Beşiktaş adeta kendi felaketi için geri sayım yapıyor. Önümüzdeki 1 hafta belirleyici olacak.
Suni gündemler de artık geride kaldı, ama inanması çok zor 3 hafta kaybettirdi!Transfer eezonunun belki de en kritik 3 HAFTASI! Takımda hala forvet, sağ kanat, ofansif orta saha, hoca isteğine bağlı sol stoper, ndidiye bağlı 6 numara EKSİĞİ VAR!
Üstüne Trossard’ın lisansı bile çıkarılamamış.
Beşiktaş kendi yakın geçmişinden bile öğrenmiyor maalesef ve bu durum çok can sıkmaya başladı.
Beşiktaş medyasında Beşiktaşlı olmayan, Beşiktaş’tan medet uman muhabirleri tespit etmek için basit bir yöntem:
Hiçbir gerçek Beşiktaş sevdalısı, konuşurken “Beşiktaş”ı “Beşitaş” veya “Beştaş” diye hızlıca geçiştirmez. Bu konuda iddialıyım. Bu mesele sevda ve saygı meselesidir. Bilinçaltından gelir.
Şüphe duyuyorsanız, Beşiktaşlılığından emin olduğunuz isimlerin telaffuzuyla karşılaştırın.
Sevgili Beşiktaşlılar,
Haberi olmayanlar için duyuralım: Siyah ve beyaz, düz, baskısız tişörtler artık @BJKKartalYuvasi’nda satışta. Geliri doğrudan kulübümüze aktarılan bu ürünler, hem kadın hem erkek beden seçenekleriyle satışa sunuldu!
Az ya da çok demeden, %100 pamuk bu tişörtlerden kendinize alarak hem temel bir ihtiyacınızı karşılayabilir hem de kulübümüze destek olabilirsiniz.
L��tfen “Sen ben yok, Beşiktaş var.” anlayışıyla bu çağrıyı daha fazla taraftarımıza ulaştıralım. Haberi olmayanlar da öğrensin. 🖤🤍
Salah’ın, Beşiktaş’ın mevcut finansal gerçekliği ve son 3-4 sezonda yaşanan sportif başarısızlık nedeniyle zedelenen cazibesine rağmen astronomik denebilecek şartlarla transfer edilmesi, tek başına sportif bir hamle olarak okunmamalı.
Böyle bir transfer Serdal Adalı’nın yönetimde devamını güçlendirecek, bununla birlikte Dikilitaş Projesi’nin kulüp tarafındaki sürekliliğini de güvence altına alabilecek bir hamle olarak destekleniyor olabilir.
Son yıllarda rakip kulüplerde uzun vadeli ve süreklilik gösteren proje ve destek mekanizmalarının ortaya çıkardığı tablo da, bu ihtimalin neden konuşulduğunu anlamayı kolaylaştırıyor.
Bu açıdan bakınca, tarafların kazançlı çıkacağı bir “kazan-kazan-kazan” senaryosu planlanıyor olabilir.
Hayırlısı olsun. Aslolan Beşiktaş olsun.
Suni gündem herkesi öylesine zehirledi ki dün sahada gördüğümüz oyunu sağlıklı değerlendiremez hale geldik.
Evet, saha kenarında canını dişine takan bir hocamız vardı. Onun isteklerini yerine getirmek için son iki üç sezonda görmediğimiz ölçüde teknik ve taktik disipline bağlı kalan, mücadeleden vazgeçmeyen bir takım izledik. Bunlar elbette olumlu.
Ama asıl soru şu: Dün sahadan istediğini alan taraf sizce Beşiktaş mıydı, Midtjylland mıydı?
Midtjylland, 75 dakika 10 kişi mücadele etti ve yalnızca bir gol yedi. Üstelik kendi sahasında atacağı tek golle skor yeniden eşitlenecek. Yani Beşiktaş dün mücadele etti, direnç gösterdi ve alkışı hak eden anlar yaşattı. Fakat turun matematiğine baktığımızda sahadan istediğini alan taraf kesinlikle Midtjylland oldu.
Salah transfer sürecine artık bir ultimatom konulmak zorunda. Yönetimin de, takımın da, taraftarın da bu mesele yüzünden yüzde 1 bile konsantrasyon kaybetme lüksü yok.
Trossard’ın imza töreninden bu yana yapay bir gündemin içinde dönüp duruyoruz. Salah’ın menajeriyle anlaşılabiliyorsa anlaşılır, anlaşılamıyorsa da bu dosya kapatılır. Dünyanın sonu değil.
Asıl tehlike, şımarık menajerlerin taleplerine boyun eğerek sonraki transferler için kötü bir emsal yaratmaktır. Beşiktaş’ı bitirecek olan bir oyuncunun alınamaması değil, geçmişte defalarca içine düştüğümüz bu bataklığa yeniden saplanmaktır.
