Sosyal medyada köy yaşamını öven içeriklere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyleyen bir vatandaş uyarıda bulundu:
🔹 “Sakın ama sakın ‘İşimden istifa edeyim, köye taşınayım’ demeyin. Boşu boşuna işinizden olmuş olursunuz.”
🔹 “Milleti kandırmayı bırakın. ‘Köy evine taşındık’ dediğiniz evler köy evi değil, villa, malikâne.”
🔹 “Kendinize şunu sorun: Hayatımda kaç kez odun kırdım, soba yaktım?”
🔹 “Toprağı işlemeyi biliyor muyum? Kışın ortasında elektriğim kesilse ne yaparım?”
🔹 “En yakın hastane 45 kilometre ötede.”
Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 86 milyon.
Endonezya'nın nüfusu yaklaşık 288 milyon; dünya sıralamasında 4. sırada.
Pakistan'ın güncel nüfusu yaklaşık 259,5 milyon; dünya sıralamasında 5. sırada.
Malezya'nın nüfusu ise yaklaşık 36,4 milyon.
Bu ülkelerle birlikte düşünüldüğünde, Müslüman nüfusun çok büyük bir yekûn oluşturduğu açık.
Peki, Müsavat Dervişoğlu 670 milyonluk Müslüman nüfusun birliğinden neden rahatsız olur?
Bu partiye oy veren Müslüman kardeşlerimiz bu durumdan hiç rahatsız olmuyor mu?
Sömürgeci Batı'ya gönüllü uşaklık etmeyi Atatürkçülük sanıyorlar.
Her Evden HDP’ye oy istenirken
Beraber iyi salladık derlerken
HDP barajı geçtiği için etli pilav dağıtırlarken
Güneyde komşumuz Suriye olacağına PYD olsun derlerken
Ne işi var Demirtaş'ın içerde çıksın istiyorsanız CHP’ye oy vereceksiniz derlerken
Gezi Eylemlerinde PKK lılarla Öcalan posterleri önünde çeşit çeşit pozlar verilirken !!
Onlara ÖZERKLİK sözü verirken
Terörist cenazelerine giderlerken
Size Mustafa Kemal’in itleri diyenler ile halay çekerken
Kent Uzlaşısı diyerek PKK'lıları belediyelere doldururken…..
O gün sesi çıkmayanların hepsi bugün vatan, millet, şehit, gazi sever olmuş…
İzmir Menderes Belediye Başkanı ile ilgili ‘yahu zaten herkes gördü’ diyerek ‘yazmayayım’ modunda duruyorum 2 gündür amaaa…
1-) Mesele bu, Özgür Özel ve ekibi tüm operasyonları topluca ‘siyasi operasyon’ olarak niteleyip, ‘muhalif medya’mız da böyle lanse etmeye gayret edince; hep beraber rezil oluyoruz. Daha kötüsü muhalefetin samimi kitlesi açık açık kandırılıyor. Daha kötüsü gerçekten siyasi sebeplerle hapiste olan onlarca insan da bunlarla aynı sepete konulunca maalesef ‘kirleniyor’
2-) İlkay Çiçek’i kısmen tanıyorum; bir kaç defa oturdum, bir kaç defa gazetemize geldi. Ama İstanbul medyasındaki meslektaşlarımızdan daha fazla hakimim 2 buçuk yılına. Yazışmaların yüksek oranda doğru olduğunu söyleyebilirim. Bundan önce de türlü yazışmaları sosyal medyaya düşmüş, bazılarını kabul edip izah etmeye çalışmıştı, bazılarını inkar etmişti. İlkay Çiçek İzsu’da güvenlik görevlisiydi, bunu asla küçümsemek için söylemiyorum. Bence en iyi de emekçiler yönetir ama İlkay Çiçek bilinçsiz, cahil bir güvenlikçiydi. Sonra Menderes’te muhtar oldu. Özgür Özel’in aday mitinginde kendisine dair sözlerini izlemişsinizdir. İlkay’ı tanımayan ‘ulan bu Özgür Özel ne güzel konuşuyor, lafı gediğine oturtuyor, ağzından bal damlıyor’ zanneder/zannediyor. Biraz tanıyansa gerçeği de ÖÖ’yü de anlıyor. Açıkçası hemen hemen her konuşması böyle bence.
