Oturan lavuklara heyecanla ve gülerek bir şeyler anlatan tas kafalı zargana var ya;işte o zargana alalede bir meseleyi değil, Ahmet’in kalbine bıçağı nasıl sapladığını anlatıyor. Türkiye’de etnik ırkçılık öyle bir seviyeye geldi ki,bit pazarından kaykay malzemesi almaya giden çocuğa burjuva,bu zarganalara ise suça sürüklenmiş çocuk diyorlar. Bir sonraki kurban kendi çocuğunuz olsun istemiyorsanız Ahmet’i unutturmayın,bunlara karşı da susmayın.
Son birkaç yıldır çeşitli meslek gruplarına tekil düzenlemelerle yapılan gelir iyileştirmeleri sonucunda kariyer meslek olarak anılan mühendislere herhangi bir düzenleme yapılmaması kamu mühendislerinin gelir skalasını derinden etkilemiştir. Devletimizin bazı meslek gruplarına verdiği değeri Kamu Mühendislerine vermediği bir kez daha görülmüştür.
Yıllardır gece gündüz demeden Devletimizin övgüyle bahsettiği, göğüs kabarttığı projelerde zaman mefhumu gözetmeksizin çalışan ve bu çalışmanın karşılığında hak ettiği değeri göremeyen Kamu Mühendisleri olarak iki yılı aşkın süredir sesimizi duyurmaya çalışmaktayız. Bu süreçte Devlet yetkilileri ile yapılan görüşmelerde tek bir meslek grubuna yapılacak iyileştirmenin diğer meslek gruplarına emsal oluşturması sebebiyle taleplerimiz geri çevrilmiştir.
Kamu Mühendisleri için verilen kanun teklifleri komisyonlarda halen bekletilmektedir. Diğer meslek gruplarına yapılan iyileştirmelerden anladığımız kadarıyla Kamu Mühendislerine uygulanan tutum ve davranış çifte standartın yansımasıdır.
Devletine ve milletine hizmet etmekten başka hiçbir gayesi olmayan Kamu Mühendisleri bugüne kadar maddi ve manevi kayıplarını, aldığı risk ve yüklendiği sorumluluklardan doğan mesleki yıpranmalarını söz konusu bile etmemiştir. Dengi meslek grupları ile kamu mühendisleri arasındaki gelir farkı günden güne açılmış ve halen açılmaktadır.
Devletimizden; daha önce farklı milletvekilleri tarafından verilmiş olan kanun tekliflerinin TBMM ilgili komisyonlarında görüşülmek üzere değerlendirmeye alınmasını, kariyer meslek grupları arasındaki gelir adaletinin sağlanmasını, çifte standart uygulamalarının kaldırılmasını, Mühendislik Meslek Kanununun çıkarılması için çalışmalara başlanmasını ve Kamu Mühendislerini “ÜVEY EVLAT” olarak görmekten vazgeçmesini ve Torba yasada kamu mühendislerinin de haklarının yer almasını talep ediyoruz.
#MühendislikMeslekKanunu
@Akparti@herkesicinCHP@MHP_Bilgi@RTErdogan@eczozgurozel@_cevdetyilmaz@dbdevletbahceli@isikhanvedat@memetsimsek@avabdullahguler@mehmedmus@ulasskarasu@yasaryldrmMHP@ismailozdemirrr@a_uraloglu@ibrahimyumakli@mfatihkacir@murat_kurum@aBayraktar1@drbetulsayan@CK_Samsun@busrapaker@EmelGozukara_D@ceydaerenler@ZehraNurAydemr@kaankoc75@muzeyyensevkin@MemurSenKonf@Kamu_Sen
Sonradan gelen yarasa, kalaşnikofu seriye alır ve yerde gözleri açık ama öylesine umarsız ve tepkisiz yatan Neşe öğretmenin sağ göğsünün üstüne dayar, arsızca bakar narin bedenine ve tetiği çeker…
Beş mermi birden Neşe’nin sevgi dolu göğsünü parçalamaya yetmiştir. Neşe’nin hiç sesi çıkmamıştır Hakk’a yürürken. Neşe yoktur artık. Bir ışık daha sönmüştür.
