Kılıçdaroğlu’nun bugün Sözcü TV’de yaptığı konuşmayı ancak şimdi dinleyebildim.
Kılıçdaroğlu soruları öfke ve heyecanla cevaplarken yayın boyunca kulağımda sadece İsmet İnönü’nün TBMM kürsüsünden zamanında söylediği şu sözleri yankılandı: “Tarihin kürsüsünden sizi seyrediyorum; suçluların telaşı içerisindesiniz.”
AK Parti Karamürsel İlçe Başkanı Mecit Erdoğan’ın açıklamalarını okuduk.
Bize karşı seçim kaybetmiş bir ilçe başkanından çalışmalarımızı övmesini zaten beklemiyoruz. Muhabir sormuş, kendisi de belediyemize 10 üzerinden 3 puan vermiş.
Biz de aynı soruyu kendisi için düşündük. Karamürsel için yaptığı çalışmaları değerlendirdik. Hesap çok kısa sürdü.
Bu nedenle Mecit Bey'in Karamürsel siyasetine verdiğimiz not maalesef 10 üzerinden 0'dır.
Ama bizim notumuzun da, onun notunun da çok önemi yok. Son sözü her zaman Karamürsel halkı söyler. Biz işimizi yapmaya devam edeceğiz, vatandaş da kimin çalıştığını zaten görüyor.
Yıllarca tek adam rejimine özenen Kılıçdaroğlu, sosyal demokrat taklidi yaparak bizleri kandırmış. Ülkeyi tek adam olarak yönetecek fırsatı bulamayınca, bu kez “bari partiye çökeyim” diyerek zaten bozulmuş olan yargı düzenini kullanıyor, fırsatçıların kayığına biniyor ve demokrasinin son kalesi diye övündüğümüz CHP’de de tek adam rejimi kurmaya çalışıyor. Parti Meclisi ‘ nin düşmesine rağmen yönetmeye çalışma arzusu ve “kurultaya kesinlikle götürmeyeceğim” söyleminin başka bir açıklaması yok.
Bugün Çorum’dan Nevşehir’e uzanan yolumuzda gördük ki…
Adalete duyulan inanç; kurulan tüm hesapları boşa çıkaracak güçtedir.
Bir yolu yürümeye başladık.
Yeni mücadelemizin parolası yürüyüştür.
Pusulası millettir.
Rotası 86 milyondur.
Damla damla, köy köy, belde belde, şehir şehir kazanacağız!
Sevgili gençler, zaman bir kurtarıcı bekleme zamanı değildir.
Sizin hür fikriniz, hür vicdanınız sizin için en doğru rehberdir. Bu ülkenin aydınlık yarınlarını kurmak hepimizin üzerine düşen bir vazifedir.
Sonunda hem kendi geleceğinizi kurtaracak hem de sizden sonrakilere gururla anlatacağınız bir özgürlük destanınız olacak.
‼️ CHP Kocaeli örgütümüzün destek ve dayanışma duygularıyla olağanüstü kurultay imzalarımızı teslim ettik!
İl Başkanımız Erdem Arcan, Milletvekillerimiz Muhip Kanko ve Nail Çiler, Derince Belediye Başkanımız Sertif Gökçe ve Karamürsel Belediye Başkanımız Ahmet Çalık, Başiskele İlçe Başkanımız Uğur Falay, Çayırova İlçe Başkanımız Binali Eniş, Darıca İlçe Başkanımız Hüseyin Cihan Özaltan, Gebze İlçe Başkanımız Gökhan Orhan, İzmit İlçe Başkanımız Gökhan Ercan, Kartepe İlçe Başkanımız Cihan Çakır, Karamürsel İlçe Başkanımız Anıl Aksu, Körfez İlçe Başkanımız Yaprak Fidancı, Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcımız Özlem Ünal, İl Gençlik Kolları Başkanımız Hayri Zorer, 27.Dönem TBMM Başkanvekilimiz Haydar Akar, 21.Dönem Milletvekilimiz Turan İmamoğlu, 23.Dönem Milletvekilimiz Hikmet Erenkaya ve 24.Dönem Milletvekilimiz Mehmet Hilal Kaplan ile birlikte Genel Başkan Yardımcımız ve Balıkesir Milletvekilimiz Ensar Aytekin'e Kocaeli kurultay delegelerimizin imzalarını teslim ettik.
Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli örgütü olarak olağanüstü kurultayımızın vakit kaybetmeden derhal toplanmasını bir kez daha talep ediyoruz.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in liderliğinde iktidar yürüyüşümüze emin adımlarla devam edeceğiz.
