Cami Çocuğa Ne Öğretiyor, Biz Camiye Ne Öğretiyoruz?
Son yıllarda sıkça duyduğumuz bir cümle var:
“Çocuklar camiye gelsin de nasıl gelirse gelsin…”
Hayır.
Nasıl gelirse değil.
Nasıl gelmesi gerekiyorsa öyle gelmeli.
Çocuğu camiye getirip eline tablet vererek video izletmek…
Mescidin içinde koşturmasına, bağırmasına, top oynamasına göz yummak…
Bunu da “alışsın” diyerek meşrulaştırmak…
Bu, camiyi sevdirmek değildir.
Bu, caminin anlamını boşaltmaktır.
Cami bir oyun alanı değildir.
Cami bir etkinlik merkezi değildir.
Cami bir alışma sahası değildir.
Cami; huzurun, sükûnetin, zikrin ve secdenin mekânıdır.
Eğer çocuk camiye geldiğinde oranın diğer mekânlardan farkını hissetmiyorsa,
orada farklı bir edep gerektiğini öğrenmiyorsa,
biz çocuğa camiyi değil, sıradan bir kapalı alanı öğretmiş oluruz.
Toplumsal Bir Yanılgı
Biz artık her şeyi “eğlenceli” yapmak zorunda olduğumuzu sanıyoruz.
Eğlenmezse sevmez,
oyun olmazsa bağlanmaz,
yüksek ses olmazsa ilgilenmez diye düşünüyoruz.
Oysa bazı mekânlar ciddiyetle sevilir.
Bazı değerler sessizlikle öğrenilir.
Cami; çocuğa sınır öğretir.
Mekânın hakkını öğretir.
Başkasının ibadetine saygıyı öğretir.
Sükûnetin değerini öğretir.
Ama biz sınırı kaldırıp her şeyi serbest bırakırsak,
çocuk saygıyı nerede öğrenecek?
Pedagojik Gerçeklik
Çocuk soyut kavramları yaşayarak öğrenir.
“Burası Allah’ın evidir” demek yetmez.
O evin içinde nasıl durulacağını göstermek gerekir.
Çocuk camiye neden geldiğini bilmeli.
Namazın ne olduğunu yaşına uygun bir dille öğrenmeli.
Saf nedir, sessizlik niçin önemlidir, başkası namaz kılarken neden koşulmaz…
Bunlar açıklanmalı.
Sevdirmenin yolu disiplinsizlik değildir.
Sevdirmenin yolu anlam kazandırmaktır.
Eğer cami çocuğa hiçbir sınır koymuyorsa,
çocuk büyüdüğünde camiye karşı bir hürmet geliştiremez.
Çünkü zihninde cami, oyun oynadığı yer olarak kalır.
Asıl Mesele
Çocuk camiye gelmeli.
Gelsin ki secdeyi görsün.
Gelsin ki ezanı duysun.
Gelsin ki bir cemaat bilinci oluşsun.
Ama cami, çocuğa göre şekillenen bir yer değil;
çocuğun caminin ruhuna göre şekillendiği bir yer olmalıdır.
Biz camiyi çocuklara sevdireceğiz diye
caminin vakarını zedeliyorsak,
hem çocuğa hem mekâna haksızlık ediyoruz.
Cami bir terbiye mekânıdır.
Orada edep öğrenilir.
Orada sınır öğrenilir.
Orada sevgi ve saygı öğrenilir.
Ve unutmayalım:
Çocuk camide nasıl davranacağını öğrenmezse,
yarın hiçbir yerde nasıl davranacağını öğrenemez.
(Alıntı)
@Ferhatarslandr Madem bed e dua 'Allah cc nefsini ilah edinmiş zavallı idarecilerin belasını versin.' diyeceğim ama belanın büyüğü zaten başlarında. Allah kendilerini kendilerine musallat etmiş. Rabbim onların şerrinden çalışanları ve milleti korusun.
@akittv@sarseven@sarseven bu kadar agresif tavırla neyi amaçlıyor? Fikirleri bu halinin gölgesinde değersizleşiyor. Programı resmen hiç etti. İsmail Öz'e haksızlık ve hakaretle kendini küçülttü. Yazık.
