde hat sanatı olan o kavuklu mezar taşları paşalara, üst düzey devlet adamlarına ait.
▪️Senin dedene değil!
SON DAKİKA / İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklaması:
“Sarıyer’de gerçekleştirilen CHP etkinliğine cast ajansı ile anlaşılarak gerçekte üye olmayan şahısların götürüldüğüne yönelik iddialar ve buna yönelik yapılan yayınlara ilişkin müşteki vekilinin Cumhuriyet başsavcılığımıza sunmuş olduğu şikayet dilekçesi akabinde soruşturmaya başlanılmış olup araştırmalar sonuçlandığında şikayet edilen kişilerin ifadelerine başvurulacaktır.”
Prof. Dr. Erhan Afyoncu’dan Lozan’ı eleştiren tarih bilmez cahillere:
▪️Öğrenciliğimden beri bunu izledim.
▪️Lozan şöyledir, Lozan böyledir filan…
▪️Ya sen Lozan'ı imzalamasaydın ne imzalayacaktın yani?
▪️Kayseri, Sivas, Tokat üçgeninden oluşan bir devlet olacaktı elinde!
▪️Başka bir şey kalmayacaktı ki!
▪️Yani 3 tane, 4 tane vilayet!
▪️Ve şu olabilir, önce siz Lozan'ın yarısı kadar bir başarı elde edin mesela!
THY'de 'overbook' krizi!
Bodrum-Ankara uçuşunda kapasite fazlası bilet satıldığı iddiasıyla, check-in işlemini tamamlayıp koltuğu bulunan bir yolcu uçaktan indirilmeye çalışıldı.
Polisin çağrıldığı olayda yolcu, "Koltuğum var, beni zorla indirmeye çalışıyorlar. Bu bir Türk Hava Yolları rezaletidir." diyerek tepki gösterdi.
Notere gittim. Adıma Antalya'dan bir satış aracılığı için vekalet verilmiş. Antalya'daki noter vekalet ücretini almış vekaleti bu dijital dünyada sisteme taramış. Bunu ne için yapmış? Türkiye'nin neresinde olursa olsun bu vekalet sistemden alınsın ve kullanılsın diye. E peki ne oldu?
Ben notere gittim vekaleten satış vereceğim. Noter katibine
"sistemde vekaletim var" dedim.
Katip "Olsun beyefendi biz burada nüsha çıkarıp aslı gibidir yapmak zorundayız" dedi
"yapın o zaman" dedim.
"1592 lira ücreti var" dedi.
"nasıl ya? biz zaten vekalet ücreti verdik 1800 lira"
"yapacak bir şey yok kurallar böyle"
Uzatmayacağım bu ülkede sağmal inek muamelesi görüyorum ve sahibim yok. Ben bu sistem için para söğüşleme aracıyım.
İtiraz ettiğimde ise aldığım cevap şu: İşine gelmiyorsa yapma!!!
Benim adım yok. Biliyorum yalnız değilim.
İşi gereği sürekli Türkiye'ye gidip gelerek araç kiralayan bir gurbetçi, son ziyaretinde yaşadığı mağduriyeti "bu sefer Türkiye'ye gittiğimde öpüldüm" diyerek ifade edip, araç kiralama sektöründe maruz kaldığı dolandırıcılık yöntemini anlattı.
2022’de TBMM’de, Gülistan Doku için verilen önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedilmişti.
İşte AKP Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar’ın muhalefeti suçladığı konuşma:
“İstismar ve provokasyon olsun diye her şeyi yapıyorsunuz. Tunceli Valiliği ailenin bir dediğini iki etmemiş.”
Gözaltına alınan gazeteci İsmail Arı'nın menzil videosu tekrar gündeme geldi:
"Hangi taşı kalırsanız altından menzil cemaati çıkıyor. Nerde para varsa ordalar.
Çiftlikleri var.
Et üretiyorlar.
Peynir üretiyorlar.
Sucuk markaları var.
Bal markaları var.
Baharat markaları var.
Danimarka'da bile dergahları var.
Orta Asya'da büyük bir yapılanmaları var.
Kur farkından dolayı Yurtdışı örgütlenmesine çok önem veriyorlar.
Aslında ikinci bir Fethullahçılar.
Onlardan boşalan koltukları hızla dolduruyorlar."