3-) Bu nedenlerle, ben İlkay’dan önce onu aday yapanları suçlu görenlerdenim. Böylesi rüşvet ilişkilerini kurtuluş yolu olarak gören ve gösteren, cahil ve aç gözlü isimleri de İlkay gibi aparat olarak kullanan… Ama sazı eline alınca mangalda kül bırakmayan laf ebelerine güvenmeyi bırakmak zorunda toplumumuz. Yoksa daha çooook Özkan Yalım, İlkay Çiçek örneği yaşarız.
4-) Hala yalan söylüyor. İzmir’de yaşayan herkes bilir ki, son seçimler öncesinde herhangi bir ankette cemil tugayın birinci çıkma ihtimali sıfırdı. O anket hangi anket, anketi kim yaptı, anket nerede diye soran da yok. Açıııık açıııkkkk yalan söylüyor Özgür Özel.
5-) İlkay Çiçek meselesi, sadece İlkay Çiçek meselesi olarak kalmaz. Sadece sosyal medyaya düşen yazışmalara bakınca bile bunun böyle kalmayacağı anlaşılıyor. Kim bu cahil çocuğu aday yapıp, sonra da düzenli rüşvete teşvik ettiyse en az İlkay kadar suçludur ve özellikle samimi duygularla kendilerini destekleyen muhalif toplumsal kesimlerden özür dilemeli, kendi seçmenlerine siyasal olarak hesap vermelilerdir. Ama görüyorum ki, hala ‘salağa yatma’ ve toplumu salak yerine koyma taktiklerine devam ediyorlar. Biz yazınca da ‘küsüyorlar’
6-) ÖÖ ve yakın çevresi maalesef yerel seçimlerde yanlış aday tercihleri ve belediye başkanlarını suça teşvik etmeleri nedeniyle rezil oldular. Henüz çok küçük bir bölümü deşifre olan bu ahlaksız ağın, özellikle de muhalif halkımıza karşı utanç duyması, özür dilemesi, şeffafça hatalarını kabul etmesi, bedelini ödemesi ve tek adam rejiminden bıkan milyonların umutlarını kendilerine kalkan etmeyi derhal bırakması gerekir.
7-) Masumiyet karinesi esastır elbet. Ama açık aleni suçlar da bu evrensel ilkenin arkasında aklanmak için saklanmamalıdır. Bu ince çizgi korunmazsa, haksız yere siyasi sebeplerle özgürlükleri elinden alınan yüzlerce binlerce siyasi tutsağa en hafif ifadeyle ayıp edilmiş olur.
Savcılara inanmıyorlar..
Hâkimlere inanmıyorlar..
MASAK raporlarına inanmıyorlar..
HTS kayıtlarına inanmıyorlar..
Gizli tanıklara inanmıyorlar..
Açık tanıklara inanmıyorlar…
Bilirkişilere inanmıyorlar.
İtirafçılara inanmıyorlar.
Güvendiklerimiz koca bir hırsız çıktı diyen Meral Akşener’e inanmıyorlar..
Geçen dönem Cumhurbaşkanı yapmak için can attıkları Kemal Kılıçdaroğlu'na inanmıyorlar..
Barış Yarkadaş'a inanmıyorlar..
Yılmaz Özdil'e inanmıyorlar..
Uşak Belediye Başkanlarına,
Antalya Belediye Başkanlarına,
Manavgat, Şişli Belediye Başkanlarına inanmıyorlar..
-Peki kime inanıyorsunuz?
+Otelde kameraları bantlayıp para kuleleri dikenlere..
-Başka?
+Sarıyer'deki villalara çökene.
Villanın değeri artsın diye İstanbul'lunun parasından 167 milyon lira verip villanın önündeki araziyi kamulaştırana.
-Başka kime inanıyorsunuz?
+1.5 milyar harcayamam diyerek ileri biyolojik arıtma tesisine temel atmama töreni düzenleyene.
-Günlük 60-70 bin araç geçecek diye para harcayamam diyerek 70 dakikalık yolu 5 dakikaya düşüren Levazım Tünelini kapatana.
Bu paralarla yandaşlara Paris,Roma gezileri düzenleyip,buşon parası ödeyenlere..
-Peki kime inanalım,doğru söyleyen kim?
