Bir fotoğraf fanzini yaptım. İsmi "Spagettiler". Beyoğlu Mephisto ve Frankeştayn kitabevine bıraktım. Ücretsizdir. Bir ara Kadıköy'e de bırakacağım. Fotoğraflar hoşunuza giderse hediye ederim. Söylemekten çekinmeyin.
Bekir Kiremitçi’nin adamları idari binadan direnen işçiler ve aileleri üzerine silahla üç el ateş ettiler. Yaralımız yok..
Aileler ve işçiler tepki olarak madeni işgal etti..
Kurşunsanız sıkarsınız, bıçaksanız sokarsınız..
Ölsek de kazanacağız!
Gazetecilik suç değildir, Umut Taştan madencilerin dostudur!
Özşen direnişimizi 2 gündür alandan takip eden gazeteci dostumuz Umut Taştan, kendini yeraltına kapatıp açlık grevine başlayan madencilerle röportaj yapmak için yeraltına inmesi üzerine hakkında soruşturma başlatıldı. Patron Bekir Kiremitçi'nin yeraltı ile haber olanaklarını kesmesi üzerine değerli bir gazetecilik pratiği sergileyen ve madencilerin sesi olmaya çalışan Umut'un yanındayız.
Madencinin sesi olan basını susturamazsınız!
Annemiz #ŞimuniDiril ‘i öldürülmüş olarak bulduğumuz o soğuk taşın üzerine çiçeklerimizi bıraktık.
- Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 30/12/2020 tarih 4962 karar sayılı mütalaası ile Şimuni DİRİL'in kafa bölgesinde çok sayıda künt tarvma ile oluştuğu saçlı deride yara, kafatasında kubbe-kaide, yüz kemiklerinde çok sayıda kot, sternum, sol ayak parmak ve 5-6. Bel omurlarında kırıklarının bulunduğu ve bu sebeple maktulün ölümünün genel beden tarvması ve iskelet sistemi kırıklarıyla birlikte iç organ hasarı sonucu meydana gelmiş olduğu tespit edilmiş olup bahsedilen rapor ile maktulün ölene kadar ve ölmeye sebebiyet verecek düzeyde darp edildiği anlaşılmıştır.
Van Jandarma Kriminal Amirliğinin 30/10/2020 tarihli raporu ile maktul Şimuni DİRİL'e ait montun arka üst orta bölgesinde 2,5x2,5 cm ebatında olduğu tespit edilen deliğin çevresinde barut izine rastlanıldığı ve atış artıklarının dağılımı ve yoğunluğu itibariyle yapılan değerlendirme ile atışın yakın atış niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Maktulün bulunduğu yerin; Şırnak ili Beytüşşebap ilçesi Kovankaya köyünün doğusunda maktule ait evin yaklaşık 1.500 metre kuzey batısında dere yatağına kalan bölgede olduğu, cesedin bulunduğunda dere yatağı kenarında yüz üstü yatar vaziyette sağ kolu ileriye doğru uzanmış, sol göğüs hizasından karın bölgesine kadar bir kısmı ve sol kolu olmayan, baş bölgesinde saçı olmayan, çene altında deri yırtığı ve delik bulunan sol ayak ucu olmayan sağ baldır kısmı açılmış ve sabunlaşmaya başlamış olduğu, cesedin üzerinde ve etrafında herhangi bir elbise parçasının olmadığı, olayın yerinin ıslak zeminli ve ormanlık alan olduğu ayrıca olay yerinde başkaca biyolojik bulguya rastlanılmadığı 21 mart 2020 tarihli olay yeri inceleme raporu ile anlaşılmıştır.
Annemize yapılanları ;
Affetmiyoruz, Affetmiyoruz,Affetmiyoruz !
@abakingurlek@mustafaciftcitr
Vize işleme tekeli VFS ve Türkiye ortağı Gateway’in faaliyetlerini ele aldığımız sansürlenen “Vize imparatorluğu” yazı dizisinin arşivlenmiş linklerini paylaştığım tweet’e de biraz önce mahkeme kararıyla erişim engellendi. Gerekçe aynı: “Milli güvenlik ve kamu düzeni”
Yarın saat 12.00'de Yıldızlar SSS Holding önüne yaptığımız çağrıya katılan DEM 28. Dönem Urfa Milletvekili Ferit Şenyaşar'a teşekkür ederiz.
Tüm kamuoyunu madenciyle yürümeye çağırıyoruz.
📅 4 Haziran Perşembe
🕛 12.00
📍 Yıldızlar SSS Holding Önü
Esra Işık, Muğla #İkizköy’de maden talanının önünü açmak üzere çıkarılan acele kamulaştırma kararına karşı yaşam alanını savunduğu için susturulmaya çalışılıyor...