Neşe’nin ölümü ile insanlık ölmüştür aslında. Köydeki köpekler bile, ağlar gibi uzun uzun ulumaktadır. Rüzgâr bile etkisini iyice artırmış, ıslık çalmakta ve sanki “zalimler” diye haykırmaktadır. Sadece köydeki insanlardan bir ses çıkmamıştır. Dedim ya onlar insandırlar(!) Esas hazin tablo da budur!
Yarasalar tatmin olmamıştır, “Diğer göğsünün de hakkını verelim” der gülerek sonradan gelen yarasa. Aynı işlemi cansız bedenin diğer göğsüne de tekrarlar. Ailesinin üzerine titreyip kıyamadığı Neşe’ye kıymışlar, elbiseleriyle beraber vücudunu da lime lime etmişlerdir.
***
Neşe, o gece zalimlerin hâkim gözüktüğü bu dünyaya veda etti. Can verdiğinde sadece 22 yaşındaydı. Yaşasaydı bugün 48 yaşında olacaktı.
Onun ölümü, insan hakları için mücadele ettiğini iddia eden hiçbir dernek tarafından kınanmadı. AB komiserleri, kimseye “Ne yapıyorsunuz?” demedi. Herhangi bir ABD yetkilisi açıklama yapmadı. Sokak köpekleri için kıyameti koparanların sesi çıkmadı. Azıcık nasırına basılsa bağıranlardan tek bir açıklama gelmedi. Aydınlardan “Bunu umursuyorum” diyen olmadı. Neşe öğretmen ve babasının arkasından on binler yürümedi. Sessiz sedasız memleketleri olan Şarköy’de toprağa verildiler.
Başka bir ülkede, bir öğretmen, bu şekilde gaddarca şehit edilse böyle mi olurdu acaba? Neşe’nin adı ülkemizin hangi caddesinde, okulunda veya park alanında yaşatılıyor?
İlçe Jandarma Komutanı, o zaman yüzbaşı rütbesinde bir devre arkadaşımdır. Duyar duymaz olay yerine hareket eder. Olay yerine ulaştığında gördüğü manzara dayanılacak gibi değildir. Bana olayı anlatırken; “Masadaki ekmek ve yoğurtla, piknik tüpünün üstündeki kızartılmamış bibere takıldım. Öylece duruyorlardı. Akşam yemeklerini bile yiyememişlerdi. İçim acıdı birader. Ben bile gözyaşlarıma hâkim olamadım. Bunca olay gördüm, bundan etkilendiğim kadar hiç birinden etkilenmedim” diyecekti.
Herkes bilsin ki, ellerinde Neşelerin, Mehmetlerin kanı bulunanların elini, kim, ne maksatla tutuyorsa tutsun. Ama bilsin ki eline, Neşelerin, Mehmetlerin kanı bulaşacaktır.
Bu kanı hiçbir şey temizleyemez…!
E. Kurmay Albay Mustafa Önsel
Kulübümüzden Açıklama
TFF yönetimi seçimlerden önce futbolda adaleti sağlayacaklarını, hataları affetmeyeceklerini, tabiri caizse yeni bir sayfa açacaklarını beyan ederek göreve gelmişti. Ancak dün gece görüldü ki, Türk futbolunda değişen bir şey yok!
Örgütlü kötülük çetesi faaliyetlerine kaldığı yerden devam etmekte.
Dün gece oynanan maçın nasıl karşı tarafa verildiğini biz değil, ülkenin tüm futbol otoriteleri delilleri ve gerekçeleri ile birlikte izah etmiş, bu örgütlü kötülük çetesini yıkacaklarını beyan ederek göreve gelenlere göstermiştir.
Oyuncularımızın alın teri değerli ve kutsaldır. O emeğin çalınmasına asla müsaade etmeyeceğiz!
Bu bakımdan şu hususun net olarak bilinmesini isteriz ki, son operasyonun kahramanı Arda Kardeşler derhal düdüğünü asacaktır!
