Arkadaşlar biraz dertleşelim. Buna ihtiyaç var. Biliyorsunuz istesek de istemesek de ülkemizin birçok yerinde depremler oluyor. Yıkılyoruz, canlarımızı kaybediyoruz. Dün Japonya’da olan 7,6 depremini gördünüz. Şu ana kadar 60 kişi öldü. Deprem kentinde normal yaşam büyük ölçüde..
Depreme hazırlıklı olmak ne demek biliyor musunuz? Dar gelirliler başta olmak üzere, herkesin sağlam yerde sağlam evde oturuyor olması, ayrıca deprem sonrası beslenmesi, saglık, güvenlik, iş ile eğitim yaşamının sağlanmış olması demektir. Deprem için kim hazır?
Zonguldak dahil Karadeniz Bölgesinde sel ve heyelan büyük zarar veriyormuş. Bugünkü teknoloji ile deprem, heyelan ve su baskınlarına karşı etkin önlemler alınabilir. Çare AFET DİRENÇLİ KENTLERDİR (deprem, sel, heyelan, vb). Vakit geçirmeden bir AFET BAKANLIĞI kurulmalıdır. Liyakatlı kadrolarla kurulan, belli bir bütçesi olan, belirli plan ve hedefleri olan bu bakanlık ülkemizde insanlarımızın can güvenliğini sağlayacaktır. Sevgiyle
Arkadaşlar, bugün de deprem bölgesi yerel yöneticilerine sesleneceğim. Umarım kulak verirler de insanımıza yararımız olur:
1-Deprem kentinizi her yönüyle inceleyin. Yıkıma ve can kaybına neden olan herşeyi kaydedin. Yanlışlıkları listeleyin ve yönetiminiz süresince onların tekrar etmemesi için önlem alın,
2-İlk önce kentinizin mikro-bölgeleme çalışmasını yaptırın. Bu çalışma sonucu kentin topografya, jeoloji, depremsellik, hidrojeoloji, zemin, kayma dalgası hızı (Vs30), en büyük yer hızı (PGV), en büyük yer ivmesi (PGA), deprem şiddeti, sıvılaşma, heyelan, tsunami, vb haritalarını yaptırmış olacaksınız. Bu verileri daha sonra kent yönetim sistemi içerisine entegre edeceksiniz. Bundan sonra kentin planlamasını, gelişmesini, mekan kullanımını, imarını, iskanını bu verilere göre yapacaksınız,
3-Daha sonra kenti deprem dirençli hale getirme çalışmalarını yapacaksınız; Bu işin esası da şu: Beklediğiniz deprem gelirse kentinizin bileşenlerine ne kadar zarar veriri deprem gelmeden önce hesaplayıp zarar azaltacak çalışmaları yapacaksınız.
4-Zarar azaltma çalışmalarını yapacağınız kent bileşenleri şunlardır:
a) Halk
b) Altyapı
c) Yapı Stoku
d) Çevre ve ekosistem
e) Ekonomi
5- Kent bileşenlerini ne kadar depreme dayanıklı hale getirirseniz, kent o kadar deprem dirençli olur. Halkı eğitimle, diğer bileşenleri de bilim, teknoloji, kaliteli mühendislik, deprem dostu esnek malzeme kullanımı, ciddi gözetim ve denetimle deprem dirençli yapmak mümkündür. Sevgiyle
Haberlerde dinledim. Trabzon’da yine heyelan olmuş. Çok şükür can kaybı yok. Heyelanlar kimi zeminlerde aşırı yağmur, deprem ve şevlenme ile olşur. Heyelan bölgeleri bellidir, tespit edilebilir. Oralar ciddi bir şekilde gözetim ve denetim altında tutulursa önceden uyarıyla insanımızın can kaybı önlenir. Artık lütfen başta deprem olmak üzere bu afet işlerinin üzerine ciddiyetle eğilelim, insanımızın can kaybını önleyelim. Bize yakışmıyor, sevgiyle
Çaresizlikle çok sınandıkta hiç bu kadar insanın arkasından kalakalmamıştık. Yüzbinleri kaybettik, milyonlarımız yaralı.
Deprem bölgesinden elini sözünü kalbini hata kalemini çekme. Yüzünü sakın başka yöne çevirme taki oraya güneş doğana kadar.
DİRENÇLİ KENTLER” kuracağız vaadini verip vermeyeceklerini, bunun için ne kadar inançlı ve hazır olduklarını, inandırıcı projelerinin ve ekiplerinin olup olmadığını görmedikçe, tatmin olmadıkça o partilere asla oy vermeyiniz. Bu kıstasa göre parti tercihinizi değiştiriniz.
söyleyip durdum. Hatta depremin siyaset üstü bir konu olduğunu da hatırlatarak şu öğüdü verdim: Sizin ve çocuklarınızın depremde can güvenliğini hedefleyen plan ve projesi olmayan hiçbir partiye oy vermeyin dedim. Bunu 6 Şubat depremlerinden çok önceden söyleye geldim. EYT’liler
24 yıl boşuna geçti. Yönetim, Kuzey Marmara’da her an M7,5 deprem olacakmış gibi İstanbul, Tekirdağ, Yalova, Bursa, Kocaeli, Balıkesir’i hazırlamalı. Halk ise hiç deprem olmayacakmış gibi olağan yaşamını sürdürmeli. Deprem korkutmaları saçanları dinleyip yaşarken ölmeyin.