Çarşı maalesef artık 2012 öncesindeki entelektüel birikiminden, Beşiktaş değerlerini önde tutan, gündem belirleyen, değerleri uğruna duruşunu değiştirmeyen, tepeden bakmayan o has Beşiktaşlı duruşundan çok uzakta.
Çok değer kaybettik, Çarşı da değişti. Bugün “Biz Beşiktaş’ız” bakış açınız hem tribünlere hem de kulübe ciddi zarar veriyor. Herkes had bilsin, siz de. Eleştiriyi herkes dinlesin, siz de. Kimse kimsenin Beşiktaşlılığını sorgulayamaz.
Birlikte çok bağırdık, Çarşı’yı Türkiye genelinde bir marka yaptık. Ama ne zaman ki tribünleri egolarınız uğruna böldünüz, ne zaman ki takımın desteğe en çok ihtiyaç duyduğu anda maçın gidişatıyla ilgisi olmayan Yıldız Tilbe tezahüratlarına girdiniz, o zaman anladık ki meseleniz Beşiktaş değil, kendi keyfinizmiş.
Beşiktaş herkesindir. Herkes Beşiktaş’ındır.
Şimdi biraz da kendinizi sorgulama zamanıdır.
Çarşı maalesef artık 2012 öncesindeki entelektüel birikiminden, Beşiktaş değerlerini önde tutan, gündem belirleyen, değerleri uğruna duruşunu değiştirmeyen, tepeden bakmayan o has Beşiktaşlı duruşundan çok uzakta.
Çok değer kaybettik, Çarşı da değişti. Bugün “Biz Beşiktaş’ız” bakış açınız hem tribünlere hem de kulübe ciddi zarar veriyor. Herkes had bilsin, siz de. Eleştiriyi herkes dinlesin, siz de. Kimse kimsenin Beşiktaşlılığını sorgulayamaz.
Birlikte çok bağırdık, Çarşı’yı Türkiye genelinde bir marka yaptık. Ama ne zaman ki tribünleri egolarınız uğruna böldünüz, ne zaman ki takımın desteğe en çok ihtiyaç duyduğu anda maçın gidişatıyla ilgisi olmayan Yıldız Tilbe tezahüratlarına girdiniz, o zaman anladık ki meseleniz Beşiktaş değil, kendi keyfinizmiş.
Beşiktaş herkesindir. Herkes Beşiktaş’ındır.
Şimdi biraz da kendinizi sorgulama zamanıdır.
TRİBÜNLERİN ATASI BEŞİKTAŞ KAPALISI!
Herkes yerini, haddini bilsin! 1982’den beri tribünde tek bir otorite, tek bir kanun vardır: çArşı! Bu ülkede tribün kültürünün kitabını yazan, raconunu koyan biziz. Pankartın dilini, bestenin hasını, tribünün raconunu biz öğrettik; çizgisini biz çizeriz. Türkiye’nin değişmez, tartışılmaz tek otoritesi; Yüce Beşiktaş çArşı’sıdır.
1982 senesinden itibaren İnönü Stadyumu'nun kalbinde, kapalı tribünde verdiğimiz mücadeleyle, her zaman Türk sporunun temel taşı anlı şanlı Beşiktaş'ımıza desteğimizi veriyoruz. Gerek İnönü’de olsun, gerek deplasmanda olsun, gerek 2013-2016 yılları arasında stadyum inşaatının olduğu dönemlerde Beşiktaş'ın peşinde göçebe gibi stadyumdan stadyuma gezdik; ama hiçbir zaman çizgimizi bozmadık. Amaç bir, değer bir: Beşiktaş sancağını en ileri noktaya taşımak!
Karşılaşmaların çoğunun, İstanbul'da başka stadyum olmaması nedeniyle İnönü Stadyumu'nda oynandığı dönemde, kapalı tribüne rakip takım taraftarı girmesin diye kapalıyı şeref bildik, namus bildik; kendi evimiz, yuvamız gibi koruduk, kolladık. Uğruna kaç gece sabah ettiğimiz, uğruna kaç farklı sıkıntı yaşadığımız tribünümüzden; bugün fahiş fiyat politikası ve ticarethane fikirleri yüzünden vazgeçirilmeye çalışılıyoruz.
Biz her kulvarda Beşiktaş'ın hakkını savunmak için canımızı dişimize takarken, soruyoruz: Üstümüze oynayan, her kulvarda önümüze engel çıkartan, Beşiktaş'ı doğramaya kalkan o federasyona karşı yönetim olarak ne yaptınız da bugün kalkmış bize üst perdeden konuşuyorsunuz? Masada hakkımızı koruyamayanlar, sesini bile çıkaramayanlar, gücünü sadece kendi taraftarına fahiş fiyat dayatırken mi hatırlıyor?
