İşveren Çalışanların E-Posta Hesaplarını Denetleyebilir mi?
✍️ Çalışanların E-Posta ve Diğer İletişim Kanallarının Denetimi Hakkında Sınır
✍️ Hukuki Denetim İçin Bilgilendirme Nasıl Yapılmalı?
✍️ E-Posta Nedeniyle İşten Çıkarma
Sosyal güvenlikte mali sürdürülebilirlik.
Bir ülkenin sosyal güvenlik sistemi ülkede yaşayan tüm vatandaşları ilgilendirmektedir. Sistemin durumu ve geleceği sadece bugünü değil gelecek nesilleri de etkileyecektir. Bu nedenle ülkeler sosyal güvenlik sistemlerinin finansal sürdürülebilirliği için sürekli politikalar geliştirmekte ve gelecek projeksiyonları yapmaktadır. Ülkemiz bu konuda çalışmalar yapmakta ve kalkınma planları, OVP ve çeşitli programlarda bu tedbirlere yer vermektedir.
AKTİF SİGORTALI SAYISI
Geçtiğimiz aylarda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Ocak-Haziran 2026 dönemine ait güncel mali durumunu ve sigortalı profillerini açıkladı. Bu veriler hem güncel durumu hem de geleceğe yönelik yapılması gerekenleri de göstermektedir.
2026 yılı Haziran ayı itibarıyla toplam aktif sigortalı sayısı 24 milyon 106 bin 320 kişiye ulaşmıştır. Bir önceki yılın aynı dönemine göre aktif sigortalı sayısı 575 bin 242 kişilik bir artış göstermiştir. Aktif çalışanların çoğunluğunu 17 milyon 405 bin 259 kişi ile işçi statüsündeki 4/a sigortalılar oluşturmaktadır. Memur statüsündeki 4/c sigortalı sayısı 3 milyon 715 bin 638 olurken, kendi namına çalışan 4/b sigortalı sayısı ise 2 milyon 985 bin 423 olarak kaydedilmiştir. Bir yıl içinde 4/a ve 4/c sayılarında artış görülürken, 4/b sigortalı sayısında küçük bir düşüş yaşanmıştır.
EMEKLİLER VE AKTÜERYAL DENGE
Sosyal güvenlik sisteminde önemli bir gösterge olan aktif/pasif oranı, 2025 yıl sonundaki 1,62 seviyesinden 2026'nın ilk yarısında 1,64'e yükselmiştir. Bu durum, yaklaşık her 1 emekliye karşılık 1,64 çalışan düştüğünü göstermektedir.
2026'nın ilk 6 ayında 166 bin 489 kişi emekli olmuş ve toplam emekli aylığı alanların sayısı 12,3 milyonu aşmıştır. SGK'nın emekli, dul ve yetim, malullük aylığı ile iş göremezlik geliri gibi ödemeler kapsamında değerlendirdiği aylık alanların sayısı 17 milyon 124 bin 786'ya yükselmiştir. Hem emekli maaşı alıp hem de aktif olarak çalışmaya devam edenlerin sayısı ise 2 milyon 233 bin 396'ya ulaşmıştır.
SGK'NIN MALİ DURUMU
SGK, emekli aylıkları ve sağlık harcamaları için devasa bütçeye ihtiyaç duymaktadır. SGK giderlerini prim gelirleri ve bütçe transferlerinden karşılamaktadır. 2026'nın ilk yarısında SGK'nın toplam gelirleri 3,371 trilyon TL'nin üzerinde gerçekleşirken, toplam giderleri ise 3,457 trilyon TL'yi aşmıştır. Kurumun ilk 6 aylık gelir-gider farkı (açığı) yaklaşık 85,8 milyar TL olmuştur. SGK'nın gelir yapısında en büyük payı 2,5 trilyon TL ile prim gelirleri oluştururken, devlet katkısı 254,5 milyar TL seviyesinde kalmıştır. Dönem boyunca merkezi bütçeden kuruma yapılan toplam transfer miktarı ise 928,1 milyar TL olarak hesaplanmıştır.
OVP'DE SOSYAL GÜVENLİK TEDBİRLERİ
OVP'de sosyal güvenlik sisteminin uzun vadeli mali sürdürülebilirliği güçlendirilecek tedbirlere yer verilmiştir. Zira ülkemiz 'yaşlı ülkeler' sınıfında sayıldığı için giderlerin artacağı bir gerçektir. Bu hedeflerin temel amacı vatandaşlara verilen önemli hizmetlerin devam ettirilmesidir. OVP'de yer alan bazı tedbirler şunlardır:
● Sağlık Market Uygulaması daha fazla ilaç ve medikal malzemeyi içerecek şekilde genişletilerek tedarik zinciri güçlendirilecektir.
● Akılcı ilaç kullanımı teşvik edilerek ilaç ve tedavi harcamaları rasyonelleştirilecektir.
● Kişilerin daha uzun süre istihdamda kalmasını teşvik eden, hakkaniyeti ve aktüeryal dengeyi önceleyen düzenlemeler hayata geçirilerek sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliği güçlendirilecektir.
