Nihat Bey merhaba, kızım Ömür Su 6 yaşında. Her gün sizi dinliyoruz ama sizi hiç görmedi. Bugün bu resmi yapmış. Nihat ve sivrisineği böyle düşünüyorum diyor. Benim için #EnSevdiğimKelime "kızım".
Bugün 16. Asliye Ceza Mahkemesi ilk duruşma gününü 11 Haziran 2025 tarihine verdi.
Önümüzdeki 2 ay tutukluluğum devam edecek. Bir siyasi parti genel başkanını 2,5 ay hapiste tuttuktan sonra bomboş bir iddianame ile önümüzdeki 2 ay daha tek başına hücrede tutmak ADALET değildir. Şunu bir kez daha gördük:
Ben ÜMİT ÖZDAĞ Öcalan için rehin tutuluyorum.
Büyük Türk Milleti ÜMİT ÖZDAĞ senin evladındır.
Ve ancak Allah'a ve sana emanettir.
@zaferpartisi@AliSehirlioglu
Emekli maaşına yüzde 15 zam gelip, elektriğe yüzde 25 zam.
İşte esas Darbe budur.
Hemde Ekonomik Darbe.
Açlık,yokluk darbesi.
Bu arada Mutfak tüpüde 1010 TL oldu.
Bu da,Mutfak darbesi.
Kahrolsun Darbeciler!!
İddianamemi mahkemeye yollayın. Yargılanmak istiyorum.
Beni yargılamak için tutuklamadınız mı?
Şimdi neden yargılanmamı geciktiriyorsunuz?
@zaferpartisi@AliSehirlioglu
Millet 19 Mart’ta darbeyi püskürttü. Ama hâlâ ‘Bu darbe girişimi başarılı olabilir mi?’ diye RTÜK’ten demokrasiye ateş açanlar var. Bu darbe bastırıldı arkadaşlar!
Ekrem İmamoğlu hücresinde demokrasi sarayında oturuyor. Erdoğan sarayında yerin yedi kat dibinde, stres içinde.
Suçluluğun telaşı içindeler!
Antalya’da İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını protesto eden göstericilerden biri, ekiplerle karşı karşıya gelmek istemediklerini söyleyerek, polisten isteyip aldığı megafonla duyuru yaptı.
Ece Üner:
Sahi ne yaptı bu çocuklar?
• Bolu'da, İsias Otel'de ihmallerle insanların ölümüne mi neden oldular?
• Arabada uyuşturucu çekip yakalanınca pudra mı dediler?
• Depremzedelere çadır mı sattılar?
• Ankara'yı parsel parsel mi sattılar?
Benim kıymetli vatandaşlarım,
Milyonlar oldunuz, sandıklara koştunuz. Bana çok güçlü bir yol haritası çizdiniz. Şimdi bayram arifesinde, Türkiye'nin ikinci yüzyılı yolculuğunun arifesinde hep birlikte yola çıkacağız.
Çocuklarımızla, gençlerimizle, kadınlar, erkekler, hep birlikte İstanbul'un ve Türkiye'nin muhafızları olacağız. Ben sizleri Silivri'den izleyeceğim ama tüm kalbimle, düşüncelerimle ve cümlelerimle sizlerle olacağım.
İstanbul'un en büyük buluşmasında özgürlük, demokrasi, adalet için birlikte olalım. Millet büyüktür.
“Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar,
güneş ufaktan şimdi doğar, yürüyelim arkadaşlar.”
Sizi çok seviyorum. Her şey çok güzel olacak.
Büyük Buluşma;
29 Mart Cumartesi 12.00’de
Maltepe Sahil Miting Alanı’nda
İmamoğlu'nun mahkemedeki ifadesinde, avukat Mehmet Pehlivan, soruşturmanın gizli tanık beyanları üzerine inşa edildiğini hatırlatırken, gizli tanık olan kişilerden birinin 100den fazla sabıkasının olduğunu da kayda geçirmiş,
Hakkında tecavüz dahil onlarca suç kaydı bulunan kişiler muteber tanık sayılmış
Maalesef buna benzer gizli tanıkları Ergenekon dosyalarında da görmüştük
Tutuklu olduğum “halkı kin ve düşmanlığa kışkırtma” suçunun cezası 1-3 yıl. En üst sınır olan 3 yıl ceza alsam bile, hapishanede şimdi kaldığım kadar kalmam mümkün değil. Oysa 66 gündür iddianamem hazırlanmadan yüksek güvenlikli bir cezaevinde hücrede tutuluyorum.
Tutuklama ile siyasi ceza veriliyor. Her 30 günde bir yapılan tutukluluk değerlendirmesinde tutukluluğum “güçlü suç şüphesi var” denilerek uzatılıyor.
Oysa bırakın suç şüphesini; suçlu olsam/bulunsam serbest kalacağım.
Bu düşman ceza hukuku uygulamasıdır.
Bu haksız, hukuksuz, uygulamayı TÜRK MİLLETİNE şikayet ediyorum.
