deniz kenarında, akşam güneşiyleyiz. sen en güzel gülümsemeni almışsın; hiçbir şeye yetişmek zorunda değiliz. sabah erken uyanmalar yok. otobüs durakları yok. patron yok. sen ve gülümsemen var sadece. tek derdimizin hızla esen rüzgâr olduğu bir andayız.
“zevkler, bir okul avlusundaki çocuklar gibi, kalbinin üzerinde o kadar tepinip durmuştu ki orada hiçbir yeşillik bitmiyor ve oradan kim geçerse, çocuklardan daha sersem, onlar gibi adını duvara kazımayı akıl bile edemiyordu”