Her güne okullarda öğretmenlere ve öğrencilere dönük yeni bir silahlı saldırı haberiyle uyanıyoruz. Son olarak bugün Osmaniye'de bir öğretmen, okuldayken uğradığı saldırıda hayatını kaybetti.
Tarikatların bakanı Yusuf Tekin, istifa etmen için daha kaç insanın can vermesi gerekiyor? Nasıl olsa zengin çocukları özel okulda güvenle okuyor diye mi rahatça koltuğunda oturmaya devam ediyorsun? Okullar savaş alanına döndü, derhal istifa et!
Osmaniye’de bir öğretmen okulunun bahçesinde silahla vurularak hayatını kaybetti. Öğrenciler ve öğretmenler kendi okullarında saldırıya uğrarken, her saldırının ardından hiçbir şey olmamış gibi devam edilmesi normal değil.
Çocuklarımızın eline silah nasıl geçiyor?
Dünyada sivil silah sahipliğini çok sıkı biçimde sınırlandıran ülkeler var. Türkiye de çocukların yaşam hakkını merkeze alan, silaha erişimi ciddi biçimde azaltan daha güçlü bir güvenlik politikası oluşturmak zorunda.
Van’da 7. sınıfta okuyan kız öğrenci okula pompalı tüfekle geldi!
Olay, Tuşba’nın İstasyon Mahallesi’ndeki Polatoğlu İlk ve Ortaokulu’nda yaşandı. 7. sınıfa giden kız öğrenci okula pompalı tüfekle geldi.
Durumu fark eden vatandaşlar tüfeğe müdahale edip silaha el koydu ve polise haber verdi.
Okula çok sayıda polis ekibi sevk edildi. Ekipler silahı teslim aldı ve okul çevresinde güvenlik önlemlerini artırdı.
Olayın duyulmasının ardından veliler okula gelip çocukları hakkında bilgi almaya çalıştı.
Polis, silahın okula nasıl getirildiğine ilişkin inceleme başlattı.
@ucimorgtr@yucelceylancom
Deniz Göktaş’ı serbest bırakın.
Deniz Göktaş'ı serbest bırakın.
Deniz Göktaş'ı serbest bırakın
Deniz Göktaş'ı serbest bırakın
Deniz Göktaş'ı serbest bırakın
DENİZ GÖKTAŞ'I SERBEST BIRAKIN.
DENİZ GÖKTAŞ SAVUNMASINI ŞÖYLE BİTİRDİ:
Halkı kin ve nefrete teşvik suçlamasına dâhil 3 cümle, beni siyasi sebeplerle sevmeyen ve itibarsızlaştırıp ceza almamı isteyen sosyal medya trollerinin yapay bir şekilde hedef göstermesinden ibarettir. Oruç tutmada açlık sinirine atıf vardır, 4. kitapta saygısızlık yoktur ve dalgıç şakası bu düşmanca yaklaşan hesapların aceleyle yaptıkları bir hatadır. Halk, 500 CİMER şikâyetinden ibaret değildir. Bir kampanya ile hedef gösterilmemin önünün açılmaması gerektiğini düşünüyorum. Cümlelerimin arkasındayım, beraatimi talep ediyorum.
Şu ana kadar kendimi savunduğum 4 cümle, hem tutuklanmama sebep olan hem de 61. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 30 gün önce hakkımda tahliye kararı verilen suçlamalardır. Tutuklanmamdan 57 gün sonra, tam tahliye edildiğim gün, aynı gösteriden 3. suçlama olarak Daltonlar çetesini övdüğüm gerekçesiyle tutuklandım.
İçinde bulunduğum toplumun önemli ve güncel bir problemini mesleğim çerçevesinde, mizahi ve kinayeli bir üslupla dile getirdim. Bu suç şebekelerinin nasıl çalıştığını anlatan bir gazeteci ya da hakkında bir iddianame düzenleyen bir savcı işini ne kadar doğru yapıyorsa, bir komedyen olarak bu şaka ile benim yapmak istediğim de budur.
Yukarıda belirtiğim gerekçelerle üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum, hakkımda BERAAT ve TAHLİYE kararı verilmesini talep ediyorum.
Hakim “senin gösterin bile 1,5 saat sürdü topla artık sözünü” dedi.
