Anlık olarak kamu diş hekimi sayısı ortalama 15-20 bin civarındayken , önümüzdeki 5 yıl boyunca her yıl yaklaşık 10 bin yeni diş hekimi mezun olacak.
Peki hangi planlamayla, 100 yılda açılan kamu kontenjanına yaklaşan sayıda üniversite kontenjanı tek bir yılda açılıyor?
Bu nasıl bir insan gücü planlamasıdır?
Daha da düşündürücü olan şu: Bir ülkede yayımlanan atama duyurusunda diş hekimlerine ayrılan kadro sayısı nasıl “0” olabilir?
Eğer gerçekten ihtiyaç yoksa, neden vatandaşlar aylar sonrasına diş randevusu alabiliyor? Neden ağız ve diş sağlığı hizmetlerine erişimde hâlâ ciddi sıkıntılar yaşanıyor? Sorun çürüksüz bir toplum olmamız mı, yoksa mevcut insan kaynağının doğru planlanamaması mı?
Bir yanda binlerce genç olarak yıllarımızı vererek mezun oluyoruz, diğer yanda kamuda istihdam kapıları kapanıyor. Kontenjanlar artırılırken istihdam aynı oranda planlanmıyorsa bunun bedelini hem diş hekimleri hem de sağlık hizmetine ulaşmaya çalışan vatandaş ödüyor.
#AtamadaDişEczDışlandı
İtirazımız doktoraya ya da doktora yapan meslektaşlarımızın emeğine değildir.
İtirazımız; doktora eğitiminin, sonradan belirlenen barajlar ve hasta baktırma gibi tamamlayıcı uygulamalarla uzmanlık eğitimine eşdeğer sayılmasına yöneliktir.
Uzmanlık hakkı, ancak mevcut kanuni sistem içinde, merkezi sınav ve uzmanlık eğitimi süreçleri tamamlanarak kazanılmalıdır.
#UzmanlıgınPazarlıgıOlmaz
Masa başında alınan bu karar, sahada genel diş hekimlerinin işsizlik dalgasıyla boğuştuğu gerçeğini tamamen göz ardı ediyor. Unvan enflasyonu çözüm değil; sadece var olan istihdam krizini derinleştiren büyük bir haksızlıktır! #TUKKararıGeriÇek
Doktoralıların özlük hakları ile ilgili sorunları çözmenin yolu uzmanların emeklerini ayaklar altına almaktan mı geçer? Bu karar sadece şu anda mevcut olan uzmanları değil gelecekte uzmanlığını alacak hekimleri de etkilemektedir bu yüzden #TUKKararıGeriÇek
Doktor öğrencilerin yaşadığı hak mağduriyetinin çözümü onlara uzmanlık vermek değil mağduriyet yaşadıkları konularda makul çözümler bulmaktır #tukkararıgeriçek