Kemal dede! sana ve bulunduğun makama duyulan saygı kişisel bir hürmetten değil, temsil ettiğin genel başkanlık makamı ve kurumsal aidiyetten kaynaklanıyordu. Ancak süreç içinde demokrasiyi rafa kaldırarak yargı yoluyla genel başkan olduğunu sanman, bu saygının karşılığını ve dayanağını tamamen ortadan kaldırdı. Bugün gelinen noktada ne siyasi ağırlığın ne de temsil gücün aynı ciddiyeti taşımıyor. Zaten içimiz kan ağlamıştı ben adayım dediğinde, mecburiyetten çalıştık. İnşallah kalan ömürün kelebeğin ömrü kadardır. Erdoğan için ne hissediyorsak, ne bir eksik ne bir fazla aynı duyguları senin için de hissediyoruz artık. @kilicdarogluk
Alman teolog Martin Niemöller nazi döneminde toplumun sessiz kalmasının sonuçlarını şöyle anlatır.
“Önce sosyalistleri aldılar,
sesimi çıkarmadım; çünkü sosyalist değildim.
Sonra sendikacıları aldılar,
sesimi çıkarmadım; çünkü sendikacı değildim.
Sonra Yahudileri aldılar,
sesimi çıkarmadım; çünkü Yahudi değildim.
Sonra beni almaya geldiler;
benim için ses çıkaracak kimse kalmamıştı.”
𝐊𝐀𝐌𝐔𝐎𝐘𝐔𝐍𝐀 𝐃𝐔𝐘𝐔𝐑𝐔 !
Bugün yaşanan belediye meclis üyemizin siyasi tercih değişikliği, siyasetin hangi amaçla yapılması gerektiğini bir kez daha sorgulatmıştır.
Biz göreve geldiğimiz ilk günden bu yana ne söylediysek, bugün de aynı noktadayız:
Belediye meclis üyelerinin yakınları belediyede işe alınamaz. Kamu görevi; akraba istihdamı üzerinden yürütülecek bir alan değildir. Bu ilke kişiye göre değişmez, partiye göre esnemez ve hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılamaz.
Bazıları için siyaset, kişisel beklentiler karşılanmadığında yön değiştirilecek bir alan olabilir. Ancak bizim için siyaset, halka verilmiş bir emanettir.
Şükür ki millî Mücadele yıllarında atalarımız bu duruş ve düşüncede insanlar değillerdi, yokluk içinde ama onuruyla ayakta kalmayı başarmıştır. Makam için değil, menfaat için değil; ilke için direnmiştir. Milletin kaderi o gün pazarlık konusu yapılmadığı gibi, bugün de halkın ve parti ilkelerinin emaneti olan meclis üyeliği görevi kişisel beklentilerin gölgesine düşmemeliydi.
Bazı kişiler için meclis üyeliği, şehre hizmet edilecek bir sorumluluk değil; kişisel taleplerin karşılanacağı bir zemin olarak görülmüş olabilir. Ancak biz belediyeyi hiçbir zaman bir aile şirketi gibi yönetmedik, bundan sonra da yönetmeyeceğiz.
Şunu da açıkça ifade etmek isteriz ki; söz konusu süreçte iyi niyetle çözüm arayışları olmuş, belediye dışında özel sektörde istihdam imkânları dahi araştırılmıştır. Ancak kamuda ısrar edilmesi nedeniyle bu konuda ilerleme sağlanamamıştır.
CHP belediye meclis üyeliği, herhangi bir kişisel beklenti karşılanmadığında anlamını yitirecek bir makam değildir.
Sorumluluk, şartlara göre değişmez.
İlke, menfaat karşısında eğilmez.
Neredeyse tüm vaktini şehrimize hizmet etmek için gece gündüz harcayan belediye başkanımız ve yol arkadaşlarımıza bu gerekçelerle sırt çevrilmesini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
Bu durumu “saf sıklaştırma” ya da “hizmet etmek isteyenlerin toplanması” olarak niteleyenlere şunu açıkça ifade etmek isteriz: Bunun adı hizmet değil, çıkar birlikteliğidir.
Biz her zaman onursuzca kazanmaktansa, onurlu bir şekilde kaybetmeyi tercih ederiz.
Velhasıl yaşananlar bizim için bir kayıp değil; ilkelere bağlılığımızın bir göstergesi, bir arınma ve bir duruştur.
Bizim duruşumuz nettir:
Belediye, aile şirketi değildir.
Meclis üyeliği, kişisel beklenti makamı değildir.
Siyaset, menfaat için değil; millet için yapılır.
Bizim için değişen hiçbir şey yoktur.
Dün hangi ilkeyi savunuyorsak, bugün de aynı yerdeyiz. Kamu kaynaklarını adaletle yönetmeye, liyakati esas almaya ve akraba kayırmacılığına kapı aralamamaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Taraf değiştirmek kolaydır; ilke değiştirmemek zordur.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
CHP Karamürsel İlçe Başkanı
Anıl Aksu