Sağlıkta İstihdam Ertelenemez Bir Zorunluluktur
Genel Başkanımız Osman Kaya, OECD verilerine dikkat çekerek ülkemizde sağlık çalışanı başına düşen iş yükünün Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu vurguladı.
Aylık 130 saatin üzerinde fazla mesai yapan sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarımızın iş yükünün azaltılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi adına yeni personel istihdamının önemli bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Diğer taraftan KPSS’den yüksek puanlar alarak atama bekleyen çok sayıda sağlık mezununun bulunması, sahadaki personel ihtiyacının karşılanması açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Atama bekleyen genç meslektaşlarımızın sağlık sistemine kazandırılmasının hem mevcut çalışanlarımızın iş yükünün hafiflemesine hem de vatandaşlarımıza sunulan sağlık hizmetinin niteliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Genç Sağlık Sendikası olarak sağlık çalışanlarımızın çalışma koşullarının geliştirilmesi, atama bekleyen meslektaşlarımızın istihdama kazandırılması ve sağlık sistemimizin insan kaynağının güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarımızı ve girişimlerimizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
3+1 Mağduriyetine Son Verilmesi Ertelenemez Bir Zorunluluktur
Genel Başkanımız Osman Kaya, kamuda 300 bine yakın kamu görevlisinin 3+1 çalışma sisteminden dolayı mağduriyet yaşadığını belirterek; becayiş yapamayan, eğitim tayini alamayan ve eşi kamu çalışanı olmadığı için ailesinden ayrı yaşamak zorunda kalan arkadaşlarımızın durumunun bölünen aileler ve ertelenen hayatlar anlamına geldiğini vurguladı.
Genç Sağlık Sendikası olarak bu sorunu TBMM’ye taşıdık, kanun teklifimizi parti gruplarına ulaştırdık ve meclis kürsülerinde dile getirilmesini sağladık.
Bu kapsamda mecliste grubu bulunan siyasi partilere ve milletvekillerine seslenerek hazır olan kanun teklifinin vakit kaybetmeden gündeme alınması ve 300 bin kamu görevlisinin ailesiyle bir arada yaşama hakkının teslim edilmesi gerektiğini belirtiyoruz.
Genç Sağlık Sendikası olarak 3+1 mağduriyetinin giderilmesi yönündeki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.
MANİFESTOMUZUN 2. MADDESİ: YILDA İKİ KEZ EĞİTİM, KÜLTÜR VE TATİL ORGANİZASYONLARI
Genç Sağlık Sendikası olarak sendikacılığı yalnızca çalışma hayatındaki hak mücadelesiyle sınırlamıyoruz. Üyelerimizin sosyal hayatına dokunan, birlikte dinlenebileceğimiz, öğrenebileceğimiz ve güzel anılar biriktirebileceğimiz güçlü bir dayanışma kültürü oluşturuyoruz.
Beş yıldızlı otel tatillerinden doğayla iç içe kamp programlarına kadar her yıl iki kez düzenlediğimiz eğitim, kültür ve tatil organizasyonlarıyla üyelerimize özel deneyimler sunuyoruz.
Çünkü Genç Sağlık Sendikası’nda üyelik, yalnızca bugün haklarını savunmak değil; birlikte daha fazlasını yaşamaktır.
Sağlık Bakanlığının Geçici Görevlendirmeleri İptal Edeceği Hususunda kamuoyununda ve sosyal medyada sıklıkla yapılan paylaşımlara istinaden;
Öncelikle kamu kurum ve kuruluşlarımızda personel eksikliği varken, keyfi amaçlarla yapılan görevlendirmeleri doğru bulmadığımızı beyan etmek istiyorum.
Bir serviste 3-4 eksik ile görevi listeyi döndürmeye çalışanlar, birkaç polikliniğe birden yetişmeye çalışanlar var iken, keyfi tutumlar ile rahat noktalara görevlendirme isteyenler sektörün ve hizmetin sunumu aksatmaktadırlar.
Bununla beraber gerçekten mazereti olupta görevlendirmede bulunan personeller bundan muaf tutulmalıdır.
