@TRogretmen Sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçiş süreci ile ilgili bilginiz var mı? Dilekçe için 7 eylülden önce bulunduğumuz memlere gitme zorunluluğumuz var mı?
Bu halkın en büyük sorunlarından biri bu. Her şeyi kendimizde hak görüyoruz. Oysa insanı acıtan ve dahi koskoca bir milleti yıkan bir acının esprisini yapmak doğru olmadığı gibi milletin değerleri ile inancı ile de espri yapılmamalı. Bunu öğrenmek neden bu kadar zor anlamıyorum.
Eda Ece açıklama yaptı.
“Hiçbir zaman Ahbap Derneği'ne bağışta bulunmadım ya da organizasyonunda yer almadım. Bağış topladıklarında da yardım etmedim.
Çünkü çok yakınım olan bir arkadaşım, kendisinin başına gelen, yıllar öncesine dayanan şahsi olarak yaşadığı bir dolandırıcılığı ve ona yapılan terbiyesizliği bana söylemişti.
Ama insanlar değişebilir inancıyla karalayacak bir cümle de sarf etmedim. Amaç çok anlamlıydı ama şahsen katılmadım. Bir tek devletimizin çağırdığı için ATV bağış yayınına katıldım.
Bana o ödülü verdiklerinde yaşadığım acıyı anlatmaya başladım. Konuşma sonunda o kadar ağır hissettim ki bir espri yaptım. Ve sadece o cümle paylaşıldı. Dilimi eşek arısı soksaydı. O kadar üzüldüm, o kadar pişman oldum ki... Bu yüzden bana yazılan bütün hakaretleri, çocuğuma edilen küfürleri yıllardır okudum, ses çıkarmadım. Bir tek özür diledim.
İçime attım, utandım. Beni yerden yere vurmalarını izledim. Tam da peşinden hamile kaldım, bu kâbus devam etti. Çocuğum 2 yaşına geldi, bu linç hiç bitmedi. Ama hatalı bendim. Özür diliyorum.
İnsanların oy haklarına karışma benim haddime değildi. Gerçekten utanç içindeyim. Keşke o şakayı yapmasaydım. Ayrımcı bir dil kullanmak, benim gibi herkesi seven birinin yapacağı iş değildi. Bana yakışmadı.”
@EsatBeyYaziyor Bir polis yakını olarak yazıyorum, bu tarz durumları kullanan o kadar çok insan var ki ben amir çocuğuyum, vekil bilmem nesiyim, nereden bilecek polis. Tabii ki alacak, gerisi emniyetin işi. Hastalığı var ise zaten salınır. Bu anda polisin yapacağı tek şey budur.
@sags5541 Şunu kabul edelim: Bu görüntüler Karadeniz’de olamaz çünkü buna asla izin vermeyiz. Bunun farkında olanlar Karadeniz’de böyle şeylere kalkışamaz, kalkışsa anında ağzı ile burnu yer değiştirir. Trabzon’da, Giresun’da dağ dağ terörist arayan insanların memleketinden bahsediyoruz.
İlginç bir gerçeğimiz var.
İstiklal Marşı kabul edildiği gün,
Sakarya Savaşı'na 5 ay,
Büyük Taarruz'a 1.5 yıl vardı.
Bu savaşları kaybetseydik yoktuk.
Henüz savaş kazanmadan,
bağımsızlık savaşı verirken
işgal altında marş yazmışız.
Mucize nedir diye sorana
İstiklal Marşı deyin.
@permanent7429@ogretmensitemiz Aslında burada tamlama yanlışlığından kaynaklanan bir anlatım bozukluğu var, dini günler ve resmi tatil günleri şeklinde olmalıydı cümle. Tatil diye yazmamış muhtemelen ama evet, algı tatil diye şekilleniyor. Haklısınız.