Keşke 1,5 saatlik ve 197 gösterimde milyonlarca insanın kahkahalarla izlediği bir gösteri nedeniyle bir komedyenin nasıl olup da 88 gün kuyu tipi bir cezaevi hücresinde tutulabildiğini de bir hakim çıkıp söylese.
Keşke bir dalgıç şakasını alıp komedyenin açık ifadesinin tam tersinden suç uydurarak iddianameye yazabilen bir savcının nasıl var olabildiğini de sorgulayabilse bir “yargı” mensubu.
Deniz sözlerini tamamladı.
Tüm salon dayanamayıp alkışladı.
Söz avukatlarında.
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
Çağlayan Adliyesi Sarayı’nı hiç bu kadar kapatılmış görmemiştim. Boydan boya bariyer. İçeride işiniz olduğuna dair belge göstermeden almıyorlar.
Dışarıda insanlar yağmur altında buldukları yerlerde barikatlar ardında bekliyor. Bir komedyen koca sarayı kilitletti.
Deniz Göktaş kürsüde;
“3 Temmuzdan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, diğer tutukluların aksine sadece haftada 1 telefonla görüşerek başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim.
Harbiyede kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim.
Yazan çizen insanlara bir otosansür sebebi olduysam tek endişem budur. Lütfen öyle olmasın bilin ki sözlerimiz tahminimizden çok daha etkilidir.
Suçlandığım toplam 4 cümle var. Ben bu cümleleri Harbiye’de beş bin kişiye ondan önce de 197 KEZ Türkiye’nin her yerinde 100 binden fazla seyirciye söyledim.
Hepsinde de kahkahadan ve alkıştan başka tek bir tepki almadım.”
#DenizGöktaşSerbestBırakılsın
AYAKTAYIZ, NÖBETTEYİZ
Ankara'da Danıştay sonrası köylerimizde teyakkuzdayız. Maden şirketi topraklarımıza çökmek istiyor ve hukuku arkadan dolanma girişimlerini duyuyoruz. Yok öyle yağma!
Biz Danıştay'daki duruşmada gördük ki zaten anayasa bizden yana. Ama karşımızda gözü dönmüş bir şirket ve topraklarımızı ona pazarlamak isteyen kurumlar var.
Kabul etmiyoruz!
Topraklarımızı şirket için terk etmeyeceğiz. Sakın, denemeye kalkmayın!
İstifa yetmez, Fatma Betül Sayan Kaya hakkında:
1– Derhal gözaltı kararı verilmeli!
2– Malvarlığına tedbiren el konulmalı!
3– Tüm dijitallerine el konulup inceleme yapılmalı!
4– Bağlantıları tamamen araştırılmalı!
Bu işin üstü böyle örtülemez.
Sarayların değil, halkın sanatçısıydı! Hayatı boyunca dik durdu, ezilenlerin safında yer aldı, devrimci kimliğini hep gururla taşıdı.
Büyük Usta Tuncel Kurtiz’i aramızdan ayrılışının 13. yılında saygı ve özlemle anıyoruz.
Kurtulaşa kadar kavga, sanata kadar özgürlük!
#TuncelKurtiz
Emekli bir yurttaşın intiharının ardından iktidara yönelik tepkiler büyüyor
Ülke genelinde eylem çağrısı yapan SOL Parti, İstanbul’da Kadıköy Kilise Meydanı’nda basın açıklaması gerçekleştirdi
Yapılan açıklamada “Artık fazla söze gerek yok. Yaşamak için, onurlu ve insanca bir hayatı kazanmak için, emeğimiz ve gasp edilen haklarımız için birleşmekten, halkı yoksulluğa boğan bu haramiler saltanatına son vermekten başka yolumuz yok” ifadelerine yer verildi
Haberin tamamı:
https://t.co/7a2vBTjJkT
Ankara'da emekliler "Ekmeğimiz ve onurumuz için paranın saltanatını yıkacağız" diyor.
Türkiye AKP'nin dayattığı yoksulluğa ve sefalete boyun eğmeyecek! @AnkaraTkp
BU BİR ÇAĞRIDIR.
Bu mesajı gören tüm vatandaşları VPN indirmeye davet ediyorum.
Halktan korkuyorlar.
Halkın örgütlenmesinden, tepki vermesinden korktukları için sürekli sansür uyguluyorlar.
Korkun; çünkü siz ne kadar sansür uygularsanız uygulayın, halk örgütlenmeye devam edecektir.