170 79 39 Keçiören Ufuktepe. Araç var yer yok. Aktif pasif farketmez. Parlak değilim. Sadece oral olabilir. Anal olursa kondom krem şart. Foto yok kamerada yüz açarım. Foto yok dediğim halde foto yok mu diye soran, parlak değilim dediğim halde kıl var mı diye soran engellenir.
"Karakolların hepsi yıkılmalıdır."
Bu cümleyi bir PKK'lı söylemedi.
Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanı söyledi.
1993. Bingöl'de 33 silahsız asker şehit ediliyor. PKK saldırıları doruk noktasında.
Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri Komutanı, Kurmay Albay Pamukoğlu'nu makamlarına çağırıyor.
Görev: Hakkari.
778 günde 850'den fazla harekât.
21'i sınır dışı.
Bölgedeki militan sayısı: 12.000 → 5.500.
Bunu nasıl yaptı?
Kendi tezini sahada uyguladı:
20.000 kişilik mobil Eşkıya Takip Kuvveti konsepti.
Bekleme değil, arama-bulma-imha.
Statik savunma değil, sürekli hareket.
"Karakollardaki asker hedef tahtasıdır. Yeri, silahları, hareketleri militanlar tarafından biliniyor."
Sonuçlar yukarıda.
PKK'nın neden bitirilemediğine dair 3 tespiti:
1. Gerçek siyasi irade eksikliği
2. İstihbarat yetersizliği
3. Askerin her yere statik dağıtılması
Birinci madde, 1990'larda aktif bir generalin ağzından siyasete açık suçlama.
Üçüncü madde, kendi karakol tezinin özeti.
Bu adamın sicili:
TSK tarihinde 5 kez Üstün Birlik Yetiştirme Nişanı alan tek subay. Yönetmelik üst sınırı: 3.
Altın Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası.
2 ayrı Üstün Cesaret ve Feragat Nişanı.
2 kez mümtaz subay, erken terfi.
43 yıl kesintisiz üniforma.
Tümgeneral rütbesiyle emekli.
Türkiye'nin derdi doğru adamı yetiştirmek değil.
Dert, doğru adamı dinlememek.
Bugün aynı adam diyor ki: "Fırat'tan Zagros'a 6. Ordu kurulmalı."
Dinliyor muyuz?
Araştırmacı Mehmet Ali Kulat'ın Fatih Altaylı'ya açıkladığı "Türkiye Gençlik Araştırması"nın sarsıcı sonuçları:
🔷 18-33 yaş arası gençlerin %64'ü, kendisine fırsat verilse Türkiye'yi kalıcı olarak terk edeceğini açıkça söylüyor.
🔷 Siyasetçilerin sürekli övdüğü gönül coğrafyamıza, yani Orta Doğu ve İslam ülkelerine gitmek isteyenlerin oranı ise sadece binde dört.
🔷 Mekke'ye, Medine'ye, Kudüs'e, Tahran'a, Şam'a veya Bakü'ye tek bir genç bile gitmek istemiyor.
🔷 Herkes emperyalist denilen coğrafyalara, yani Avrupa'ya, Amerika'ya ve Kanada'ya yerleşmenin hayalini kuruyor.
🔷 Türkiye'de iş bulabilmek için liyakatin ve emeğin değil, doğrudan torpilin ve kayırmacılığın geçerli olduğuna inananların oranı %74,7 seviyesinde.
🔷 Gençlerin %82'si, ülkenin içinde bulunduğu durum yüzünden sıklıkla hüzün, umutsuzluk ve çöküntü yaşadığını belirtiyor.
🔷 Mutlu olmak için en çok neye ihtiyaç duyarsınız sorusuna verilen cevaplarda aşk ve saygınlık dibe vururken, para açık ara ilk sıraya yerleşmiş durumda.
🔷 Parası olan en ahl*ksız adamları bile toplumda saygın hale getirirseniz, gençlerin paradan başka bir değere inanmaması kaçınılmaz bir sondur.
🔷 Yirmi yıl önceki araştırmalarda evlenmek ve çocuk sahibi olmak istemeyenlerin oranı sıfırken, bugün ülkenin beşte biri bu hayattan tamamen vazgeçmiş durumda.
🔷 Kısacası gençler, bu ülkede kendilerine dair iyi bir gelecek görmüyor ve sadece daha huzurlu bir hayat için kaçmanın yolunu arıyor.
Tam 100 yıl ülkenin sanayisini dışardaki küresel sermayeye peşkeş çeken, KOÇ grubunun ŞEREF BAŞKANI bay Rahmi Koç'a sesleniyorum.
Bu gösterdiğim parça senin grubunun Medari iftiharı ARÇELİK Fabrikan tarafından, Buzdolaplarında elektrik akımıyla alakalı bir parça.
