Oyuncu Ahsen Eroğlu, sonuçlar açıklandıktan sonra sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda Türkiye'yi terk edeceğini açıkladı.
Bize de sittir git demek düşer :)
Ülkemizin içinde bulunduğu seçim süreci sayısız hakikatin anlaşılmasına vesile oldu.
14 Mayıs’ta sandıkta Türk demokrasisinin gücünü görmekle kalmadık, aynı zamanda “algı balonlarının” sönmesine de şahitlik ettik.
Peki, neydi bunlar?
Türkiye’ye atılan “diktatörlük” iftiralarıydı.
Kendi ülkelerinde seçmenin yarısını bile sandığa götüremeyenler tarafından yürütülen karalama kampanyalarıydı.
Bizlerle ilgili uluslararası basında yapılan sinsi psikolojik harekâtlardı.
Muhalefetin meydan meydan tekrarladığı yalanlar ve bühtanlardı.
CHP Genel Başkanı ve şürekâsının körüklediği korku siyasetiydi.
İşte 14 Mayıs gecesi sandıkta tecelli eden iradeyle tüm bunları boşa çıkardık.
Diktatörlük iddialarının tamamen safsatadan ibaret olduğunu gösterdik.
Milletimize dergi kapaklarından ayar verilemeyeceğini gösterdik.
Türk Milletinin iradesine zincir vurulamayacağını gösterdik.
Yalan, iftira ve korku siyasetiyle seçim kazanılamayacağını gösterdik.
Nefret söylemleriyle milletin gönlüne girilemeyeceğini gösterdik.
Siyasi ikbal uğruna bölücüler ve FETÖ’cülerle yol yürünemeyeceğini gösterdik.
Daha pek çok gerçeğin yanı sıra demokrasimizin son 21 yılda ulaştığı olgunluk seviyesini ve milletimizin ferasetini tüm dünyaya bir kez daha gösterdik.
Bunu da hangi siyasi partiye oy verirse versin 85 milyon hep beraber başardık.
İnşallah 28 Mayıs'tan sonra ülkemizin tüm bu kazanımlarını el birliğiyle çok daha ileriye taşıyacağız.
Sn. Kılıçdaroğlu, Baykar'dan bahsederken "tek sorunumuz rekabet ortamının yaratılması" demişsiniz.
Sadece siz değil, son dönemde karşılaştığımız iftira ve karalamaları dile getirenler de bu temelsiz argümana sarıldılar.
Daha önce size ve diğerlerine cevaben anlattıklarımızı tekrar tane tane izah edeceğim.
Hatırlarsanız, Milli SİHA’lara jitem diyen, bize devlet şirketlerinden insan kaynağı çalma iftirası atan, belediyeden para aldığımız yalanını söyleyen vekillerinizi neden Diyarbakır’da, İzmir’de, Malatya’da listelerde yükselttiğiniz sorusunu cevaplamamıştınız. Sezgin Tanrıkulu’nun ismi verilince duymazdan gelmiştiniz.
Rahmetli Babamız bu iftiraları size yıllar önce mektupla ve telefonda şikayet etmiş fakat o zaman da duyarsız kalmıştınız.
Nihayet, başka bir iftirayı siz atınca, Babamız Özdemir Bey size dava açmış ve mahkeme sizi tazminata mahkum etmişti.
Kazanılacak tutarın da şehit ailelerine bağışlanmasını vasiyet etmişti.
Bu tutarsız halinizi bir kez daha milletimizin takdirine sunuyoruz.
Rekabet meselesine gelince...
Baykar, rekabet sayesinde doğdu, rekabet ederek sektöründe dünyanın önde gelen firmalarından biri oldu.
Türkiye Baykar’dan önce İsrail’den İHA alıyordu. Baykar İHA üretti, İsrail firmasıyla rekabet etti ve Türkiye’ye daha kaliteli İHA’ları 10’da 1 maliyetle tedarik etti.
Hâlihazırda Türkiye’de İHA üretimi yapan biri vakıf şirketi, 7 firma var. Hangi tekelden bahsediyorsunuz?
Baykar, ABD, İsrail ve Çin firmalarını rekabette geride bıraktı, 30 ülkeye ihracat yaptı. Dünyanın en büyük İHA ihracatçısı oldu.
Biz mi rekabetten çekineceğiz?
Baykar, şimdiye kadar Ar-Ge yatırımının tamamını öz kaynaklarıyla yaptı. Tek kuruş nakit, devlet hibesi ya da banka kredisi almadı. Elde ettiği tüm gelirlerin %75’ini, bu yılki gelirlerinin %99,3’ünü ihracattan kazandı. 2022 ihracatı 1.2 milyar dolar.
Rekabetten neden korkalım?
Türkiye’de toplam savunma harcamaları içinde Baykar’ın payı %1’in altında. Hangi tekelden bahsediyorsunuz?
Baykar’ın öncülüğünde 2.5 milyonu aşkın ziyaretçinin katılımı ile düzenlenen Teknofest’te bu yıl yarışan 332 bin takım ve 1 milyon genç içinde 4.000’den fazla İHA takımı vardı. Bu yarışmalardan yepyeni teknoloji şirketleri doğuyor.
Siz değil Türkiye’den, dünyadan bize benzer bir örnek daha gösterebilir misiniz?
Yunanistan'dan Amerika'ya kadar dünyanın en önemli yayın organları Milli SİHA'larımızın paradigma değiştirdiğini, savunma doktrinlerinin yeniden yazıldığına dair makaleler yayınladı. Ancak içerde yaptığımız işe dair söylenen, yazılan, hep aynı algı, hep aynı iftiralar...
Baykar rekabetten kaçar mı?
Desteklerken (!) keşke hakikati çarpıtmasaymışsınız.
Tekrar anlatayım; derdimiz Türkiye’de tekel olmak filan değil. Biz Türkiye için, terörle mücadelemiz için bu İHA’ları ürettik. Asıl Baykar öncesinde tekel ve yurtdışı bağımlılığı vardı. Ülkemizin bu alanda yakaladığı dünya liderliğini sürdürmesini istiyoruz. Nuri Demirağ’a konulan engeller konulsa, üretim izni verilmese, test uçuşları için izin verilmese, bu İHA’lar geliştirilmeye nasıl devam edilecek?
Amasız, fakatsız bir desteğinizi görmek için daha ne olması lazım…
Bizim için "rekabete girmeden iş yapıyorlar" iması yapmaktan vazgeçin.
Bizi ziyaretinizi tekrar tekrar anlatıyorsunuz. Fakat o ziyarette size anlattıklarımızı da, sonrasında ortaya koyduklarımızı da malesef hiç anlamamışsınız.
Biz gerçekleri anlatmaktan yorulduk, siz ise cümle arasına, kelime oyunlarıyla sıkıştırılmış ifadelerle hakikati çarpıtmaktan yorulmadınız.
Destek talebimiz yok, TAKOZ koymayın başka ihsan istemeyiz…