kapıda kaldım. bina merdivenlerine oturdum çilingir bekliyorum. dairelerden birinden hoş bir enstrümantal müzik sesi geliyor. manavdan 10 kilo meyve aldım. çilingir biraz daha gelmezse o meyveleri yemeye başlayacağım. ya da o hassas ruhla tanışacağım.
tuvallette ayna karşısında aksanli bi sekilde ingilizce konuşmaya çalışırken kantin görevlisine yakalandım. beni hangi akla hizmet öğretmen yaptınız acaba ya
bugün barbunya aldım. yarin barbunya yapicam. zeytinyağlı. hayatimin hareketlilik seviyesi bu şekilde. bi de bazı arkadaşlarımı göz doldurmalı seviyorum.
küçük minik ufacık kardeşim yurtdisina yerleşti. tatillerimiz denk gelecek mi, onu bir daha ne zaman göreceğim bilmiyorum. annem havaalaninda giderken fotoğrafını atmış. sabahtan beri ona bakıp göz dolduruyorum. yetiskinlik yaşamı ölsün.