+2019 seçim vaadinde yılda 20 bin,5 yılda 100 bin konutu dönüştürme sözü verdiği halde sadece bir kaç konut yapıp onu da CHP’yi ele geçirmek için delegelere rüşvet olarak dağıtanlara inanalım öyle mi?
(Bunu söyleyen Gürsel Tekin'e de inanmıyorlar)
Eğer sizin inandığınıza inanmamızı bekliyorsanız,siz siyaset ve ideolojinin alanında değil, psikolojinin alanındasınız.
Lütfen psikolojik danışmanızdan randevu alın.
🔴PARA TOPLAMAK BAŞKA, ÜLKE YÖNETMEK BAŞKADIR.
🔴EKONOMİ YÖNETİMİ Mİ, TAHSİLAT DAİRESİ Mİ?
Sayın Mehmet Şimşek göreve geldiği günden bu yana millete sürekli aynı sözü verdi: “Sabredin, düzelecek… Enflasyon düşecek… Yarın daha iyi olacak…”
Aradan yıllar geçti.
Peki bugün memnun olan kim var?
Esnaf mı?
Çiftçi mi?
İşçi mi?
Memur mu?
Emekli mi?
Milletin büyük bir kısmı hayat pahalılığı altında ezilirken, üretici maliyetlerin altında kalırken, esnaf kepenk kapatma noktasına gelirken, emekli ay sonunu getiremez hâle gelmişken hâlâ millete “biraz daha sabredin” demek artık kimseyi ikna etmiyor.
Vergiler arttı…
İdari para cezaları arttı…
Denetimler arttı…
Yeni yükler geldi…
Peki bütün bu fedakârlıkların karşılığında milletin refahı arttı mı?
Benim kanaatime göre hayır.
Devletin kasasına para toplamak elbette önemlidir.
Ancak ekonomi, sadece para toplama sanatı değildir.
Ekonomi; üretimi artırmak, yatırımı teşvik etmek, istihdam oluşturmak ve milletin refahını yükseltmektir.
İyi bir finansçı olmak başka şeydir; iyi bir ekonomist olmak bambaşka bir şeydir.
Finansçı bütçeye para bulur.
Ekonomist ise millete umut, üretime güç ve ülkeye refah kazandırır.
Bugün Türkiye’nin ihtiyacı, sadece vergi tahsilatını artıran bir anlayış değil; üretimi büyüten, çiftçiyi ayağa kaldıran, esnafı rahatlatan, sanayiciyi güçlendiren ve emeklinin yüzünü güldüren yeni bir ekonomik vizyondur.
Sayın Mehmet Şimşek’le kişisel hiçbir problemim yoktur.
Kendisinin iyi niyetinden de şüphem yoktur.
Ancak iyi niyet tek başına yeterli değildir.
Sonuç üretemeyen politikalar, zamanla hem uygulayanı hem de siyasi iradeyi yıpratır.
Bu nedenle Sayın Şimşek’in artık şu olgunluğu göstermesinin hem kendisi hem de ülkemiz açısından daha doğru olacağı kanaatindeyim:
“Ben para toplamayı biliyorum; ancak üretimi artıran, adaletli bir refah düzeni kuran ekonomik modeli hayata geçirmeyi başaramadım.”
Bunu söyleyip görevi bırakması; hem kendisi için, hem ülkemiz için hem de Sayın Cumhurbaşkanımız için hayra vesile olacaktır.
Benim kanaatim şudur:
Artık “yarın düzelecek” demenin değil, milletin bugününü kurtaracak adımlar atmanın zamanıdır.
Millet daha fazla yük değil, nefes almak istiyor.
Millet daha fazla ceza değil, umut istiyor.
Millet daha fazla vergi değil, refah istiyor.
Artık karar verme zamanı gelmiştir.
Bu Faruk zafer Partili oldu.
“İstila ediliyoruz, iç savaş istiyoruz, Türkün gücünü göstereceğiz” diye diye Türkiye’ye ateş taşıyıp vatanı kundaklayanlarla birlikte oldu.
Bu Faruk Atatürkçü oldu Atatürk maskeli Fetöcülerle paslaştı.
Bu Faruk Ekremci oldu.
Bu Faruk şimdi Özgürcü olmuş para dağıtıyor.