Aklı ve vicdanı olan herkes gibi bizler de Türkiye’de bir kulübü kollamak için kurulan tüm düzenin farkındayız.
Fikstür ayarlamasından, illegal bahis sponsorluğuna, oradan tutun bilet karaborsasına kadar saha içinde kayırılarak palazlanmalarına, verdiğiniz sözlere rağmen müsaade edecek misiniz, göreceğiz?
Biz Beşiktaş olarak başkaları gibi ayrıcalık değil, her zaman ve herkes için adalet istiyoruz…
Biz sağduyu telkin ettikçe, yayınladıkları salıncak animasyonuyla ülke futbolunu geren ve iki güzide kulübe alenen hakaret edenlere göz yumanlar, onlarla birlikte yıllardan beri salıncakta sallananlardır.
Sadece kendimiz için değil mağdur edilen tüm futbol kulüplerinin, bu tek taraflı örgütlü kötülük çetesi karşısında haklarının korunması için TFF’yi kestirme yolları kullanarak çıkar elde etmeye çalışanlara karşı duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Popülizme hizmet etmeyin, icraat yapın! Zira, o koltuklarda oturma sebebinizin Türk futbolunda rekabet eşitliğini ve de adaleti tesis etme olduğunu unutmayın.
Biz Beşiktaş’ız!
Oyuncularımızın emeğinin alenen çalınmasına, taraftarımızın hayal kırıklığına uğratılmasına asla izin vermeyiz!
Dün gece Türk futbolu için bir milattır. Bu böyle bilinmelidir!
Şerefimizle oynar hakkımızla kazanırız!
Biz Beşiktaşlılar, edebe davet ettiklerimiz edep dışı davranmaya devam ettiği müddetçe her platformda hadlerini bildirmeyi de biliriz.
Saygılarımızla,
Beşiktaş JK
Beyrut’tan Türk vatandaşlarını tahliye edecek 2 gemi hala limanda bekliyor. Bu saat itibarıyla gemiye yaklaşık 600 kişi alındı, hala bekleyenlerin sayısı 1500’e yakın. Aralarında yaralı, engelli, yaşlı ve bebekler var. Türk vatandaşları gemiye kendilerinden önce Suriye ve Filistinlilerin alınmasına tepkili. Hatta “Burada Türkler azınlıkta” diyorlar. Bekleme salonunda tahammül giderek azalıyor, sık sık kavga çıkıyor. Son kavgaya Lübnan askerleri müdahale etti. Durum hiç iyi değil.
Asrın felaketi olarak anılan 6 Şubat depreminde ve Türkiye tarihine bakıldığında sayısız depremde binlerce vatandaşımız denetimsiz, bilime ve usule aykırı yapılan binaların altında can vermişken Ülkemizin yetiştirdiği Mühendislerin görevi başında maruz kaldığı şiddet vakaları giderek artmaktadır.
Sağlık çalışanına şiddet gündem olur!
Öğretmene şiddet gündem olur!
Hakime savcıya şiddet gündem olur!
Mühendise şiddet derin bir sessizlik!
Unutmayın ki bugün ses çıkarmadığınız şiddet yarınlarımızın felaketi oluyor.
@RTErdogan@eczozgurozel@dbdevletbahceli@isikhanvedat@csgbakanligi@csbgovtr@TMMOB1954
#MuhendisineSahipÇık
#MuhendiseSiddetiDurdur
@kaMUhendisleri Şiddete maruz kalan meslektaşlarımıza çok geçmiş olsun , bu zor şartlarda çalışıp emeğinin karşılığını alamayan meslek gurubuyuz maalesef. Artık sesimizin duyulmasını istiyoruz .
Mühendis Tek-Sen heyetini TBMM’de ağırladık. Kamu Mühendisleri Platformu olarak başlayan ve hak arama mücadelesini sendikalaşmaya taşıyan mühendislerimizi tebrik ediyorum.