#İspanya’ya taşındıktan sonra şunu çok net fark ettik:
Asıl fark burada yaşamaya başlayınca değil,
Türkiye’ye gidip gelince hissediliyor.
Çünkü değişen sadece ülke değil.
İnsanın içindeki tempo değişiyor.
Düşünme şekli değişiyor.
Hayata bakışı değişiyor.
Türkiye’de görünmeyen bir şey var:
İnsanın içinden hiç susmayan bir ses.
Sürekli konuşan.
Sürekli dürten.
Sürekli hatırlatan:
“Geç kalıyorsun.”
Uyanıyorsun, o ses.
Yola çıkıyorsun, o ses.
Trafikte, işte, evde…
Hep orada.
Görünmüyor.
Ama herkes onunla yaşıyor.
Herkes biraz acele.
Herkes biraz gergin.
Herkes biraz yorgun.
Çünkü kimse sadece yaşamıyor.
Herkes bir şeye yetişmeye çalışıyor.
Ama kimse tam olarak neye yetiştiğini bilmiyor.
Sonra başka bir yere geliyorsun.
Aynı dünya.
Aynı saat.
Aynı gün.
Ama o ses…
yok.
Kimse seni itelemiyor.
Kimse arkandan “hadi” demiyor.
Zaman akıyor…
ama seni sürüklemiyor.
İnsanlar çalışıyor.
Ama kendini tüketmeden.
Dükkanlar kapanıyor.
Siesta yapılıyor.
İnsanlar dinleniyor.
Ve ilk başta anlam veremiyorsun.
“Nasıl yani?” diyorsun.
“Hayat durur mu?”
Sonra anlıyorsun.
Hayat durmuyor.
Sadece insanı ezmeden akıyor.
Para burada da önemli.
Ama kutsal değil.
Kimse hayatını onun etrafında yakmıyor.
Çünkü insanlar bir şeyi unutmamış:
Yaşamak…
sadece kazanmak değil.
Sonra çocuklara bakıyorsun.
Koşmuyorlar.
Yarışmıyorlar.
Kıyaslanmıyorlar.
Sanki bir yerlere geç kalmıyorlar.
Ve bu çok garip geliyor.
Çünkü biz…
hep geç kalıyormuşuz gibi büyüdük.
En ağır fark burada başlıyor.
Bir yerde insan
hayata yetişmeye çalışıyor.
Diğer yerde ise
hayat insanı bekliyor.
Ve insan bir gün fark ediyor:
Yıllarca koşmuş.
Ama kimse sormamış:
Nereye?
Yorulmuş.
Ama durmaya cesaret edememiş.
Çünkü durursa…
geri kalacak sanmış.
Oysa bazı yerlerde kimse kimseyle yarışmıyor.
Ve bu yüzden
kimse kendini kaybetmiyor.
Sonra çok geçmeden şu gerçek çarpıyor:
Biz hayatı kaçırmaktan korkarken,
aslında hayatı yaşamayı kaçırmışız.
Ve en sessiz kayıp şu oluyor:
Ne para…
ne zaman…
En çok kaybettiğimiz,
bir daha geri gelmeyecek olan şey oluyor:
Çocuklarımızın çocukluğu.
#borsaistanbul #tly #phe
İmam olduğu iddia edilen ve “Allah İran’ı cezalandırıyor” diyen halil konakçı adındaki şahsın morali bozulur mu bilmiyorum ama Allah İran’ı değil de siyonist israil’i cezalandırıyor gibi geldi bana…🤔
Kur’an’a Hizmet Vakfı, Fatmanur Çelik ve gencecik evladı İkra’nın hayatını kaybetmesine neden olan Ayhan Şengüler ve onun tarikat bağlantıları hakkında konuştuğumuz için partimize ihtar göndermiş!
Bu iş burada kalacak sanıyorsanız, bir ihtarla sineceğimize inanıyorsanız vay halinize.
Fatmanur bu tarikatın yetkilileri tarafından tehdit edildiğini söylerken, “ölürsem intihar demeyin” derken tek kelime açıklama yapmayanlar şimdi kendi itibarının peşine düşmüş!
Elinizden geleni ardınıza koymayın. Ne bu işin peşini bırakacağız ne de sizden korkup sizin gibi olacağız.
Dini alet ederek insanları istismar eden kim varsa hesap soracağız, bu da böyle bilinsin!