Can güvenliği riski bulunanlar, eşinden ve çocuklarından kilometrelerce uzakta görev yapmak zorunda kalanlar, özel durum mazereti olanlar (sağlık,mahkeme kararı vs) bu kapsamın dışında tutulmalıdır.
Evet gerçekten keyfi sebeplerle, rahat yerde olmak isteyenler varsa görevlendirmeler iptal edilmeli herkes kadrosuna esas yerde görev yapmalıdır, fakat ortaya bir mağduriyet çıkacak bir durum varsa da bu konuda da gereken yapılıp kimse mağdur edilmemelidir.
Özetle: Sağlık tesislerinde bu kadar personel ihtiyacı var iken Keyfi görevlendirmelere zaten karşı olduğumuzu belirtmek istiyorum.
Bir an evvel sağlık tesislerimize ihtiyacı kadar atama yapılmalı, iş yoğunluğu azaltılmalı ve gerçek mazeret sahibi olan çalışanlar ise bu kapsamın dışında tutulmalıdır.
Konu ile ilgili gelişmeleri yakınen takip etmekteyiz. Temennimiz hiçbir mağduriyete yol vermeden, doğru olanın yapılmasıdır.
Sağlık Bakanlığı Sağlık Personelinin İl İçi Yer Değiştirmesine İlişkin Yönerge Ek Madde 1 uyarınca, isteğe bağlı geçici görevlendirmelerin sonlandırılmasına yönelik uygulamaları yakından takip ediyoruz.
Ancak unutulmamalıdır ki; sağlık mazereti bulunan, engelli yakınına bakım veren, aile birliğini korumaya çalışan, aile içi şiddet nedeniyle koruma altında bulunan veya can güvenliği riski taşıyan sağlık çalışanları için bu görevlendirmeler bir tercih değil, zorunluluktur. Mevzuatın uygulanması, insani ve hukuki mazeretlerin göz ardı edilmesine gerekçe yapılamaz. Tek tip uygulamalar binlerce sağlık çalışanını ve ailesini mağdur edecektir.
Sağlık Bakanlığımıza çağrımızdır: Belgeli mazereti bulunan personel için istisnai bir düzenleme yapılmalı, hiçbir sağlık çalışanı yaşadığı zorunlu şartlar nedeniyle mağdur edilmemelidir.
Genç Sağlık-Sen olarak, bu süreçte üyelerimizin ve tüm sağlık çalışanlarının haklarını sonuna kadar takip edeceğiz. Adalet, vicdan ve hakkaniyet kamu yönetiminin vazgeçilmez ilkeleridir
MEMURUN ZAMMI, CEBİNE GİRMEDEN VERGİYE GİTTİ!
Temmuz ayı memur maaş bordroları e-Devlet üzerinden erişime açıldı. Bordrolar, kamu çalışanlarının uzun süredir dile getirdiği önemli bir gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi.
Memur maaşlarına Temmuz 2026 itibarıyla %13,52 oranında artış yapılmış olmasına rağmen, yıl içerisinde yükselen kümülatif gelir vergisi matrahı nedeniyle birçok kamu çalışanının daha yüksek vergi dilimine girmesi, yapılan artışın önemli bir bölümünün daha zamlı maaş çalışanın cebine girmeden vergiye gitmesine neden olmuştur.
Kâğıt üzerinde %13,52 olarak görünen maaş artışı, bordroya ve net maaşa aynı oranda yansımamaktadır. Kamu çalışanı bir taraftan yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı karşısında alım gücü kaybederken, diğer taraftan artan vergi yükü nedeniyle maaş artışının önemli bir kısmını kaybetmektedir.
Maaşa zam yapıp ardından vergi dilimiyle bu zammı geri almak, kamu çalışanının ekonomik sorunlarına çözüm değildir.
Vergide adalet sağlanmalı, kamu çalışanlarının ücret gelirlerine uygulanan gelir vergisi oranı %15’te sabitlenmelidir.
MEMURUN MAAŞI VERGİ DİLİMLERİYLE ERİMESİN!
ZAM, BORDRODA DEĞİL CEBİMİZDE HİSSEDİLSİN!