Sürekli bi üretim halindeyim. Ofiste dilekçe yazıyorum, eve gidiyorum tez yazıyorum, görüşmeler yapıyorum planlar yapıyorum yapıyorum yapıyorum sürekli bir sirkülasyon var hayatımda. Yorulmaya bile vaktimin olmadığı zamanlar.
Bi anda tükenmiş hissedince farkındayım ve yine devam
Benim hatam ne biliyor musunuz? Herkese fikrini soruyorum sonra da herkes hakkı gibi sormadıklarıma bile yorum yapıyor. Salak mıyım neden soruyorum? Sormadan yap istediğini onlar ne demiş ne düşünmüş sanane! Ama yok ille bir sorucam. Malım
Bugün adliyede duruşma beklerken bir tane teyze“ eskiden Avukat deyince içimiz sıkılırdı şimdi bakıyorum da avukatlar cıvıl cıvıl gözüm gönlüm açıldı vallahi çok güzelsiniz“ dedi. Ama ben diyemedim SENİ YERİM TEYZEEĞĞĞ diye
Bir de bu tür etik yoksunları var ya. Sen o tereyağına layık mısın? Elin çocuğunu nasıl çekip sosyal medyaya koyuyorsun? Nasıl ince düşünce,nasıl mahcubiyet içeriyor o hediye.Hediyeler yasaklansın abi.Bizim de paramız yoktu o zaman yapay çiçek vermek modaydı. Alamadık. Evdeki eski bir yapay çiçekten kesip defter cildinden de çiçek buketi yapıp götürmüştüm. Arkadaşlarım yeni yapay çiçek almıştı ama. Bunu hala hatırlıyor olmam travma,çok üzülmüştüm.Her yıl kaç tane çocukta böyle yaralar açılıyor. Öğretmenler çocukların el emeği yazı,resim dışında bir şey kabul etmesin,edemesin.