Nazilerin atadığı tiyatro müdürüne prens Hamlet şöyle der: "Sen asil değilsin; çünkü iktidarın maymunusun, katilleri eğlendiren bir palyaçosun sen." Çok ama çok etkileyici bir metin. Çevirisi ise ayrı bir başarı. Yıllarca bekledim yeni çeviri gelsin diye, değdi gerçekten.
Almanca Türkçe arasında birkaç garip "false friend" var, çeviride buna düşenler de var. Garderobe, gardırop değil, portmanto veya vestiyer. Gardırop Kleiderschrank. Kommode, komodin değil, şifonyer. Komodin Nachttisch.
Halk olarak bunca sıkıntıya katlanmamız, cinnet geçirip isyan etmek yerine yaşama bir şekilde devam etmemiz metanet değil, acıya karşı kaşarlanmışlık. Yoksa hayat normal seyrinde devam edemezdi.
🔴 Mabel Matiz’in yargılandığı “müstehcenlik” davasında savcı ceza istedi!
📌 Savcının mütalaası şöyle:
🗣️ "Söz konusu şarkı ve sözlerinin cinsel arzuyu dolaylı yoldan tahrik edici, bedensel ve ruhsal metaforlarla erotik çağrışımlar yaratan mahiyette"
🗣️ "Şarkının dijital platformlar üzerinden herhangi bir yaş sınırlaması uygulanmaksızın, yani çocuklara ulaşması engellenmek anlamına gelebilecek herhangi bir işleme tabi tutulmaksızın paylaşıldı"
🗣️ "Anılan şarkı ve sözlerinin halkın ar ve haya duygularını incitecek, cinsel arzuları tahrik ve istismar edecek şekilde genel ahlaka aykırı ve özellikle çocukların üstün yararını zedeleyecek nitelikte"
https://t.co/YRut3e2R5t
@mujermapuche Çevirinin ilk baskı getirisi, çeviri için harcanan zaman ve emeği karşılamıyor demek, kendiniz de çevirmenmişsiniz, paralel evrende yaşamıyorsanız biliyor olmanız gerek. Çoğu kitabın 2. baskıyı görmemesi bir sorun zaten, ben de tam olarak ondan bahsediyorum.
Gördüğüm kadarıyla Türkçe felsefe çevirilerinin çoğu anlaşılacak gibi değil. Birkaç kez Nietzsche çevirilerine baktım, Almanca bilen birinin bir kerede anlayabileceği cümleler karmakarışık hale getirilmiş, sanırım zor olması gerektiği düşüncesiyle çeviriyorlar.
🆕🚨 📘 YENİ KİTAP: HEDİYE - SEBASTIAN FITZEK
Uluslararası çoksatan yazar Sebastian Fitzek’ten, ters köşeleriyle nefes kesen yepyeni bir psikolojik gerilim.
Bazen gerçekler o denli korkunçtur ki bilmemek dünyadaki en büyük hediyedir.
Bir adamın gerçek hayatta cehenneme düşme öyküsü olan Hediye, psikolojik gerilim hayranları için kaçırılmayacak bir roman.
“Ben okuma yazma bilmiyorum,” diye fısıldadı Milan. Küçük kızın onu anlama ihtimali olsa yüksek sesle, bağırarak da söylerdi.
Kızın yardıma ihtiyacı vardı fakat ona yardım edemiyordu. Zor bir durumda olduğunu anlıyor ama ne demeye çalıştığını anlayamıyordu.
“BÜTÜN GERÇEK KÖTÜLÜKLER MASUMİYETTE BAŞLAR.”
Ernest Hemingway
Milan Berg yanına bir araba yaklaştığında trafik ışıklarında beklemektedir. Arabanın arka koltuğunda korku dolu gözlerle ona bakan bir kız çocuğu cama bir not yapıştırmıştır. Bu bir yardım çağrısı mıdır? Milan bunu okuyamaz çünkü Almanya’da okuma yazması olmayan altı milyon yetişkinden biridir. Ama yine de içgüdüleri ona kızın ölümcül bir tehlike altında olduğunu söylemektedir.
Arabayı takip etmeye karar verdiğinde onu korkunç bir bilgiye götürecek kâbus gibi bir macera başlar.
“Türünün kelimenin tam anlamıyla ustası.”
Chris Carter, Robert Hunter serisinin yazarı
“Fitzek’in gerilimleri insanı nefessiz bırakıyor ve sürprizlerle dolu.”
Harlan Coben
SEBASTIAN FITZEK, 1971 yılında Berlin’de doğdu. Hem yazarlık hem de gazetecilik yapan ve Almanya’nın en başarılı gerilim yazarlarından biri olan Fitzek’in kitapları yirmi dört dile çevrildi ve dünyada sekiz milyondan fazla sattı. Kitapları sinema ve tiyatroya da uyarlanan yazar, ailesiyle birlikte Berlin’de yaşamaktadır. Diğer kitapları şunlardır: Kıymık, Terapi, Uyurgezer, Yolcu 23, Noah, Göz Koleksiyoncusu, Sekizinci Gece, Ruh Kırıcı, Paket, Uçuş Korkusu 7A, Psikoz, Joshua Projesi, Göz Avcısı: Göz Koleksiyoncusu 2, Çocuk, Amok Oyunu, Kesik (Michael Tsokos’la birlikte).
Özgün Adı: Das Geschenk
Çevirmen: Anıl Alacaoğlu
Sayfa Sayısı: 344
📅 Satış Tarihi: 10 Nisan
#Hediye #SebastianFitzek #DasGeschenk #PegasusYayınları
#PsikolojikGerilim #YeniKitap
Bu tip şeyler bana sütlü çikolataya alternatif olarak fıstıklı ve bitter çikolata çıkarmak gibi geliyor. Maksat herkesi bir yerinden tutalım, işler yürüsün. İnsanlar da tanımlanmaktan tuhaf bir zevk alıyor, sonuç win win. Yoksa hiç kimse farklı insanların yanında aynı kişi değil.
New York’lu psikiyatrist Rami Kaminski, yeni bir kişilik yapısını tanıttı:
"Otrovert" adını verdiği kişilik dışarıdan sosyal görünen ama tekrar normal hissetmek için çok fazla yalnız kalmaya ihtiyacı olan biri. Gerektiğinde konuşabilirler, gülebilirler ve etkileşime geçebilirler ama çok fazla etkileşimde bulunmaları onları tüketir.
Antisosyal değiller sadece farklı şekilde şarj olurlar. İnsanlarla birlikte olmak ile kendi enerjilerini korumak arasında sessiz bir denge kurarlar.
12 temel özellikleri: 🧵
İnsanların iki paragraflık haberi bile okumadan hemen sonuca vardığı, herhangi bir şeyi anlamak için zerre çaba harcamadığı, başkalarını hiç dinlemeden yargılamaya bayıldığı bu çağda oturup kitap okuyan insanlar hala var ya, şükür gerçekten.
Dezenformasyonun dibine vurduk gerçekten. İster sağdan ister soldan gelsin paylaşılan haberlerin, gelişmelerin, bilgilerin yüzde 90'ı ya doğrudan yanlış ya da çarpıtılmış, kasıtlı olarak eksiltilmiş. Tek amaç da hedef kitleden alkış toplamak. İnanılmaz bir çürüme.