3 gün önce bu kıytırık parça için 5.500 Türk Lirası ödedim.
Medyalarda kuruluşunun 100. yıl reklamını izlerken, bu ülke vatandaşları olan biz Milleti, nasıl sömürttüğünüzü üzülerek gördüm.
Siz ki sözde 100 yıllık sanayi kuruluşunuz.
ABD'ye bizi sömürtmek için bir asırdır, milletimize ihanet ediyorsunuz.
Bu motor değil, netice de benim gibi bir emeklinin cebinden ABD'yi zenginleştirmek için, 5500 TL'nin çıkmasın sebep olan bir parça.
Montaj sanayinizle ülkemizi bir asır geri götürdünüz.
Şimdi de bizden kazandığınız milyar dolarlarla, AB ülkelerine çekiyorsunuz.! Hakkımız haram olsun
@kocholding
Özgür Özel: "20 tane ilaç içen adamı evlatlarıyla tehdit edip bütün mal varlığına çöktüler. O kişiye, 'Özgür Özel'e değil, rahmetli Ferdi'ye verdim' dedirttiler.
Ölmüş ya, konuşamaz ya... Gören oldu mu? Yok olmadı. Ölmüş insana iftira atıp partimizi karalamaya çalışıyorlar."
Deniz Akkaya'dan Rümeysa Eker'e sert tepki:
“Atatürkçülere ‘pezevenk’ diyen or*spu istifa etmiş.
Bir kadın Türkiye'de siyasete giriyor ve ona bu hakkı veren kurucu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün sevenlerine ‘pezevenk’ diyor!
Pezevenkleri en iyi or*spular tanır. O yüzden gözü bir yerden ısırmıştır.”
#ARŞİV | Melih Gökçek, Muharrem İnce'nin yıllar önce AKP'nin "%49 oy alacağız" iddiasına karşı söylediği "Alırlarsa köyüme gider tavuk beslerim" sözlerini yeniden gündeme taşımıştı.
İnce ise tek cümleyle yanıt verdi:
"Yalova'nın Elmalık köyünde dededen kalma arazim var. Tavuk da var... Bir köpek eksik, gelir misin?"
Özgür Özel belde seçimleri için gelecek sandıkları duyunca bir günde 4 şehir gezdi.
Kurultay için sandık istedi olmadı, erken seçim için istedi olmadı. Şimdi bu seçimleri görünce Anadolu'ya koştu.
Adam seçim dönemi için yaratılmış resmen, CHP'de bugüne kadar kimsede görülmemiş bambaşka bir motivasyonu var.
Yaklaşık 5 yıl boyunca bir işyerinde çalışan mühendisin başına gelenler:
— Mühendis, “Ünvanım dışındaki işler bana zorla yaptırılıyor, hak ettiğim primler de verilmiyor” diyerek işyerinden şikayetçi oldu.
— Bunun üzerine işyeri, çalışanın sözleşmesini feshetti ve çalışanın iş telefonuna el koydu.
— İşyeri sahipleri, çalışanın iş telefonundaki mesajları silmesine izin vermeyip tüm mesajları izin almadan okudu.
— İşten çıkarılan çalışan, kişilik haklarına saldırı yapıldığı gerekçesiyle işyerinden manevi tazminat talebinde bulundu.
— İşyeri sahipleri, çalışanın telefonunda patronları hakkında yazdığı ağır hakaretleri ve kadın mesai arkadaşlarının gizlice fotoğrafını çekip ‘3 şeytan’ yazdığı mesajı mahkemeye sundu ve bu yüzden işten atıldığını söyledi.
— Mahkeme, telefonun mülkiyetinin işverene sahip olmasının işyeri sahiplerine mesajları okuma hakkı vermediğini açıklayarak çalışanın işten çıkarılmasının haksız olduğuna karar verdi.
— Mahkeme işçinin tüm tazminat taleplerini kabul etti ve işyerinin ayrıca manevi tazminat da ödemesine karar verildi.
— İşyerinin talebi üzerine dosya bir kez daha incelendi ve verilen kararın “Kusursuz” olduğuna hükmedildi.
— Şirket bir kez daha itiraz etti ve dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay, verilen tüm kararların hukuka tamamen uygun olduğunu açıklayarak kararları onadı.
— İşveren şirket, çalışana yüklü bir tazminat ödeyecek. (İsa Karakaş)
PC toplama devri tarihe karışıyor:
🔶 Bugün topladığınız bilgisayarın kıymetini çok iyi bilin, çünkü yakın zamanda kişisel bilgisayarlar tarihin tozlu sayfalarına karışabilir.