● Sosyal güvenlik sisteminin fiili ve yasal kapsamının genişletilmesi ve kapsamda yer almayan grupların sisteme girişlerinin sağlanması için farklı meslek ve gelir gruplarına yönelik uygulamalar geliştirilecek, sosyal güvenlik mevzuatı değişen işgücü piyasası koşullarına ve yeni nesil esnek çalışma şekillerine daha uyumlu hâle getirilecektir.
● SGK'nın bilişim sistemleri güçlendirilecek, kurumlar arası veri paylaşımı artırılacak, uzun dönemli mali sürdürülebilirliğe ilişkin göstergelerin düzenli olarak izlenmesi sağlanacaktır.
Fransa’daki eylemlerden dolayı “endişeliyiz”, “tarafları itidale davet ediyoruz” ve “Fransa’yı insan haklarına saygı duymaya davet ediyoruz” diyen batılı sözde özgürlükçü devlet henüz çıkmadı.
İstanbul başta olmak üzere bazı illerde etkili olan kuvvetli yağışların yol açtığı sel ve su baskınları, olumsuz hava koşullarına karşı hazırlıklı olmanın ve gerekli tedbirleri zamanında almanın hayati önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
İlgili kurumların koordinasyon içerisinde hareket etmesi, riskli bölgelerde önleyici tedbirlerin artırılması ve vatandaşlarımızın güncel uyarıları dikkate alması hayati önem arz etmektedir.
Yağışlardan etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
#GeçmişOlsunİstanbul
#Antalya #Kocaeli
KARDEŞLİK, SESSİZ KALMAMAKTIR:
Azerbaycanlı Kızlarımızın Eğitim Ve İnanç Özgürlüğünün Yanındayız
Azerbaycan’da başörtülü kız öğrencilerin eğitim hakkı ve inanç özgürlüğüne ilişkin kaygılarımızı dile getiriyor; hiçbir çocuğun eğitim hakkı ile inancını yaşama özgürlüğü arasında tercih yapmaya zorlanmaması gerektiğini vurguluyoruz.
Kardeş Azerbaycan’ın egemenliğine ve kendi hukuk düzeni içinde çözüm üretme iradesine saygıyla, konunun adalet, sağduyu ve diyalog temelinde çözüme kavuşturulmasını temenni ediyoruz.
Talebimiz ayrıcalık değil, adalet; imtiyaz değil, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıdır.
Kardeş Azerbaycanlı kızlarımızın eğitim ve inanç özgürlüğünün yanındayız.
Genel Başkan Yardımcımız ve Uluslararası Emek Konfederasyonu (ILC) Genel Sekreteri Hamza Öksüz, Belarus’un başkenti Minsk’te düzenlenen “Dijital Çağda Adil İşgücü Piyasası Dönüşümleri” konulu uluslararası toplantıya katıldı.
Öksüz, teknolojik dönüşüm çağında emeğin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu ve Memur-Sen’in sendikal faaliyetlerde kullandığı dijital uygulamaları da katılımcılarla paylaştı.
Belarus Sendikaları Federasyonu (FTUB) ev sahipliğinde, 28 ülkeden katılımcının yer aldığı toplantıda konuşan Hamza Öksüz, teknolojik dönüşüm sürecinde sendikaların üstlenmesi gereken role dikkat çekti. Sendikaların yalnızca dönüşümün seyrini ve sonuçlarını tartışmakla yetinmemesi gerektiğini belirten Öksüz, araştırma-geliştirme (AR-GE) birimlerinin oluşturulması, teknolojik kapasitenin artırılması ve ortak hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
https://t.co/38f2lKYrm1
@hamzaoksuzz@ilc_uek
KALEMİYLE DİRENİŞE, FİKRİYLE NESİLLERE İZ BIRAKAN BİR MÜTEFEKKİR: NURİ PAKDİL
Edebiyatı hakikatin sesi, kalemi mücadelenin aracı, Kudüs’ü ise yüreğinin en derin meselesi kılan Nuri Pakdil’i vefatının yıl dönümünde rahmet ve saygıyla anıyoruz.
Düşünce dünyamıza kazandırdığı eserleri, ilkeli duruşu ve özgün fikirleriyle iz bırakan Nuri Pakdil, yalnızca bir edebiyatçı değil; inandığı değerler uğruna söz söylemekten ve mücadele etmekten vazgeçmeyen bir fikir insanıydı.
Onun eserleri ve fikirleri, hakikatin izini süren nesillere ışık tutmaya devam edecektir.
Nuri Pakdil’i rahmet ve minnetle yâd ediyoruz.
#NuriPakdil
BİLGE KRAL ALİYA’NIN MİRASI: BİRLİK VE DİRENİŞ!
“Savaş ölünce değil, düşmana benzeyince kaybedilir.”
Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç’i vefat yıl dönümünde rahmetle anıyoruz.