Bu Faruk’lardan çok var.
📍Yeni Parti’nin sosyal medya tanıtım faaliyetlerine ilişkin düzenlenen bir Space yayınında..
*
Yayıncı Faruk Turan’ın mikrofonunun açık kaldığı ve troll semirtme ağı ifşa olduğu öne sürüldü.
*
Konuşmalarda rakamlar resmen havada uçuştu ‼️
*
Payvon köşesinde dağıtılan paradan ne farkı var bu işin ⁉️
Koşun lan koşun, Sizin 24 saatte topladığınız 130 Milyon lirayı troller kendi aralarında pay ediyor..
Kanka 18 bin attım 2000 daha atacağım..
Keriz parası, helal olsun gençler, yiyin yiyin...🤣
Firari Fetö'cü Emre Uslu:
-"Özgür Özel'in partisini alkışlıyorum.
Seçimi kazanma ihtimali olmasa bile Erdoğan'ın karşısında olası şartlar olgunlaştığında o iktidara talip olabilecek bir sivil yapının olması değerlidir. Bunun için destekliyorum."
CHP’den istifa eden Önder Sav’ı görünce, Hacca gidebilmek için kendisinden yardım isteyen CHP'li vatandaşa, “Boşver, Araplara para kaptırma! Bakarsın Muhammed bırakmaz seni, geri göndermez” diyerek hem İslam’la hem de kendi seçmeniyle dalga geçtiği konuşmasını hatırladım.
Özgür Özel devrim yaptı ve Kadir Mısıroğlu çizgisine geldi.
Kimin izinde olduğunu gördük.
"Zaten yakında "Ben daha Müslümanım' diye yarışacaklar. 'Ey millet, bana rey ver, ben daha Müslümanım' diyecekler."
Rahmet olsun sana Üstad.
Vefatından 7 sene sonra bu dediğin de çıktı.
Avrupa ülkeleri orman yangınlarıyla mücadele ediyor. Türkiye yardım için söndürme uçağı gönderiyor.
Ama bir (1) kişi bile, “Kiliselere para harcayacağınıza uçak alsaydınız.” demiyor?
Yoksa bu sığır türü ülkemize mi has?
@ibrahimyumakli@TCTarim
İspanya’dan sonra Fransa’ya da yangın uçaklarımızı yardım için yolladık. Macron da teşekkür ediyor Türkiye’ye..
“Help Turkey” tayfası burada mı? Söylenecek çok şey var da gerçekten değmez.
🔵 Mersin'de şezlong kiralayan işletme çalışanı, halka açık alanda oturan vatandaşlardan plajı terk etmelerini isteyerek üzerlerine kum fırlattı;
➕️"Kalk baba! Kalkacaksın bu kadar basit ilerle!"
➖️Tamam, kalkacağız, sakin ol!
➕️"3 dakikanız var."
Kemalistler'in genel ozellikleri
İslam hariç her dine saygı duyarlar.
Arapça hariç her dile saygı duyarlar.
Kur'an hariç her kitabı severler.
Cami hariç her mekanı severler.
Tesettür hariç, açık Çıplak giysiye saygı duyarlar.
Osmanlı tarihi hariç her tarihe inanırlar.
‼️ Dikkat, dikkat!
Dolandırılmaktan zevk alan muhalif tayfaya duyrulur:
AHBAP yoksa Yeni Parti var!
Çarşamba gününden itibaren paralarınızı Yeni Parti'ye bağışlayıp yeni içkili, seksli partilerde kullanmaları için yardımcı olabilirsiniz.
AK Partililere inat bağış yapın ki tüm Türkiye, İmamoğlu ve Özgür Özel'in yalnız olmadığını görsün.
Özgür Özel gibi bir müptezelden sözümona kahraman çıkarmaya çalışanlar için söyleyeyim:
Halkçı pozları verip kendisine 10 milyon liraya vip araç dizayn ettiren, parasını da Uşak Belediyesi'ne ödettirenden genel başkan değil ancak hanutçu olur!
Bir Ekrem İmamoğlu organizasyonu.
“Vatandaş aç ve halk ekmek kuyruğunda” konulu çekim.
CHP’deki cast ajans tezgahını yapanların kim olduğunu bu videoyu izleyerek anlamak mümkün.
Böyle ahlaksızlar