Zilan Katliamı'nın üzerinden 96 yıl geçti. 12- 13 Temmuz 1930'da Zilan Vadisi'nde on binlerce Kürt; kadın, çocuk, yaşlı ayrımı gözetilmeksizin katledildi, köyler yakıldı, yaşam alanları yok edildi. Zilan, bu topraklarda inkâr, imha ve asimilasyon politikalarının en ağır simgelerinden biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Aradan geçen yıllara rağmen Zilan'la gerçek anlamda bir yüzleşme gerçekleştirilmedi. Hakikatin üzerini örten, cezasızlığı sürdüren anlayış değişmedi.
Bugün barış ve demokratik toplumun inşasını konuşurken, geçmişin katliamlarını görmezden gelmek mümkün değildir. Kalıcı barış, halkların yaşadığı acıları tanımaktan, hakikati görünür kılmaktan ve adaleti tesis etmekten geçer.
Halkların Demokratik Kongresi olarak, Zilan Katliamı'nda yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz. Halkların hafızasını silmeye yönelik tüm inkâr ve asimilasyon politikalarına karşı; eşit, özgür ve demokratik bir yaşam mücadelesini büyütmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.
Zilan'ı unutmadık, unutturmayacağız.
JİTEM tarafından işkenceyle katledilen HEP Amed İl Başkanı Vedat Aydın'ı katledilişinin 35. yılında saygı ve minnetle anıyoruz.
Yaşamını halkların eşitliği, barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesine adayan Vedat Aydın'ın bıraktığı mücadele mirasını büyütmeye, hakikat ve adalet mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.
Deniz Göktaş'ın tutuklanması, düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik baskı politikalarının bir sonucudur. Mizahı yargılayan, eleştiriyi suç sayan ve sanatçılar üzerinde yargı yoluyla baskı kuran bu anlayış kabul edilemez.
Mizah suç değildir. Düşünce ve ifade özgürlüğünü savunuyor, Deniz Göktaş'ın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz.
Madımak Katliamı'nın üzerinden 33 yıl geçti. Bu toprakların en büyük insanlık suçlarından biriyle gerçek anlamda hâlâ yüzleşilmedi. Hakikatin açığa çıkarılması, adaletin sağlanması ve cezasızlık politikalarının son bulması, toplumsal barışın vazgeçilmez koşuludur.
Madımak'ta katledilen 33 canımızı saygı ve özlemle anıyor; halkların eşit, özgür ve ortak yaşam mücadelesini kararlılıkla sürdürüyoruz.
Madımak'ı unutmadık, unutturmayacağız.
2 Temmuz 1993'te Madımak'ta yakılarak katledilen 33 canımızı, katliamın 33. yılında Sivas'ta andık.
Eş Genel Sözcümüz Meral Danış Beştaş ile birlikte Madımak anmasına katıldık. Hakikatin açığa çıkması, adaletin sağlanması ve Madımak'la gerçek bir yüzleşmenin sağlanması talebimizi bir kez daha yineledik. Unutmadık, unutturmayacağız.
🎥 Siyasi tutsaklar için neden hâlâ hiçbir adım atılmıyor?
Mücadeleyi bırakıp evimizde oturmuyor, birilerinin atacağı adımları beklemiyoruz. İlkelerimiz, programımız ve siyasi hattımız doğrultusunda mücadele etmeye, muhalefet etmeye devam ediyoruz. Türkiye'de üçüncü yolu savunuyoruz.
📌 Kimsenin yanında saf tutmak zorunda değiliz. Biz yalnızca Kürtlerin değil; Türklerin, Lazların, Çerkeslerin ve bu ülkede eşit, özgür bir yaşam isteyen bütün halkların partisiyiz.
Ankara’da gerçekleştirilen ev baskınlarında, aralarında bileşen partilerimizden Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren’in de bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınmasını kabul etmiyoruz.
