"Yakın gelecekte bizi derinden etkileyecek bir riskten haberdarız, bütün varlığımız sarsılıyor ve gerekli önlemlerin neler olduğunu anlatan uzmanların, bilim insanlarının her demecini dinlemek için televizyonların başına üşüşüyoruz."
https://t.co/oF7GxOIr56
"Bizi felaketin gerçekliğinden giderek uzaklaştıran zamana karşı yıkıntıların arasındaki gerçeğin, kurbanların ve yalnızların hikâyesinde ısrar etmekten başka bir şansımız yok. Böylece umutsuz bırakılanların hatrına umudu yeniden kazanıp unutmanın ağır yükünden kurtulabiliriz."
"Son dönemlerde “bu halkın hafızasına güvenmiyorum” gibi yargılar görüyoruz. Unutmanın bu halkın kaderi olduğu, bu topraklarda yaşayan her bireyin mutlaka yaşananları unutacağına yönelik ifadeler sık sık karşımıza çıkıyor."
https://t.co/itWkFa1Neu
"Eğer hatırlamayı, unutmamayı bir görev olarak benimsiyorsak böyle kestirme bir yolu seçme lüksümüz yok. Hiçbir şey verili değil, gerçek hikâyeyi anlatmaya çalışmalıyız."
Bugün, Dünya Kadınlar Günü. 1977 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ilan edilen bu günde görüyoruz ki kadınlar, hâlâ yaşama hakkı da dahil olmak üzere en temel haklarını kazanmak için mücadele ediyor.
"Gerçeğin bir eğretilemesi olarak işe koşulan edebi sözler veya imgeler, anlatmaya muktedir olmayan kurbanların açıkça ihmal edildiği gerçeğini zararsız bir sağduyunun basit gösterisine sıkıştırıyor. Bizler de yıkımın pasif tanıklarına dönüşüyoruz."
https://t.co/oLoFVn1Mq6
"Gösteri çağının kandırmacalarından çok daha fazlasına ihtiyacımız olan şu günlerde, felaket imgesini pekiştirmenin ötesinde politik olanın sınırlarını yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor."
"Yardım kampanyası adı altında utanç verici şovlarla, daha enkaz altında bir sürü insan varken edebiyatçıların felaketi betimlemek için bir araya getirildiği ilginç denemelerle karşılaştık. Teşhir çağının sınırları zorladığı bir döneme şahit olduk."
https://t.co/6MHi7wCju0
"Bölgedeki gerçekliği alelacele estetik bir pakete dönüştürme çabasının arkasında farklı bir gerçeklik de yatıyor. Bu çabada, meta evreniyle bütünleşmiş bir ortamda birbirine değmeyen dünyaların yapay sürtünmelerinin yaratılmaya çalışıldığını görüyoruz."
"Neredeyse hiç yardım gitmeyen Suriye’de ölülerin gömüldüğü bir mezar taşının üstünde “kimliği belirsiz, yeşil kazak giyen kız” yazıyor. Uluslararası bir krizin kurbanları olan insanlar, yalnızca sefelate değil, isimsizliğe de terk edildi."
Şimdi yine bekliyoruz. Muktedirler açılacak defterlere isimlerimizi yazdı. Beklemenin kader olmadığı bir gerçeklik yaratana kadar da beklemeye devam edeceğiz. Ama biliyoruz bu sis elbet bir gün dağılacaktır.
Tüm kaosun ortasında tek bir gerçeklik vardı önümüzde, felaketin ortasında insanlar bekliyordu. Alternatif yardım denemeleri olabildiğince engellenmeye çalışılıyordu, çünkü alandaki beklentiye yalnızca devlet iradesi cevap vermeliydi.
https://t.co/6MRYuQDL7M
Neredeyse hiç yardım gitmeyen Suriye’de ölülerin gömüldüğü bir mezar taşının üstünde “kimliği belirsiz, yeşil kazak giyen kız” yazıyor. Uluslararası bir krizin kurbanları olan insanlar, yalnızca sefelate değil, isimsizliğe de terk edildi.
"Bugün her anlamda yaşadığımız yıkımın ardındaki sorumsuzlukların, vasıfsızlıkların, kötülüklerin boyutu ve süresi ne denli fazlaysa, üretilecek çözümler de o denli uzun vadeli ve dayanışma temelli olmalı."
"Yardım etmek hem veren hem alan için yorucu bir süreç olmasının yanı sıra, yardım edilecek şeyi seçmeyi zorunlu kılar, kişiler arasındaki statü farkını ortaya koyar; “kurtarıcılar” ve “kurtarılmayı bekleyenler” yaratır."
https://t.co/W8ge4abooq