Yönetim koltuğunda oturanlara, başta Serdal ADALI olmak üzere sormak isteriz ki; Beşiktaş yönetim kurulunun başına gelmeden önce, tarih 25 Aralık 2024'te, "5 liraya bilet satıp 25 bin kişiye oynamaktansa, 2.5 liraya bilet satıp 45 bin kişiye oynamak en büyük hedefim," sözünüzün bu şekilde mi arkasında durduğunuzu, kendinizi bu şekilde mi temsil ettiğinizi çok merak ediyoruz. HANİ VERİLEN SÖZLER? HEPSİ VASAT, BİRER BİRER! Zamanında bahsettiğiniz 5 lira bugünün parasıyla 175.000 TL, bahsettiğiniz 2.5 lira 87.500 TL gibi fahiş bir fiyat mıydı?
Unutma Başkan! Savaş seni içeriye haksız yere atanlarla yapılır; seni savunup kapalı tribüne resmini asanlarla değil!
Sizler 44 yıllık emeği görmezden gelip bizleri kapalı tribünden uzaklaştırmaya çalışıyorsunuz; fakat unuttuğunuz iki madde var: Doğusu, batısı, kuzeyi, güneyi ile İNÖNÜ STADYUMU BİZİM EVİMİZ, MABEDİMİZ! Ek olarak ise sizler, bu fiyat politikasıyla sezon içinde yapacağımız sosyal sorumluluk projelerini de doğrudan etkilediniz. Yapacağımız köy okulu yardımlarını, deprem bölgesi yardımlarını ve benzeri projeleri de baltaladınız; sert kayaya tosladınız!
Biz bu sezon kapalı tribüne girmiyoruz; ama Kuzey altı-üstü, Güney altı-üstü fark etmez bu stadın her köşesinde, ensenizde olacağız BİZ BEŞİKTAŞIZ!
Hatırlatmak isteriz ki; karşınıza aldığınız topluluk sıradan bir topluluk değil, zamanı geldi mi kendisine bile karşı olacak olan çArşı!
Saygılarımızla...
#forzabesiktas #çArşı
Bir skandal daha…
Yer değişikliği yapabilmek için yenileme işlemini tamamlayan taraftarlara, süreç bittikten sonra böyle bir haklarının olmadığı söyleniyor. Bu düzensizlik, plansızlık ve “yaptım oldu” anlayışı taraftara reva görülmemeli.
Bu şekilde yönetilen bir süreç, hukuki ihtilaflara ve kulüp aleyhine açılacak davalara zemin hazırlar. Gerçekten çok yazık.
Bir skandal daha…
Yer değişikliği yapabilmek için yenileme işlemini tamamlayan taraftarlara, süreç bittikten sonra böyle bir haklarının olmadığı söyleniyor. Bu düzensizlik, plansızlık ve “yaptım oldu” anlayışı taraftara reva görülmemeli.
Bu şekilde yönetilen bir süreç, hukuki ihtilaflara ve kulüp aleyhine açılacak davalara zemin hazırlar. Gerçekten çok yazık. @Besiktas
@TahaSarigulJK Tebrik ederim. Hislerime tercüman. Maç 0-0 giderken ve puanlara ihtiyaç varken Yıldız Tilbe girenler, egosundan yeni açıktan gelen tezahürata burun kıvırıp yanıt vermeyenler, “kaldırımda oynasa destekleriz” deyip stadın ses izolasyonuna takılanlar tribünleri ve ruhu öldürdüler.
Lansmanın kulübün YouTube kanalından canlı yayınlanmamasının belirli bir sebebi var mıydı? @Besiktas
Eğer geçerli bir gerekçesi yoksa bu ciddi bir ihmal gibi görünüyor. Bu ölçekte bir iletişim fırsatının kulübün kendi kanalları yerine YouTube yayıncılarına ve spor kanallarına bırakılmasını anlamak gerçekten zor.
Gerçek taraftar…
İnönü yıkıldığından beri kopuk olan kapalı ile yeni açığı birleştidin. Araya set çektin ama yetmedi.
Haklıya hakkını teslim edelim. Bu birleşme senin eserin. İstifa edebilirsin sayın başkan. @SerdalAdali_x
@DenizBrn35 Su dışındayken ağzınızdan sürekli hava mı giriyor? :) aynı şey, ordaki kaslar bloke ettiği sürece geçiş kapalı. Burnundan ağzından su kaçanlara tavsiyem kontrol çalışmaları.