NATO Zirvesi öncesinde yürütülen bu operasyon, demokrasi güçlerine yönelik açık bir gözdağıdır. Toplumsal muhalefeti kriminalize etmeyi, demokratik siyaseti baskı altına almayı hedefleyen bu anlayış kabul edilemez. NATO Zirvesi öncesinde gerçekleştirilen bu siyasi operasyonlarla iktidar, savaş politikalarına karşı yükselen toplumsal itirazı hedef almaktadır. Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır.
Deniz Poyraz'ı katledilişinin yıl dönümünde sevgi, saygı ve mücadele kararlılığıyla anıyoruz.
Deniz'in yaşamı da mücadelesi de bu topraklarda eşit, özgür ve demokratik bir yaşam özleminin parçasıydı. Onu aramızdan alan karanlığı da, bu karanlıktan beslenenleri de unutmadık. Hakikat ve adalet mücadelesini büyütmeye devam ediyoruz.
Deniz Poyraz'ın anısı mücadelemizde yaşıyor. Barışı ve demokratik toplumu birlikte kurma sözümüzü yineliyoruz.
Rahmi Koç'un Kürt kadınlarını hedef alan ayrımcı ve cinsiyetçi sözlerini kabul etmiyoruz. Kürt halkını ve kadınları aşağılayıcı kalıplarla hedef gösteren, kadın bedenini ve mahremiyetini mizah konusu haline getiren bu dil, mücadele ettiğimiz ayrımcı zihniyetin bir yansımasıdır.
Yürütme Kurulu üyelerimiz, Ankara’da gerçekleştirilen Halkevleri 29. Olağan Genel Kurulu'na katıldı.
Halkevleri’nin Genel Kurulu’nu selamlıyor, yeni dönemde başarılar diliyoruz.
Gezi Direnişi’nin 13. yılında ortak yaşam iradesini, özgürlük, adalet ve demokratik toplum mücadelesini büyüten milyonların dayanışmasını selamlıyoruz.
Gezi; farklı kimliklerin, inançların ve toplumsal kesimlerin yan yana gelerek eşit, özgür ve demokratik bir yaşam talebini yükselttiği büyük bir toplumsal hareketti. Aradan geçen 13 yıla rağmen Gezi’nin açığa çıkardığı dayanışma ruhu, adalet arayışı ve özgürlük talebi yaşamaya devam ediyor.
Bugün de barışın, adaletin ve demokratik toplum mücadelesinin yolu ortak iradeyi büyütmekten ve dayanışmayı güçlendirmekten geçiyor.
Gezi Direnişi’nde yaşamını yitirenleri saygıyla anıyor; tutsak edilen, yargılanan ve mücadeleyi sürdüren tüm arkadaşlarımızı selamlıyoruz.
19. Orta Anadolu Halkları Haymana Hıdırellez Şenlikleri’ndeydik bugün.
Hıdrellez; toprağın yeniden canlanmasının, karanlığın ardından ışığın gelişinin, halkların yüzyıllardır ortaklaştırdığı umutların adıdır. Bu topraklarda farklı dillerin, farklı kültürlerin, farklı inançların aynı ateş etrafında buluşabildiğinin en güzel simgelerinden biridir.
Hıdrellez kutlu olsun.
Barışın ve baharın yolu açık olsun. Sevgiyle kucaklayanlara, bizi buluşturan herkese çok teşekkür ediyoruz. 💐🌿💐
Bugün 19. Haymana Hıdırellez kutlamasında eş sözcümüz Meral Danış Beştaş'ın katılımıyla özgür, ortak ve eşit yaşam talebimizi yineledik.
Demokratik toplum için mücadelemizi örgütlenerek ve örgütleyerek büyüteceğiz.
Halkların kültürünü, dilini ve ortak yaşamını sahiplenmek barış ve demokrasini mücadelemizin ayrılmaz parçasıdır.
Eş Sözcümüz Meral Danış Beştaş ve Ankara İl Meclisimizle birlikte 19. Orta Anadolu Halkları Haymana Hıdırellez Şenlikleri’nde buluştuk.
