“Hayatım boyunca şunu tecrübe ettim. Ne zaman bir işte, bir kimse, Allah’tan başkasına îtimâd etse, bu îtimâdı onun belâ, mihnet, sıkıntı ve zorluk çekmesine sebep olur.
Ama Allah’a güvenip, yalnız ona dayansa istediği şey en güzel şekilde hâsıl olur.”
Fahreddin Râzi (rah)
Hadis-i Şerifte Buyuruldu ki:
Ey Allah'ın Resulü dedim, "annem vefat etti, (onun adına) yapacağım sadakanın hangisi efdaldir?" "Su" buyurdular. Bu cevap üzerine Sa'd bir kuyu kazdı ve: "Bu kuyu Sa'd'in annesi için" dedi.
Kaynak : Ebu Davud, Zekat 42, (1679, 1680, 1681)
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Bir topluluk Allah’ı zikretmek üzere bir araya gelirse melekler onların etrafını sarar; Allah’ın rahmeti onları kaplar; üzerlerine sekînet iner ve Allah Teâlâ onları yanında bulunanlara över.”
Müslim, Zikr 39, 38.
"Hikmet ehli kimselerin dili kalbini takip eder. Bir söz söylemek istediğinde önce kalbine yönelir. Söz hayır ise konuşur, yoksa susar."
Hasan-ı Basrî (k.s)
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurdu:
“Hiçbiriniz, oruçlu olduğu gün çirkin söz söylemesin ve kimse ile çekişmesin. Eğer biri kendisine söver veya çatarsa, 'ben oruçluyum desin.”
(Buharî, Savm 9)
Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurdu:
“Mümin, ırza, namusa dil uzatan, lânet eden, çirkin işler yapan, edepsiz konuşan kimse değildir.”
(Tirmizî, Birr, 48)
Bencillik ile hep almaya alışırsak, dünya hayatının içinde sıkışır kalırız. Dünyadaki hayatımızı salih ameller işlemek için bir araç yaparsak, asıl hayatımız olan ahirette güzel bir sonuç elde ederiz.
Yorgunluk, sürekli hastalık, tasa, keder, sıkıntı ve gamdan, ayağına batan dikene varıncaya kadar müslümanın başına gelen her şeyi, Allah, onun hatalarını bağışlamaya vesile kılar.
[Buhârî, Merdâ1, 3; Müslim, Birr 49]
#hadis
Sağlık, huzur, mutluluk, maddiyat, maneviyat kısacası her şartta ve koşulda iyi olma durumu mu elde etmek istiyorsun? O zaman çalış. Çalışmama yollarını bulmaya çalışma. Çalışma yollarını bulmaya çalış. Kendine, ailene, toplumuna bir şey kat.
Peygamberimize(s.a.v) henüz peygamber olmadan bile Mekke halkının "Emin" dediğini unutmayalım. Bizim peygamberimiz(s.a.v) hep doğru sözlü olmuştur. Biz de hep doğru sözlü olmaya bakalım.
Ebû’d-Derdâ radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Kim, (din) kardeşinin ırz ve namusunu onu gıybet edene karşı savunursa, Allah da kıyamet günü o kimseyi cehennemden korur. “
Tirmizî, Birr 20
İbn Ömer radıyallahu anhümâ “Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu” dedi:
“Allah’ı anmaksızın çok konuşmayın. Allah’ın zikri dışında çok söz söylemek, kalbi katılaştırır. Katı kalpli olanların ise, Allah’dan en uzak kimseler olduğu kesindir. “
Tirmizî, Zühd 62
Cenâb-ı Hakk’ın tövbe kapısı devamlı açıktır. Bir hata ve bir kusur meydana çıkar, bir günaha düçar olursan hemen Allah’a yönel. Senden beklenen budur.
İbn Yezdânyâr (k.s)
"Seni eksiğinle, kusurunla, günahınla, sevabınla hakikaten sevenin, yanlış yaptın diye seni terk etmeyenin sadece Allah olduğunu bilseydin, başkalarına kulluk etmekten vazgeçerdin."
Abdülkadir Geylânî(k.s)