Belgeselini çektiğimiz Hasidik Yahudiler, Chabad-Lubavitch topluluğudur ve ileri düzeyde Siyonisttir.
İsrail yanlısı bu Hasidik Yahudiler, bizim başlangıçta yalnızca kültürel ve yüzeysel bir video çekeceğimizi düşündü. Drew Binsky tarzında; gündelik yaşamı, gelenekleri ve kültürel farklılıkları anlatan daha hafif bir içerik bekliyorlardı.
Kanalımızın popülerliği de, onların bizim çekim talebimize ılımlı yaklaşmasına neden oldu.
Üstelik bu konuyu ilk kez biz çekmiyorduk. Daha önce Tyler Oliveira ve Tommy G gibi içerik üreticileri de benzer videolar hazırlamıştı.
Fakat çekimler ilerledikçe, konunun yalnızca kültürden ibaret olmadığını fark ettik. Aldıkları çeşitli destekleri, İsrail’le kurdukları tarihsel ve ideolojik bağları ve Kudüs’e dair siyasi-dini yaklaşımlarını da keşfettik ve belgeselimizde bunları size aktarmaya çalıştık.
Filistinli çocukları desteklemeyi unutmayın!
@mehmetakifcan79 Senden bırak hocayı sözüne itibar edilecek "insan" bile olmaz. Sen Müslümanlara iftira edip namuslu kadınların iffetine, namusunu diline dolayan cahilin birisin. Seni takip eden arkandan gelenlere Rabbim hidayet versin. Senin de hidayetin mümkün değilse ıslah olasın inşallah...
Amedspor, Süperlig'e çıkmış.
İsterse uzaya çıksın; Türk milletine ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne zerre saygısı olmayan , topluma kin ve nefret tohumları eken bu sözde takımı alkışlayıp tebrik edecek değiliz.
Apo severler alkış ve ıslıklarına devam edebilir.
Manaya değil iskelete bakan, Kuran'ı çok okuyup anlamayan, her alanda taklitçiliği ile övünen, üretmeyen ve düşünmeyen, kendi öz benliğini bulamayan, çalışmayı bir ibadet değil angarya olarak gören bir nesil, geleceğin dünyasında yok olmaya mahkumdur.
Bu kısır döngüden kurtulmanın reçetesi şunlardır:
Kuran'ı Anlamak ve Hayatına Taşımak: Kuran'ı sadece okuyup geçmek yerine, derinlemesine anlamak ve günlük hayatta uygulamak.
Manaya Odaklanmak: Yüzeysel okumalar yerine, metinlerin derin anlamlarını kavramaya çalışmak.
Düşünmek ve Üretmek: Kendi orijinal fikirlerini geliştirmek ve bunları pratiğe dökmek.
Tarih Bilinci: Kendi tarihini öğrenmek, bu tarihle özdeşleşmek ve ondan güç almak.
Orijinal Olmak: Her alanda taklitçilikten kaçınmak ve kendi yolunu çizmek.
Çalışmayı İbadet Olarak Görmek: Çalışmayı sadece bir zorunluluk değil, manevi bir değer olarak algılamak.
İşte bu özelliklere sahip olan nesil, geleceğin Türkiye'sini inşa edecek ve toplumu ileriye taşıyacak temel unsurlardır. Bu nitelikler, hem bireysel hem de toplumsal dönüşüm için elzemdir.
#YarınkiTürkiye
الجيل الذي يركز على الشكل وليس على المعنى، يقرأ القرآن كثيرًا دون فهمه، يفتخر بالتقليد في كل مجال، لا يبدع ولا يفكر، لا يستطيع العثور على هويته الأصيلة، يرى العمل واجبًا وليس عبادة، هذا الجيل مدان بالفناء في عالم الغد.
وصفة الخلاص من هذا الدور السببي هي:
فهم القرآن وتطبيقه في الحياة: بدلاً من مجرد قراءة القرآن، يجب أن نفهمه عميقًا ونطبقه في حياتنا اليومية.
التركيز على المعنى: بدلاً من القراءة السطحية، يجب أن نسعى لفهم الأعماق.
التفكير والابتكار: يجب أن نطور أفكارنا الخاصة ونحققها.
وعي تاريخي: يجب أن نتعلم تاريخنا ونتمثل فيه ونستمد منه القوة.
الأصالة: يجب أن نتجنب التقليد في كل شيء ونرسم طريقنا الخاص.
العمل كعبادة: يجب أن نعتبر العمل ليس فقط واجبًا بل قيمة روحية.
هذه الصفات هي الأساس للجيل الذي سيبني تركيا و عالم الاسلامية المستقبلية وسيكون العنصر الأساسي لتقدم المجتمع. هذه الصفات ضرورية للتحول الفردي والاجتماعي.