HDK olarak, irade gaspına ve antidemokratik uygulamalara karşı emeği, barışı ve en geniş demokrasi zeminini savunmaya, yargı eliyle siyasetin dizayn edilmesine karşı demokrasi mücadelesi sürdürenlerle birlikte olmaya devam edeceğiz.
21 Mayıs, Çerkes halkının sürgün, katliam ve zorla yerinden edilme politikalarıyla yüz yüze bırakıldığı büyük tarihsel kırılmanın yıldönümü. 1864 yılında Karadeniz kıyılarında ölüme sürüklenen Kafkas halklarının acısını paylaşıyor, sürgün yollarında yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz.
Halkların yaşadığı tarihsel acılarla yüzleşilmesi, kültürel hakların güvence altına alınması ve inkâr politikalarının son bulması demokratik bir toplumun en temel gerekliliklerinden biridir.
Çerkes halkının onurlu yaşam mücadelesinin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz.
Eş Genel Sözcümüz Meral Danış Beştaş, sayın Abdullah Öcalan için dile getirilen “koordinatörlük” tanımının baş müzakereciliği de kapsaması gerektiğini Mezopotamya Ajansı’ndan Ömer İbrahimoğlu'na değerlendirdi.
https://t.co/QZVc1TLmND
Eş Genel Sözcümüz Ali Kenanoğlu, Yürütme Kurulu üyelerimizden Esengül Demir, Cengiz Çiçek ve Özgür Karabulut bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görülen Gayrettepe Katliamı davası öncesinde işçi ailelerinin gerçekleştirdiği basın açıklamasına katıldı. Gayrettepe’de yaşamını yitiren işçi ailelerinin adalet mücadelesinin yanında olmaya, gerçek sorumlular ortaya çıkarılana kadar dayanışmayı büyütmeye devam edeceğiz.
18 Mayıs Devrim Şehitleri haftasında, devrimci dayanışma ve halkların ortak mücadelesinde iz bırakan İbrahim Kaypakkaya'yı, Haki Karer’i ve Dörtler'i saygı ve sevgiyle anıyoruz.
Kaypakkaya’nın işkence altında ser verip sır vermeyen direnişi, Haki Karer’in devrimci mücadelede yarattığı enternasyonalist çizgi ve Dörtler’in teslimiyete karşı yükselttiği irade bugün de özgürlük ve sosyalizm mücadelesine güç vermeyi sürdürmektedir.
Faşizme, sömürüye ve inkâr politikalarına karşı yaşamlarını ortaya koyan devrimcilerin bıraktığı mücadele mirası bizlere yol göstermeye devam ediyor. Halkların demokratik birliği mücadelesi, Kaypakkaya’nın, Haki Karer’in ve Dörtler’in temsil ettiği tarihsel mücadele çizgisinin bir parçasıdır.
Anıları mücadelemizde ve direniş tarihimizde yaşamaya devam edecek.
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bahar Şenlikleri’nde yaşanan provokasyonun ardından öğrencilerin evlerine yapılan baskınlar ve gözaltılar; üniversite özgürlüğünü, ifade hakkını ve demokratik yaşam alanlarını hedef almaktadır.
ODTÜ’nün ruhunu yansıtan geleneksel bahar şenliklerinin kriminalize edilmesine dönük bu yaklaşım üniversitelerin; korku, fişleme ve cezalandırma mekanlarına dönüştürülme gayretinin yansımasıdır.
Öğrencilerin kriminalize edilmesine son verilmeli, gözaltına alınan herkes derhal serbest bırakılmalıdır. Demokratik haklarını kullanan öğrencilere yönelik baskılar, toplumsal barışı değil yalnızca kutuplaşmayı derinleştirir.
Gençlerin sesi susturularak değil, dinlenerek bir gelecek kurulabilir.
Denizleri unutmadık unutturmayacağız!
Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı anmak için katledilişlerinin yıldönümünde Karşıyaka Mezarlığı 2 No.'lu kapıda buluşuyoruz.