Deniz Ulaştırması Eski Genel Müd. Yrd. Bülent Ok:
"Bu hızlı batmanın bir tek nedeni olabilir; Geminin temasından sonra ambarda yük kaymış, sac ruloları çok ağır olduğu için hızla yer değiştirmiş. Gemi hızla kaybolmuş."
Ahlâk Nerede Öğrenilir?
Hiçbir çocuk ahlâklı doğmaz.
Ahlâk öğrenilir.
Fakat yalnızca vaaz dinleyerek öğrenilmez.
Anne babasını izleyerek öğrenilir.
Öğretmenini izleyerek öğrenilir.
Mahkemenin nasıl karar verdiğini görerek öğrenilir.
Devletin güçlüye mi yoksa haklıya mı sahip çıktığını yaşayarak öğrenilir.
Toplum kimi ödüllendiriyorsa, çocuklar da sonunda onu örnek almaya başlar.
Bu yüzden ahlâk yalnızca bireysel bir mesele değildir.
Kurumsal bir meseledir.
Eğer bir toplumda dürüst insanlar kaybediyor, yalancılar kazanıyor, emek değil yakınlık ödüllendiriliyor ve hukuk herkese eşit uygulanmıyorsa, yalnızca ahlâk zayıflamaz.
Vicdan da yalnızlaşır.
Çünkü insanlar söylediklerinden çok gördüklerinden öğrenirler.
Ahlakın içe bakan yüzü vicdan, dışa bakan yüzü hukuktur. Vicdan, içselleşmiş; hukuk, yasallaşmış ahlaktır. Kendi yasalarını çiğneyen bir toplum, ahlâksızlığı peşinen kabul etmiştir.
Siyaseten çok yanlış bir hareket yapmış. Bu hareket sonrası sorgulanması şart.
TS Club’da forma 4.499,99 TL.
6.661 forma 29 Milyon 974 Bin 433 TL yapar.
Bu ödemeyi kendi hesabından mı yapmış? Kendi hesabından yapmış ise son malvarlığı beyanına bakmak lazım.
Ödemeyi Belediye bütçesinden yaptı ise hangi dayanakla? Ödemeyi ihale alanlara yaptırdıysa bambaşka bir mesele ortaya çıkıyor.
https://t.co/7CmFttDZcR
Fiyat algısı bozulduğunda insanların hiçbir ekonomik referansı kalmaz. Gördüğü fiyatı hiç bir şeyle kıyaslayamaz hale gelir. Türk toplumu bu durumu yaşıyor:
https://t.co/tRY08lUQY2
Uydurdukları mazeretlere bakmayın. Partidaşları, arkadaşları betona gömülmüşken kendilerini kurtarmak için AKP’ye teslim oldular. Bundan sonraki hayatlarını yoldaşlarını betona gömenlere hizmet etmenin utancıyla yaşayacaklar. O sığındıkları yerdekilerin bakışlarında bile bu utancı görecekler.
Haluk Levent’e yönelik operasyon çok garip. Haluk Levent’e para kaptıranlar, Oğuzhan Uğur bile gözaltına alınıyor ama Haluk Levent’e 60 milyon dolarlık gayrimenkul veren ve bunu akıl almaz bir senaryo ile anlatan Başaran Holding’in sahibi Hüseyin Başaran’a dokunulmuyor.
Bu soru çok doğru bir soru.
Ben 30 yılı aşkın sosyal girişimciyim, dernekçiyim, sivil toplumcuyum. Dernekler hele böyle büyük para dönen dernekler çok sıkı ve düzenli denetlenir. Eğer varsa bunca zaman neden ve nasıl tespit edilemedi böyle bir yolsuzluk?
Bu sorunun cevabı göründüğünden daha önemlidir.
Deniz Göktaş hakkında başlatılan hukuki süreçlerle ilgili olarak "bu lafların sonucu belli" kabullenişinde olanlardan tutun "reklam bedelini göze almış" diyenine kadar her türlü tepki var, ama "ifade özgürlüğü ne oldu" diyen yok. Espriye yer bırakmayan toplumlar tel tel dökülür.
Futboldan anlamam, insan davranışından anlarım.
Milli Takım 24 yıl sonra bir kuşağın umuduyla Dünya Kupası’na gitti ve Haiti’den sonra turnuvayı en erken terk eden ikinci takım oldu.
Bu bir futbol hikâyesi değil; ders kitaplık bir davranış bilimi vakası.
Tablo şu: Transfermarkt’a göre ~473,7 milyon euroyla grubun açık ara en pahalı, 48 takım içinde 13. en değerli kadrosuyuz. Kişi başı gelirde ise ~26. sıradayız. Yani gelirimizin kat kat üstünde bir serveti sahaya sürdük. Peki neden olmadı?
Çünkü kaynağın çokluğu değil, akılcı kullanımı belirler başarıyı. Onun da yolu hesap verebilirlikten geçer. Rule of Law Index’te 143 ülke içinde 118., grupta sonuncuyuz. Kimsenin hesap vermediği yerde para performansa değil, gösterişe gider.
Davranış biliminin temel kuralı: Ödüllendirilen davranış tekrarlanır (Skinner). Steven Kerr bunu 1975’te bir klasiğe çevirdi: “A’yı ödüllendirip B’yi ummanın saçmalığı.” Kurumlar gerçekten istediklerini değil, görünür ve ölçmesi kolay olanı ödüllendirir; sonra şaşırır.
Biz tam da bunu yapıyoruz. Performansı değil gösterişi ödüllendiriyoruz: transferi, polemiği, magazini. Daha turnuvaya katıldıkları için villa vaadi, ortada başarı yokken kahramanlaştırma…
Kamu kaynağı yanlışı ödüllendirirken her marka da bütçesini aynı vitrine yığıyor. Ödülü peşinen veriyoruz; sonra sıfır puanla dönünce şaşırıyoruz.
İyi haber: Bu işin çaresi de bizde var. Filenin Sultanları aynı ülkede, aynı kültürde dünya bir numarası oldu. Demek ki sorun kültür değil, sorun sistem. Voleybolda emek görülüyor, performans ödüllendiriliyor, hesap soruluyor. Yani, önce performans, sonra ödül. Önce başarı, sonra alkış.
Futboldan hâlâ anlamam. Ama insan davranışından şunu biliyorum: Vasatlığı ödüllendirmeyi bıraktığımız gün, vasatlık da bizi terk eder.
Yazının tamamı @GazeteOksijen ‘de!