“Kimseden ümmîd-i feyz etmem, dilenmem perr ü bâl;
Kendi cevvim, kendi eflâkimde kendim tâirim.”
(Kimseden hiçbir şey beklemem (ümit, fayda ummam), kol kanat dilenmem;
(Benim) Kendi boşluğum (atmosferim), kendi gökkubbemde (gökyüzümde) kendim (yalnız başıma) uçarım/gezerim.)
Anneannem… Hayatta tanıdığım en iyi insandı, iyi insan olmaya o kadar güzel örnek oldu ki artık kötü olmam gereken yerde dahi olmayı beceremiyorum. Mekânın cennet olsun, yattığın yer incitmesin, seni çok seviyorum. Sensiz her şey çok eksik.
Öğretmenlik şuan yapılacak meslekler arasında en zoru. Şuan kazandigimin iki katını verseler yine öğretmen olmam. Sınıfta birakamiyorsun, dersten atamiyorsun, çocuk ne senden ne ailesinden korkmuyor, sana hakaret ve küfür etse dahi vuramiyorsun. Düşük not versen idare ve aileler başına ekşiyor. Çocuğa karşı hiç bir yaptirim gücün yok. Daha da kötüsü mebte çalışanların %60i kadın olduğu için idareci olsan; ders programını begenmiyorlar, görev versen bana vermedin ona verdin, bana verdin ona vermedin gibi şeylerle tartışma çıkarıp sürekli tat kaciriyorlar. Kisaca mebte hem idareci hem öğretmen olmak için sadece bu işi sevmek lazım başka türlü para veya tatil için falan yapılmaz.
Dik duracaksınız arkadaşlar. Başınıza ne gelirse gelsin kimseye acınızı göstermeyeceksiniz. En acılı gününüzde en güzel kıyafetleri giyip ışıldayacaksınız. Etrafınızdaki birkaç kişi dışında sizin iyiliğinizi düşünen kimse yok. Düşmenizi, tökezlemenizi, acaba ne zaman pes edecek diye sinsice izleyenlerin karşısına en mağrur gülüşünüzle çıkacaksınız. Kimseye zayıflıklarınızı malzeme etmeyeceksiniz. Çünkü bu dünyada yaranızı kime gösterirseniz, ilk fırsatta canınızı tam da oradan yakmaya çalışırlar. Kendi kendinizin merhemi olmayı, kendi küllerinizden yeniden doğmayı öğreneceksiniz.
@Mahmut__ozay 2020 Kpss grubu ek ataması için verdiğiniz mücadeleyi unutmuyorum. O zaman olmamıştı maalesef, emekler beyhudeydi. Eş durumunu beklerken de aynı umutsuzluğa sahiptim. Şimdi ise bu güzel haberle birlikte sevinçten size de verilen çiçek misali açtık. Emekleriniz için teşekkürler 🌸
O sırada zemin katta 6 polis, giriş dahil her katta ayrı ayrı 2 öğretmen bekliyor. Saatine yetişemediğiniz, binayı karıştırdığınız, kimliği unuttuğunuz sınavı kazanmayı hak etmiyorsunuz. Biraz sorumluluk sahibi olun.
Girişler kapanınca kapıdan atladı, sınava alınmayınca ağladı!
İzmir'de YKS sınavının TYT oturumuna geç kalan iki öğrenci, kapının üzerinden atlayarak sınava girmek istedi.
Sınava alınmayan öğrencilerden biri gözyaşlarına boğulurken, veliler ve görevliler arasında gerginlik yaşandı.
"Bu Türkiye'de ne insan olunur..."
Hayatta rabbimin en büyük hikmetlerinden biri bu bence. Eşinle yolların kesişeceği bir zaman var. Sen ne plan yaparsan yap, ne kadar uğraşırsan uğraş bunu sen belirleyemeyeceksin. Ama bu olduğunda da seni bekleyen hakikat, tüm hayallerin, üstünde bir mutluluk. İyi ki, şükür ki…
@bayrakmedya Kalbini yaralayan şeyleri, eksik, yetersiz olduğunu düşündüğü her şeyi rabbim bir anda güzelliklerle değiştirsin, boğazını düğümleyen her şey geçmişte bir anı olarak kalsın, kalan ömrü mutlulukla geçsin inşallah
Yaşı çok genç, duygusal gelişimini tam tamamlamamış, gerçekten sağlıklı ilişki nasıl bir şey bilmeyen, bilmediği için de onu böyle bir şey sanan bir kızcağız… Umarım tez zamanda kurtulsun bu yanılgıdan.
Zeki Müren’in şahane sesiyle hayat verdiği, çok sevdiğim zamansız eser Kahır Mektubu’nun söz yazarı Ahmet Selçuk İlkan’ın aynı zamanda Semicenk’in Batık Gemi’sinin de söz yazarı olması… Bu gece de ziyadesiyle şaşırdık.
Japonya’da özel günlerde yakuta giyen erkekler, kimono giyen kadınlar gördüm. Her gittiğimde de rastladım. Biri Tokyo Hilton otelin lobisinde kahvaltı yaparken denk gelmişti ve hepsi üst düzey iş insanlarıydı. Üzerlerindeki yakuta ve kimonolar ise batı tarzının kıyafet kodunun dışına çıkabilmenin statü ifadesiydi. Keşke bizde de cuma ve bayram günlerinde kaftan giyme adeti olsaydı. Bir kültür düşünün ki geçmişten gelen ve bugün yaşayan hiç bir kültürel kodu, alameti kalmamış, neyi var neyi yok her şeyi iğdiş edilmiş olsun. Kaftan çok şık bir elbise olarak yeniden yaşatılabilir. Bu kültürel kodlarda seküler / muhafazakâr ayrımı olmadan birleşilebilse keşke.
Yetişkinlikten bir şey öğrendiysem o da budur. Her ne olursa olsun ağlasan da zırlasan da kalkıp devam ediyorsun. Çünkü sen üzgünsün diye dünya durup seni beklemiyor maalesef