Söğütlüçeşme'de kentsel ekstraktivizmin en belirgin alanı, Terminal Kadıköy'de bir ekran hacklendi.
"BU BİNA KENT SUÇUDUR"
Evet, bu bina bir kent suçudur, peki neden?
Bu alanın bir AVM'ye çevirilmesi sürecinde, bu bölgenin tamamı sokakta yaşayan hayvanların kent sakinlerince bakıldığı, geniş ve yeşil bir alandı. Buralara yıllarca izbe bir alan, güvensiz bir yer diyerek bir anlatı kuruldu.
Kadıköylülerin itirazlarına rağmen bu alan, giderek yapılaştırıldı ve her gediği bir rant alanına, bir dükkana, bir cep boşaltma tuzağı haline getirildi.
Bugün metrobüse, marmaraya yetişmeye çalışan emekçilerin ayağına sürekli bir burgerci, bir küçük burjuva aylak takımı dolanmakta.
İstanbul'un belki en absürt soylulaştırma vakalarından birisidir bu. Hem bir deprem toplanma alanı, hem kentsel bir yeşil alanın tümü, bir avuç AVM'ye kurban edildi.
Merak ediyoruz, acaba neoliberal kent politikaları ileride kanalizasyonları, çıkmaz sokakları, apartman boşluklarını ve daha başka akla gelmeyen nereleri AVM'lere çevirecek?
Kent suçu tam olarak budur: Hiçbir afetten kaçışın olmayacağı şekillerde kentin tamamen bir reklam panosuna, para tuzağına çevirilmesi, bütün bir kentin premium abonelik şartına bağlanmasıdır. Reklamsız bir kent deneyimi istiyor; kentlerimizde temiz ve güvende yaşayabilmek istiyoruz.
Bugün kentlerimizin her yanından veri toplanıyor, her bir sokak ve köşe başı MOBESE'lerle takip ediliyor, fakat kentler hiçbir şekilde yaşamı kolaylaştıracak ve sağlıklı, temiz yaşama imkanı sağlayacak şekilde planlanmıyor.
Kentlerin her santimetrekaresi kâr maksimizasyonuna göre planlandıkça her yanı patlayan ışıklı reklam ekranlarıyla dolu dijital bir gözetim cehennemine mahkum ediliyoruz!
#kentselekstraktivizm
#kenthakkı
TEŞHİR EDİYORUZ!
Yoldaşımız Hasan Basri Usta Ankara’da polisler tarafından gözleri bağlanarak kaçırıldı. Mamak’ın dağlık bir bölgesinde saatlerce işkenceye ve ölüm tehditlerine maruz bırakıldı, iftiracılık dayatıldı. +