DAHÎ-İ A’ZAM | Bir 1922 Büyük Taarruz Anlatısı (Yapay Zekâ Kısa Film)
1922 Ağustos’unda sadece bir taarruz değil; düşmanı adım adım kör eden büyük bir satranç oyunu kurgulandı: "Dahî-i A’zam".
Türk sinemasında ve dijital anlatıda ilk kez; Atatürk’ün arşivlerdeki kendi özgün sesi ve silah arkadaşlarının gerçek yüz hatları, geleneksel sinema disiplini ile üretken yapay zekâ teknolojisinin harmanlanmasıyla 5 dakikalık sinematik bir dramada hayat buldu.
Amaç; bu büyük zaferi sadece kahramanlık boyutuyla değil, ardındaki dâhiyane planlama ve akılla birlikte, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçek hareketleri ve kendi sesiyle doğrudan milletimize ulaştırmak.
Görsellerinden sahnelerine, özgün müziklerinden seslendirmelerine kadar filmin tüm prodüksiyon elementleri; farklı üretken yapay zekâ araçları kullanılarak 10 günlük bir süreçte tarafımca hayata geçirildi.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. 🇹🇷
Proje & Yapım: Ali Akkaya
Youtube: https://t.co/tr4Ri2t2Br
#30Ağustos #DahiiAzam #MustafaKemalAtatürk #BüyükTaarruz #YapayZeka #30AğustosZaferBayramı
Aylar süren güzel ve yoğun bir çalışmanın ardından, sayı editörlüğünü üstlendiğim Özne dergisinin Schopenhauer Özel Sayısı yayımlandı.
Schopenhauer, Türkçede uzun süre metinlerinden çok hakkında üretilen imgelerle dolaştı. Bu sayıda klişelerin ve ezberlerin dışına çıkarak filozofu kendi metinleri ve açtığı sahici felsefi tartışmalar üzerinden ele almaya çalıştık.
Bir başka amacımız da Türkiye'deki Schopenhauer çalışmalarını Anglofon literatürün ötesindeki güçlü araştırma gelenekleriyle buluşturmaktı.
Bu doğrultuda Schopenhauer-Gesellschaft’ın onursal üyelerinden Prof. Dr. Yasuo Kamata ile kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik ve iki makalesini Türkçeye kazandırdık. Uzun yıllar Schopenhauer-Gesellschaft’ın başkanlığını ve Schopenhauer-Jahrbuch’un editörlüğünü yürüten Prof. Dr. Matthias Koßler ile Schopenhauer’ın felsefedeki yeri ve güncelliği üzerine konuştuk. İtalya’daki Schopenhauer araştırmalarının önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Marco Segala’nın Nicoletta De Cian ile kaleme aldığı “İsteme Nedir?” başlıklı makaleye yer verdik.
Ayrıca çocukluk yıllarında Schopenhauer’ın üst kat komşusu olan Lucia Franz’ın, filozofun gündelik hayatına ilişkin anılarını Türkçeye çevirdik.
Bunların yanında Türkiye’den araştırmacıların Schopenhauer’ı beden ve fizyolojiden kozmopsişizme, Wittgenstein’dan üniversite felsefesi eleştirisine, kadın ve aşk tartışmalarından şefkat etiğine uzanan farklı meseleler üzerinden ele alan çalışmalarına yer verdik.
Uzun süre Türkçede metinlerinden çok imgesiyle dolaşan Schopenhauer’ın artık kendi metinleri ve bu metinlerin açtığı tartışmalar üzerinden okunmasına küçük de olsa bir katkı sunmasını umduğumuz bu sayıyı okurların ilgisine sunuyoruz.
Özne | Schopenhauer Özel Sayısı | 44. Kitap
Kendisini ilk kez böyle stresli ve telaşlı gördüm. Her zamanki o sakin yapısı yoktu. O, o değildi. Bu yüzden etkisi olmayacaktır. Hatta pozitif etki edecektir. Sakin...