Bugün kamuda 100 bine yakın mühendis, mimar, şehir plancısı ve 300 binin üzerinde teknik personel, yoksulluk sınırının altında maaş alıyor. Bu kapsamda verdiğim önergelerin cevabını bekliyorum.
Gelinen noktada kamuda personel rejimi bütünüyle yeniden gözden geçirilmelidir.
#kamuhendislericinadalet
Sayın milletvekilimize çok teşekkür ederiz bizim sorunumuzu meclise taşıdığı için.
Ve arkadaşlarımıza da konunun takipçisi olmaları ve ziyaretleri için çok teşekkür ederiz.
Bizler de takipçisi olmalıyız.
@zorlu77@MuhTekTrmOrmn#MuhendislikKanunuTBMMde
Merak edenler için soru önergesi içeriği:
"Kamu mühendisleri, yüksek puanlarla atanan ve ülkemizin gelişmesi adına çalışan mühendis, mimar ve şehir plancılarıdır. Yaptıkları görevlerde teknik, mali ve hukuki sorumluluklar üzerlerindedir. Bu riskler ve sorumluluklara karşın tanınan haklar ve aldıkları ücretler çok düşük kalmakta ve hatta kendi sorumlulukları altında çalışan personellerin maaşlarından daha düşük maaş almaktadırlar. Bu durum mesleki itibarlarını zedelemektedir
Buradan hareketle;
1. Ülkemiz genelinde 2002 yılından başlamak sureti ile ve yıllar itibari ile kamu mühendislerinin ortalama maaşları ne kadardır?
2. Bakanlığınızın kamu mühendislerinin özlük haklarının diğer dengi meslek gruplarına eşitlemek adına bir çalışmanız var mıdır?
3. Bakanlığınızca kamu mühendislerinin mağduriyetini giderecek, maaşlarını diğer dengi meslek grupları ile eşitleyecek mali bir çalışma yapılmakta mıdır?"
Mimar Tacinur Öztürk Günseven’e Yapılan Saldırıyı Şiddetle Kınıyoruz
Aksaray'da görevini büyük bir sorumlulukla yerine getiren 29 yaşındaki meslektaşımız Mimar Tacinur Öztürk Günseven, sorumlusu olduğu inşaatta subasman temelinde tespit ettiği eksik demirler üzerine, inşaatın durdurulması gerektiğini belirterek yapı denetime durumu bildirmiştir. Ancak, bu görevini yerine getirdiği sırada, şantiye sahibi Yavuz G. tarafından ofisinde bıçaklı saldırıya uğramıştır.
Meslektaşımız Günseven’in, 1.5 aylık hamile olduğu bir dönemde maruz kaldığı bu saldırı, bizleri derinden sarsmıştır. Teknik personel olarak inşaat güvenliği sağlamak, halkın can ve mal güvenliğini korumak için görevini yapan bir mimarın bu şekilde tehdit edilmesi ve saldırıya uğraması asla kabul edilemez.
Tacinur Öztürk Günseven, mesleğinin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirerek inşaatın güvenliğini sağlamak adına doğru adımları atmıştır. Ancak, yapı denetimi sağlarken karşılaştığı fiziksel şiddet, teknik personelin ne denli büyük riskler altında çalıştığını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu olay, şantiye alanlarında teknik personelin güvenliğinin sağlanması adına acil yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini açıkça göstermektedir.
Mimar Tacinur Öztürk Günseven’in yanındayız ve bu saldırının takipçisi olacağız. Bu tür olayların tekrar yaşanmaması için meslektaşlarımızın güvenliğini garanti altına alacak yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Teknik personelin görevini yerine getirirken maruz kaldığı bu tür saldırılar asla cezasız kalmamalıdır.
Meslektaşlarımızın iş sahalarında güvende olmasını sağlamak, meslek onurunu korumak ve bu tür şiddet olaylarına karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Yetkilileri, gerekli yasal adımları atmaya ve bu tür saldırıları engellemek adına düzenlemeler yapmaya davet ediyoruz.
MÜHENDİS TEK SEN-ENERJİ
@MuhendisTekSen