@_aliyalcin_ Bir öğretmen olarak soralım öyleyse. Devletin üstüne düşen nedir? Gençliği kimlerin eline bırakıyor?
Sendika olarak bu konuda baskı yapmalısın. Devlet vatandaşının canını ve izzetini korumak zorundadır. Öğretmenin etkinliğini kaybettiren her yasa mevzuat gözden geçirilmeli.
18 yaş altı işlenen suçlarda kesinlikle ailelere de ceza verilmeli.
Çocukları doğurup ilgilenmeden okula yolluyorlar ve öğretmenlerden bir mucize bekliyorlar.
Ben bu konuyu daha önce defalarca söyledim ve yazdım: sizin bozduğunuunuz çocukları hangi öğretmen hangi okul düzeltsin.
Bir olay olduğu zaman da işin bilimsel ve sosyolojik yönüne bakmadan direk sisteme yükleniyorsunuz.
Anne babanın görevi sadece çocuğu doğurmak değil aynı zamanda onu eğitmek. Çocuğu okula yolladığınızda sorumluluğununuz bitmiyor.
Okul, öğretmenler ve yetkililer sizin çocuğunuzu düzeltmekle mükellef değiller. Düzgün çocuklar yollayacaksınız okulda geliştirecekler.
Diğer taraftan velilerin çoğunluğu öğretmenler çocuklara bir laf dese solugu CİMER’de ya da millî Eğitim’de alıyor. Öğretmenlere zorbalık yapan çocukların yüzlerce haberini birlikte okuduk.
Veliler aşırı korumacı tavırlarıyla öğretmenleri de korkuttular. Bir şikayet ediyorlar, öğretmen hakkında inceleme başlatılıyor. Senin çocuğun nasıl düzelecek, öğretmene saygıyı kaldırırsan ve sen böyle en ufak bir şeyde diklenirsen okula ve öğretmene karşı senin çocuğun zaten baştan ziyan olur! Sonra da başkalarını ziyan eder!
Fatma Nur öğretmeni öldüren çocuk hastaneye yatırılıyor aile hastaneden çıkartıyor, imza veriyor.
Neden çıkartıyorsun çocuğunu?
Ne güzel: aileler çocukları doğursunlar kedi gibi sokağa bıraksınlar artık ne çıkarsa bahtımımıza.
Sonra okula gittiklerinde de öğretmenler onları eğitsin mi ıslah mı etsin?
El insaf ya: siyaset yapacaksınız diye hiçbir şeye karşı vicdan göstermiyorsunuz ve aklinizi kullanmıyorsunuz.
Bir olay olduğu zaman hemen onu siyasete bağlıyorsunuz.
Milletten aldığı yetkiyle ilçesine üç dönemdir hizmet eden başarılı bir kadın siyasetçiyi “şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek değildir, ahırda inek sağmaktır” diyerek tahkir etmeye kalkan 28 Şubat artığı faşizan, ukala, kibirli, alçak zihniyeti bugün bir kez daha lanetliyorum.
Yıllarca sırf başörtülerinden ötürü kadınların eğitim hakkını, kamuda çalışma hakkını, hatta seçilme hakkını gasbedenlerle…
Anadolu kadınının asırlardır üzerinde gururla taşıdığı yazmasına, tülbentine, şalvarına, çarşafına, ehramına, fistanına dil uzatanlarla…
Milletimize tepeden bakan, milletimizi hor ve hakir görenlerle mücadelemizi her zeminde sonuna kadar devam ettireceğimizin bilinmesini istiyorum.
Bu ülkede yasakçı ve baskıcı anlayışa göz yummadık, yummayacağız.
Kadınlara parmak sallayanlara meydanı terk etmedik, etmeyeceğiz.
Eski karanlık günleri hortlatmaya çalışanların karşısında dimdik durduk, duracağız.
@drademuzun Belediye temizlik işçilerini başka alanlarda mı istihdam ediyor acaba? Sokaklar çöplüğe döndü. Böyle giderseniz Chp belediyelerini geride bırakacaksınız. Haberiniz olsun Başkanım.