Aliya’nın hayatı, yalnızca bir özgürlük mücadelesi değil; inancın, ahlakın ve insanlık onurunun en ağır şartlarda dahi korunabileceğinin örneğidir.
Bugün Gazze’den Doğu Türkistan’a, Keşmir’den Arakan’a uzanan coğrafyada Müslümanların yaşadığı acılar, İslam dünyasının birlik ve dayanışma sorumluluğunu daha da büyütüyor.
Aliya’nın fikirlerini yaşatmak, onun inancını, ahlakını ve onurlu mücadelesini geleceğe taşımaktır.
#Aliyaİzzetbegoviç
Bugün Kamboçya Başbakanı, değerli dostum Hun Manet ve kıymetli heyetini İstanbul’da ağırlamaktan memnuniyet duydum. 🇹🇷🇰🇭
Son yıllarda hızla gelişen ilişkilere sahip olduğumuz Kamboçya’yı Güneydoğu Asya Bölgesi’nde önemli bir ortağımız olarak görüyoruz.
Sayın Başbakan’la ticaret ve yatırımların yanı sıra savunma sanayisi, enerji, eğitim ve kültür alanlarındaki iş birliğimizi istişare ettik.
Kamboçya’nın savunma sanayisi ürünlerimize yönelik ilgisinden memnunuz. Bu alanda ciddi bir potansiyele sahibiz, kendileriyle iş birliğimizi inşallah geliştireceğiz.
TİKA ve Yunus Emre Enstitüsünün Kamboçya’da gerçekleştirdiği projeler, beşerî münasebetlerimizin ilerlemesine büyük katkılar sağlıyor.
Türkiye Bursları Programı’yla Kamboçyalı öğrencilerin eğitimine destek oluyoruz.
Kamboçya’nın Tayland’la yaşadığı sınır ihtilafının uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve barışçıl yollarla çözülmesini temenni ediyoruz.
Yaşanan çatışmalardan etkilenen sivil halka destek olmayı sürdürüyoruz.
Kamboçya makamlarıyla iş birliği içerisinde bugüne kadar 3 bini aşkın kişiye yardım ulaştırdık. İnsani yardımlarımıza devam edeceğiz.
GAZZE’DE BİR OKUL, BİNLERCE UMUT
Gazze’de Siyonist rejimin saldırıları nedeniyle eğitim altyapısı büyük ölçüde tahrip edildi; binlerce çocuk okullarından, öğretmenlerinden ve eğitim imkânlarından mahrum bırakıldı. Şimdi Gazze’nin çocuklarının geleceği için dayanışmayı büyütme zamanı.
Memur-Sen Konfederasyonu, Filistin’e Destek Platformu, İnsan Hak ve Hürriyetleri ve İnsani Yardım Vakfı (İHH), Aziz Mahmut Hüdayi Vakfı, Deniz Feneri, Verenel Derneği ve Sadakataşı Derneği iş birliğiyle “Gazze’de Bir Okul, Binlerce Umut Projesi” kapsamında bağış kampanyası düzenliyoruz.
Kampanyamızla Gazze’de okul inşasına katkı sunmayı ve çocukların yeniden eğitim ortamlarına kavuşmasına destek olmayı hedefliyoruz. Çünkü eğitim, yalnızca bilgi edinmek değil; umudu yaşatmak, geleceği yeniden kurmak ve yarınlara tutunmaktır.
Gazze’nin çocukları yeniden okullarına kavuşsun, kalemleri silahların gölgesinde değil, barışın ve umudun ışığında yol alsın istiyoruz.
Tüm teşkilatımızı ve duyarlılık sahibi herkesi, Gazze’de bir okulun yeniden inşasına ve binlerce çocuğun geleceğine katkı sunmaya davet ediyoruz.
📍 Memur-Sen Genel Merkezi
📅 19 Ekim 2026 Pazartesi
⏰ 10.30
#GazzeBirOkulBinlerceUmut
Sermaye piyasaları, tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında bir finans köprüsü kurarak çok hayati bir görev icra etmektedir.
Üstelik bu köprü, borç oluşturmadan ortaklığa dayalı ve faizsiz bir şekilde kurulabildiği için ayrıca kıymetlidir.
Sermaye piyasalarının stratejik değerinin görüldüğü alanların en başında ise teknoloji ve inovasyon yer alıyor.
Teknoloji ve inovasyonun finansmanı, bankacılık sektöründen ziyade sermaye piyasalarına daha fazla hitap eden bir alandır.
Sermaye piyasaları, sunduğu esnek ve risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağlıyor.
Sermaye piyasalarını, teknoloji ve inovasyonun fikir aşamasından ticarileşmeye kadar birçok safhadaki gelişimine imkân tanıyan bir finansal vasıta olarak nitelemek yanlış olmaz.
Millî Teknoloji Hamlemizin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarımız oluşturuyor.
Hal böyleyken toplam fon sayısının yalnızca %4,6’sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek Türkiye ekonomisinin altını oymak olur, ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur.
Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti taşısın hiç kimsenin hakkı yoktur.
Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz.