Kısacası herkesin koşulları başka, herkesin doğrusu farklı. Anne veya değil, eğitimli veya hayata erken atılmış, çalışan veya evde görünmez emek sahibi olan tüm kadınları toplumsal olarak bir salalım.
Harika bir anne olduğumu iddia etmiyorum çoğu zaman kendimi yetersiz hissetsem de oğlum için çabalamaya devam ediyorum. Birlikte büyüyoruz. Kadınlara zaten yeterince shaming yapılıyor bir de “helikopter anne”, “çalışan/eğitimli anne” analizleriyle mom shaming yapmayalım.
Çocuk yetiştirme konusunda herkesin bir fikri var. Ben kendi annelik yolculuğumda herkesin her dediğini dinlemek veya yapmak zorunda olmadığımı öğrendim. Eğitim seviyesinden ziyade çocukla kurulan bağ, geçirilen nitelikli zaman ve tutarlılık önemli.
Evet vakit buldum :)
Öncelikle bu gibi yorumların tuzağı şu:
İçinde az da olsa bir doğruluk payı var. Ama aslında “klinik içgörü” kılığına girmiş, bilimsel temeli olmayan, yanlış yönlendiren bir yorum.
🔻 Eğitimli anneler sorunlu çocuk mu yetiştirir?
Bu Gülseren Hanım’ın kişisel fikri olsa gerek, çünkü literatür bunu söylemiyor. Büyük ihtimalle de örneklem, istatistik hatası yapıyor.
Eğitimli aileler bir sorunu fark etmeye ve bir uzmana gitmeye daha yatkın olabilir, eğitimsiz aileler paraları olsa bile psikiyatra gitmiyor olabilir. Ya da muayene ücretini ödeyebilenler belirli bir gelir seviyesine, dolayısıyla eğitime sahip insanlar olabilir. Yani eğitim sorunu üretmiyor, yardım aramayı üretiyor olabilir. (Ayrıca babalar nerde?)
Ve bu konuda literatür tersini söylüyor zaten. Annenin eğitimi ve kendine ait ekonomik gücü olması, çocuk gelişimi açısından elimizdeki koruyucu faktörlerden biri. Çocuk sağkalımı, dil ve bilişsel gelişim, ruh sağlığı, okul başarısı… neredeyse her şeyi olumlu yönde etkiliyor.
Ama ters yöne de savrulmayalım. “Eğitimli anneler sorunlu çocuk yetiştirir” diye kesin konuşmak ne kadar hatalıysa, “eğitimli anneler harika çocuk yetiştirir” demek de o kadar hatalı. Annenin eğitimi koruyucu bir faktör, yani şansı artıran bir zemin, ama bir garanti değil. Diploması olmayan, sıcak, tutarlı ve çocuğa uyumlu bir anne / baba, üç dil bilen ama çocuğuyla duygusal teması kopuk bir anne / babadan daha sağlıklı bir çocuk büyütebilir.
🔻 Zorluk ve travma konusu
İnsanların travma ve stres kavramlarını karıştırması normal, ama Gülseren Hanım’ın karıştırması normal değil.
“Çocuklar hiç travma görmeden büyütülüyor” denemez. Ama “çocukların hiç stres, hiç zorluk görmeden büyütülmeye çalışılması iyi değildir” denebilir.
Çocuğun da yetişkinin de, hiç kimsenin travmaya ihtiyacı yoktur. Travma iyi bir şey değildir, travma romantizmi yapmayalım lütfen.
İnsanlar bazı zor deneyimler yaşar. Bazıları travmatik etki yaratır, bazıları yaratmaz. Travma olayın kendisi değildir, kişinin o olaya verdiği tepkidir.
Çocuğun gelişimsel olarak ihtiyacı olan şey travma değil, optimal hayal kırıklığıdır, yani çocuğun güvendiği birinin yanında, güvenli bir üssü varken, kaldırabileceği kadar küçük hayal kırıklıkları yaşamasıdır.
Evet, çocukların bir parça zorlanmasını, bir parça hayal kırıklığı yaşamalarını isteriz. Bu konuyu çalışmış tüm kuramcılar, aklı başında her çocuk gelişimci aynı şeyi söyler:
📌 Yaşa, mizaca, duruma uygun, ölçülü bir engel, ölçülü bir zorlanma çocuğa engelleri aşmayı öğretir. Kaldırabileceğinden büyük zorlanma ve stres ise çocuğa zarar verebilir.
Bu çeliğe su vermek ya da yemek yaparken terbiyeyi azar azar yedirmek gibidir. Ki bence ebeveynliğin en zor kısmı da tam burası. Kendi mutlak görüşlerimizi aşıp “bu çocuğun neye ihtiyacı var” diye görebilmek ve ona göre şekillenebilmek. Eldeki malzemeye ve duruma göre davranabilmek.
Aşırı korumacı, sınırsız bir tutum gerçekten zarar verebilir. Ebeveynlerin de buna bir meyli olabilir, hayattaki en büyük yatırımımız olan çocuklarımızın üstüne titreriz, bu insani, ayrıca çok tatlı ve masumlar doğal refleksimiz onları sarıp sarmalamaktır. Ama eğer bunu “aşırı” yapıyorsak kendimize sormalıyız: “Neden aşırı korumacı davranıyorum, neden korkuyorum?”
Tabi bunu yapabilmek için de öz farkındalık lazım. Onun için bence en iyi çocuk yetiştirme püf noktası kendi üzerinde uğraşmaktır.
Kadın voleybol milli takımımızı biz neden ücretsiz kanaldan izleyemiyoruz? Her sene bizi gururlandırıyorlar, heyecanla maçları bekleyen birçok insan için büyük hayal kırıklığı.
📺 VNL'deki tüm maçlar S Sport'tan yayınlanacak, TRT'den yayınlanmayacak
📌 Yayın haklarını elinde bulunduran SARAN Grubu, TRT ile yapılan görüşmelerde bir sonuca varamadı.
📌 Türkiye'nin en başarılı takım sporu olan voleybolda Millî Takımlarımızın maçlarının açık kanaldan yayınlanması konusunda iki kurumun görüşmelerinden voleybolseverleri sevindirecek bir anlaşma çıkmadı.
📌 VNL maçlarının yayını şifreli bir platform olan S Sport ve S Sport Plus'a kaldı.
🗞️ Savaş Eskigülek x Aydınlık
Q: In your letter to Congress, you said the hostilities in Iran have concluded. How can you say that given the naval blockade?
TRUMP: Well, it's a very friendly blockade
Çocuklarımızın hayalleri kadar özgür, yarınları kadar umut dolu bir Türkiye için çalışıyoruz.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun! ✨
Yaşanan bu üzücü olaylar nedeniyle derin bir üzüntü içindeyiz.
Hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Toplum olarak bu tür acıların bir daha yaşanmamasını diliyoruz.