Mansur Yavaş: "Anayasa'nın 3. maddesi açıktır; 'Bayrağı, şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır'
Tek bayrağımız da budur, adı Türk Bayrağı'dır."
İmamoğlu soruşturmasında gizli tanığın, "Neva Organizasyon Şirketi belediyeye sahte fatura kesiyor" iddiasının doğru olmadığı; şirketin AKP döneminde 27 milyon dolarlık 12 ihale aldığı, İmamoğlu döneminde belediyeyle hiçbir ticari ilişkisinin olmadığı anlaşılalı birkaç saat oldu
Bugün Ümit Özdağ'a Özgürlük Platformu Üyesi avukatlar ve hukukun üstünlüğünü savunanlar Çağlayan Adliyesi önünde basın açıklaması yaparak, 63 gündür yazılmayan iddianamenin nerede olduğunu sordu!
"Değerli Basın Mensupları,
63 gün önce burada, İstanbul Adalet Sarayı’nda, Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ tutuklandı.
Şimdiye kadar iki kez yapılan tutukluluk incelemesinde, soruşturmanın sürüyor olması ve kaçma şüphesi gerekçe gösterilerek tutukluluk halinin devamına karar verildi. Ve hala iddianamesi yazılmadı.
Bir soruşturmanın başlatılması için suçun işlendiğine dair basit şüphenin varlığı yeterlidir. Savcılık tarafından iddianame düzenlenerek dava açılması için ise yeterli şüphenin varlığı aranır. Şüphe oranının kuvvetli olması halinde kişi tutuklanabilir.
Kelimelerin anlamından anlaşılacağı üzere, kuvvetli şüphe, yeterli şüphenin ileri safhasıdır. Yani Ümit Özdağ hakkında sözde kuvvetli şüphe bularak tutuklanmasını talep eden savcılık makamı, yeterli şüpheye ulaşamamış olacak ki hala iddianame yazamamıştır.
Buradan İstanbul Savcılığı’na soruyoruz: Eğer kuvvetli şüphe varsa iddianame nerede? Eğer yeterli şüphe yoksa Prof. Dr. Ümit Özdağ neden Silivri'de?
Değerli Basın Mensupları;
Anayasa’nın 19’uncu maddesine göre tutuklanan kişilerin makul sürede hakim önüne çıkarılması ve makul sürede yargılanması zorunludur.
Sayın Özdağ’ın 63 gündür süren iddianamesiz tutukluluğu, kişi özgürlüğü ve hukuk devleti ilkeleri açısından kabul edilemez bir durumdur.
Tutuklanmasına neden olarak gösterilen suçun Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen yaptırımı 1 yıl olduğu için velev ki atılı suçu işlemiş olsa dahi alacağı cezanın infaz hukukuna göre yatarı olmayan bir Genel Başkan’ı 63 gündür hapiste tutmak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna dönüşmüştür.
Israrlı şekilde sürdürülen bu hukuksuzluk hali, akıllara daha vahim sorular getirmektedir. Acaba Sayın Özdağ’a büyük bir kumpas kurma hazırlığı mı yapılmaktadır?
11 Kasım 2024 günü bir televizyon kanalında Gazeteci Barış Pehlivan, “Ümit Özdağ’ın başına bir şekilde çoraplar örülmeye çalışıldığını” ifade etmişti. 2 ay sonrasında Sayın Özdağ haksız şekilde tutuklandı.
Biz de buradan İstanbul Savcılığı’nın ve Adalet Bakanlığı’nın hem dikkatini çekiyoruz hem soru soruyoruz hem uyarıda bulunuyoruz: Yatarı olmayan bir suçlamadan ötürü 63 gündür tutuklu bulunan Ümit Özdağ’ın cezaevinden çıkmasını istemeyenler aslı astarı olmayan suçlamalarla kumpas peşinde mi koşmaktadır?
Bunu araştırmak ve önlemek yargının görevidir. Kumpasçılara fırsat tanımayın, Ümit Özdağ’ın iddianamesini yazın, bu haksız tutukluluğa son verin.
Değerli Basın Mensupları,
Açıklamamızı bitirirken sizlerin aracılığınızca kamuoyuna ifade etmek isteriz ki, Ümit Özdağ’ın yaşamakta olduğu hukuksuzluk esasında hepimize yapılmış bir haksızlıktır. Ümit Özdağ’a sahip çıkmak esasında kendi hukukumuza sahip çıkmaktır.
Daha dün Yenikapı’da terörist başının görüntüsü ve sesi yayınlanırken Ümit Özdağ’ın tutuklu olması Türk Milleti’nin egemenlik hakkının kısıtlanmasıdır.
Unutmayın ki, Ümit Özdağ her zaman ve her şartta Türk Milleti’ni savunmuştur.
Eğer Türk Milleti’ni savunmak suçsa, hepimiz bu suçun failiyiz.
Ne mutlu Türküm diyene…"
#İddianameNerede
@zaferpartisi@AliSehirlioglu @ozdagaozgurlukp