🔶 Yapay zekanın doymak bilmeyen hesaplama gücü ihtiyacı yüzünden ekran kartlarına, işlemcilere ve belleklere erişimimiz artık ciddi şekilde kısıtlanıyor.
🔶 Şirketler son kullanıcının yüksek performanslı donanımlara sahip olmasını istemiyor, çünkü bunu kendi iş modellerine bir tehdit olarak görüyorlar.
🔶 Ekran kartları, işlemciler ve RAM üreticileri, çok daha yüksek kâr marjı sunan yapay zeka sunucularına odaklanarak bizleri güçsüz donanımlara mahkûm etmeye başladılar.
🔶 Gelecekte kendi parçalarımızı seçip evde topladığımız o "kendin yap" (DIY) kültürü yerini, sadece bulut üzerinden abonelikle erişebildiğimiz sınırlı cihazlara bırakacak.
🔶 Asıl hedef, her hareketimizi izleyebilecekleri, sürekli internete bağlı, yerel depolamanın olmadığı distopik bir kontrol mekanizması kurmak.
🔶 Mahremiyetin bir lüks haline geleceği ve her verimizin bulutta olduğu bu yeni düzende, artık "kendi bilgisayarınıza sahip olma" hayali de yavaş yavaş imkânsızlaşıyor.
Özgür Özel iki isme sert yüklendi:
Trump’a: “Ekim’e kadar ömrün var. Cürmün kadar yer yakarsın.”
Erdoğan’a: “Trump’a telefonda ‘Dünyanın yüzyıllardır beklediği lider’ demişsin. O tweeti kaldırmak için 6 saat yalvarmışlar.”
Başbuğ Atatürk’ün Aspendos'ta yaşadığı tebessüm ettiren olay:
🔻Bir yörük çocuğu güzel çok güzel bir türkü söyler.
🔻Atatürk türküyü çok beğenir. Ona ''Bis'' der.
🔻Bis, Latince ''iki kere'' demektir. O dönemler sık kullanılan bir tabir.
🔻Yani ''bir daha söyle'' demek istemiştir.
���Çocuk Atatürk'ün söylediği kelimenin anlamını bilmez.
🔻Çevredekiler çocuğa ''bir daha söyle diyor'' derler, çocuk bir daha söyler.
🔻Atatürk türkünün bitiminde çocuğa bahşiş verir.
🔻Harçlığı alan çocuk Atatürk’e döner, ''Bis'' der.
🔻Atatürk mutlulukla yanındakilere döner ve ''Şu yedi düvel kimle uğraştıklarını bilseler'' der.
YSK karar veriyor beğenmiyorlar.
Güvenpark'ta 50 Bin kişi toplanıyor, 3.500 kişi diyorlar.
Anıtkabir'e 40 Bin kişi yürüyor, çelenki mevzu yapıyorlar.
Delege imza veriyor beğenmiyorlar.
Eski milletvekilleri bildiri yayınlıyor beğenmiyorlar.
Şu anki 111 milletvekili kurultay çağrısı yapıyor beğenmiyorlar.
Derdiniz ne sizin kardeşim?
Ne istiyorsunuz?
Fatih Altaylı:
*Kemal Kılıçdaroğlu sen kimsin de sen gidersen bu parti bitsin
*Sen Türkiye'nin en vasat bürokratlarından biri ve en yeteneksiz siyasetçilerinin birincisisin
*Başarısız, yeteneksiz, toplumda ve seçmende heyecan uyandırmayan birisin
*Niye halâ orada oturuyorsun
Eski CHP Genel Sekreteri Önder Sav, CHP grup toplantısında:
"CHP çok badireler atlatan bir partidir. Darbelerle kapatıldı, siyasi faaliyetlerine ara verildi. Barajın altında kaldı. Genel başkanlık yarışları oldu. Çok şey oldu ama parti binasının mahremiyetine hiç girilmedi. İlk defa parti binasının mahremiyetine polisle girildi. Bizim gibi yıllarını CHP’ye vermişlerin içine sinmesi mümkün değil. 10 yılı aşkın CHP’de genel sekreterlik yaptım. Kimse içime sindirmemi beklemesin"
🎥 @ozgecanozgenc
Tarihin do��ru tarafında duran, ülkesini ve partisini tereddütsüz savunan önceki dönemlerde görev yapmış 221 milletvekilimize teşekkür ediyorum.
Sayın milletvekillerimizden programı uygun olanları yarınki grup toplantımıza davet ediyorum.
Özgür Özel:
"Her sabah 6'da kalkıp işe gidip turşu gibi geriye gelenlerin ömürleri boyunca çalışıp bir ev, bir araba almaları mümkün değil.
Almaya kalkanın karşısında Tayyip Bey belirir, 1,2 milyon TL'lik arabadan 1,5 milyon TL vergi alır."