#بشار_الأسد #Syria
#IslamabadMassacre
#riyadh
#تركيا_الغد
هذه العاصفة التي انطلقت هي الجيش التركي، يا رب.الجيش الذي يموت في سبيل قضيتك، هو هذا، يا رب.حتى يرتفع اسمك مع الأذان،انصر محمدي، آمين، يا من يمد النصر.
الجيش التركي قادم، جهزوا تنانيركم، أيها العاهرة PKK وYPG
#بشار_الأسد#Syria#GenocidioEnGaza#WhatsApp
Türkiye'nin Müslüman Kimliği ve Batı ile İlişkileri: Modernleşme, Gaza ve Cihad Bilinci
Giriş
Batı'nın bakış açısıyla Türkiye, her zaman Müslüman ve Müslüman dünyasının lideri olarak algılanmıştır. Bu algı, modernleşme süreçleriyle dahi değişmemektedir. Türkiye'nin Batı gözünde potansiyel bir düşman olarak görülmesi, tarihsel ve politik anlamda derin köklere sahiptir.
Türkiye'nin Batı ile İlişkileri
Türkiye, tarih boyunca Batı ile karmaşık ilişkiler kurmuştur. Batı için Türkiye, hem bir müttefik hem de bir rakip olmuştur. Bu ilişki, Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki çatışmalar ve barış anlaşmalarıyla şekillenmiştir. Modern dönemde ise, Türkiye'nin Batı ile ilişkileri, ekonomik, siyasi ve kültürel düzlemlerde devam etmektedir. Türkiye'nin güç kaybettiği veya zayıfladığı dönemlerde, Batı tarafından işgal edilme riski her daim gündemde olmuştur. Tarih bilinci olan bir birey, bu dinamikleri kolaylıkla kavrayabilir.
Modernleşme ve Kimlik
Modernleşme sürecinde Türkiye, reformlarla birlikte Batılılaşma yoluna girmiştir. Bu süreç, Türkiye'nin Müslüman kimliği ile Batılı değerler arasında bir denge arayışını içermesi gerekirken, her alanda taklide ve toptan kabule varan bir sürece evrilmiştir. Sanayi ve teknoloji hususunda alınması gereken modernite, Müslüman Türk kimliği ile bağdaşmayan ve sadece batıya ait olması gereken ahlak nizamı, aile yapısı vb . olguları da içermiştir. Bu anlamda modernleşme Türkiye'nin İslami kimliğini zayıflatmıstır. Merhum Nurettin TOPÇU, "Yarınki Türkiye" adlı eserinde bu durumu şu dizelerle aktarmıştır; "Anadolu'nun kurtuluş savaşı, ruh cephesinde henüz yapılmadı."
Gaza ve Cihad Bilincinin Önemi
"Gaza" ve "cihad" kavramları, İslami ve Türk tarihinde derin anlamlar taşır. Gaza ruhu, özellikle zor zamanlarda bir milletin direncini ve iradesini temsil eder. Ancak, bu bilincin eğitim sisteminde yeterince vurgulanmadığı görülmektedir. İnancın zayıfladığı, vatan savunmasının bir namus meselesi olarak görülmediği bir toplumda, kişisel fedakarlıklar ve şehitlik kavramı anlaşılamaz hale gelir. Bu bağlamda, genç neslin bu bilinçle yetiştirilmesi, milletin geleceği açısından hayati önem taşır.
Eğitim ve Dinî Bilinç
Türkiye'de, eğitim sisteminde ve Kur'an kurslarında bile gaza ve cihad ruhunun gençlere aktarılmadığına dair bir eleştiri var. Diyanet İşleri Başkanlığı, bu eksikliği gidermek adına, akademi bünyesindeki kursiyerler ve tüm personeli için "cihad" ve "gaza" konularında eğitim programları düzenlemelidir. Eğitilen personel, genç nesilde bu bilinci oluşturma görevini üstlenmelidir. Bu çalışmaların bir parçası olarak halkımızın herbir yaş kategorisine, İslam tarihini ve mücadelesini anlatan "Çağrı" filminin izletilmesi, ardından bu konuların tartışılması ve aktarılması önemli bir adım olabilir.
Sonuç
Türkiye'nin Batı ile olan ilişkileri, modernleşme süreci ve dini kimlik arasındaki denge, ülkenin geleceği için karmaşık ancak kritik öneme sahip konulardır. Gaza ve cihad bilincinin eğitim yoluyla genç nesillere aktarılması, Türkiye'nin hem kendi kimliğini koruma hem de uluslararası arenada güçlü kalabilmesi için önemlidir. Bu bilinç, sadece dini bir kavram olarak değil, tarihsel ve kültürel bir miras olarak da değerlendirilmelidir.
#NurettinTopçuYarınkiTürkiye