Mücadele deneyimini, yaşadıklarını, eleştirilerini, önerilerini Esra Işık’tan dinliyoruz...
https://t.co/thWGDZ9Hqq
Patron söz verdi, üç bakan
garantör oldu; paralar yine ödenmedi: Madenciler 1 Haziran’da yeniden yollarda
Ankara’da hakları için günlerce eylem yapan, polis saldırısına uğrayan Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçilerine verilen sözler tutulmadı.
125 işçinin patronun verdiği söze ve üç bakanın garantörlüğüne rağmen kıdem tazminatı ile 45 günlük maaş alacağı ödenmedi.
Bağımsız Maden-İş Sendikası Başkanı Gökay Çakır,
“Verilen sözlere inandık, yanlış yaptık.
1 Haziran’da ailelerimizle birlikte yeniden eyleme başlıyoruz. Bu kez paralar hesabımıza yatmadan kimsenin sözüne inanıp eylemi bırakmayacağız”.
Yasalara bakarsanız bu sendikanın resmen “yetkisi” yok. Ama mücadele etmek için kimsenin iznine de resmî yetkiye de gerek olmadığını biliyor, direnerek kazanıyor, çaresizlik anlatıları arasında bir çıkış arayana yol gösteriyorlar. Selam olsun!
#BilgiDirenişiKazandı
Rezerv yapı alanı olarak kararlaştırılan ama bugüne kadar bazı örneklerde şahit olduğumuz üzere rezerv konut yerine lüks konut üretilecek olan, rezerv yapı alanı kararı dayanak alarak plan değişikliklerine konu edilen, Bakanlığın kendi hesabına göre 28.000 kişinin yaşayacağı, benim hesabıma göre en az 35.000 kişinin yaşayacağı Küçükçekmece Gölünün kıyısındaki şu eşsiz alanın tam konumunu siz de görün isterim. Bunca ağır meselenin ortasında hiç değilse aklımızda olsun.
Kuruluşu 1947’ye uzanan Atina yakınlarındaki Lavrion mülteci kampı 2023’te yok edildi...
2026 yapımı “Transit Eden - The Struggle of Exile” adlı belgeselin müellifleri Vedat Yeler ve Şerif Çiçek ile Lavrion ve mülteciliğin güncel durumu üzerine...
https://t.co/chHJCFO1Wy
Babası Fehmi Tosun'un Beyaz Toros'a bindirilerek götürüldüğüne tanıklık eden Jiyan Tosun: "Hepimiz evdeyiz, evimizin önünden alındı babam. Ve şöyle duyduk: 'Yetişin, beni öldürecekler'. Sonra da annemin çığlığını hatırlıyorum. Çığlık çığlığa olan altı çocuk ve bir kadın sesi kaldı aklımda"
@CmrtesiAnneleri | @goksugoksel
Sevgili Özay Göztepe'nin Başaran Aksu ile
yaptığı bir saatlik söyleşinin tamamı...
Sendikalar, sınıf mücadelesi, siyaset,
halkın ve işçi sınıfının, sosyalistlerin durumuna
kadar aydınlatıcı bir yayın diyebiliriz.
RT ederek herkese ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
Özay Göztepe ve Kesintisiz Bellek TV'ye
destek olmayı da unutmayalım.
https://t.co/g0U7ElIAU5
Cezaevi mi işkencehane mi idare ediyorsunuz?
Bugün cezaevine giden sendikamızın avukatı, Genel Başkanımız Mehmet Türkmen’in hücreye kapatıldığını öğrenmiştir.
Türkmen, içerde aylardır tedaviye erişemeyen, ilaçlarını alamayan, tek başına tuvalete dahi gidemeyen bir tutuklunun durumunu sabah koğuşa gelen başgardiyan ve diğer memurlara anlatmak istediği esnada bağırıp çağırmaya maruz kalmış, neden bağırıyorsun dediğinde ‘sen kimsin’ denilerek yaka paça ve keyfi bir şekilde hücreye atılmış, üstelik hücreye götürülürken tüm koridor boyunca kollarını arkaya alıp yukarıya doğru çekerek askı tekniğiyle onur kırıcı ve kötü muameleye maruz bırakmışlardır.
20-25 kişilik koğuşlarda 60’tan fazla kişiyi kalmaya zorlayan, hijyene erişimin neredeyse imkansız olduğu, sağlıklı insanın dahi hasta çıktığı hastaların ise iyileşemediği bu koşullar başlı başına insan onuruna aykırıyken bir de sırf tutuklu bir hasta tedaviye erişsin dedi diye Mehmet Türkmen’in kolları arkadan çekilerek hücreye kapatılması kabul edilemez.
Keyfi muamele uygulayan, insan onurunu ayaklar altına alan, genel başkanımıza işkenceye varan muamelede bulanan tüm sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacağız.
Hesap vereceksiniz.