atılım gazetesinin zaten süreç karşıtlığından başka bir halt yaptığı yok. sizi bünyesine dost diye alanın da bir zahmet dostuna iki eli uzansın ama nerede.
binlerce tutsağın özgürlüğü nerede? tahliye olan binlerce tutsak nerede? kürt halkının zihniyle siz dalga mı geçiyorsunuz? keşke binlerce tutsak tahliye olsaydı da sevinseydik de; yok, ortada hiçbir şey yok.
madem bu kadar demokratiksiniz, neden sürece yönelik eleştiri yaptığımızda bizi düşman safına koyup düşmanınız gibi davranıyorsunuz. madem düşman bilinciniz bu kadar net, düşmanınızdan demokrasi namına ne bekliyorsunuz, hadi bekleyin. düşman size kırıntı vermiyor ne bekliyorsunuz
Hamas'ın silahsızlanmayı kabul etmesi konusunda yine pişkince bir sessizlik var. Teslimiyetçisiniz diye çığıran kimse yok. Soluk soluğa ve büyük bi iştahla yazılmış birbirinden berbat elli tane yazı yok. Ne ilginç değil mi?
devleti bu kadar büyük görmek anca senin gibi bir eziğe yakışırdı :) korkun ha, daha da korkun.
“Kağıttan kaplanların yok edileceği gün gelecektir. Ama kendiliğinden yok olmayacaklar, rüzgâr ve yağmurla hırpalanmaları gerekiyor.” cüret etmekten uzak sinmiş kurbağalar.
devlet solumuzun bildiğinden çok daha büyük. eli kolu çok daha uzun. sayfalarca yazdığımız analizlerden çok daha öteye gidiyor. burada kemalizm eleştirisi veren maoistlerin devlet sınırlarına çıktığını sandığı tezlerin hepsi devletin çizdiği sınırlarda geziniyor. rüya görüyorlar.
söylediğin şeyin seni liberal feministlerden ayırdığını düşündüren nedir? hiçbir liberal feminist erkekler dans edemiyor demiyor, keza hiçbir sosyalist feminist de. sosyal medyada popülerizm ve radikal feminiszm soslu düşüncelerinizi duymaktan sıkıldık gerçekten.