Tüm bu evlilik hukuku, nafaka, mehir, soyadı zart zurt tartışmaları devletin evlenmek isteyen çiftlere "s*ktirin gidin önce şartlarınızı belirleyin, bana sözleşmenizle gelin, uğraştırmayın beni" demesiyle çözülür. İnsanlık evliliğin özelleştirilmesini arzu ediyor, farkında değil
You have to be 16 to drive.
You have to be 18 to vote.
You have to be 21 to drink.
You have to be 25 to rent a car.
Why are teachers talking to our kids about sexuality at 12?
Why are kids encouraged to mutilate their bodies at 13?
This gender ideology madness needs to end.
Hacettepe Tıp mezunu 150 k alıyorsa ok değil mi o zaman ?
Salaklık paçadan akıyor
Hiçbiri de demiyor hayatımı emanet ettiğim kişiler yoksulluk sınırı altında diye
Ama en ufak iş kazası vs olsa “Hayat çok ucuz bu ülkede 😢”
Hayatın elbette ucuz hayatına bakan adam ucuz olsun istiyorsan hayatın ucuz demektir
emeğinize değecek maaş değildir ama ülke gerçekliğinden de kopuk olmayın bu kadar. itü ytü mezunları bile 40k ile başlıyo, iş bulabilirse. birçok meslekte rekabet yüksek, maaş düşük ama
kars tıp bitirmiş pratisyen bile 150k alırken yoksulluk sınırı demenin kibiri.. gulumse gec:)
Ben bu olay özelinde hasta yakınının her şeyi anlattığını anlattıklarını da doğru anlattığını düşünmüyorum. Her hastalık her hasta özelinde farklıdır. Tek tavsiyem doktorunuza güveniniz doktorlar kimsenin düşmanı değil hastaları hasta edenler onlar değil hastalara yardımcı olmak istiyorlar. Bu olayı eleştirme sebebim güya başka bir doktoru referans göstererek acilde nöbet tutan doktoru alenen hedef göstermesi.
İYE böbrekleri etkilemiş mi diye USG 🤔İyi silkelemişler kerizi 😂
Böyle çok bilmiş olmaya devam edin özel hastanedeki meslektaşlar nereden ekmek yiyecek
Sayın Sağlık Bakanımız @drmemisoglu dikkatine,
27 Mayıs 2026 tarihinde 1,5 yaşındaki kızımızı Berra’yı yüksek ateş ve iştahsızlık şikâyetiyle Çatalca Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne götürdük. Yapılan kısa değerlendirme sonucunda boğaz enfeksiyonu teşhisi konularak antibiyotik ve ateş düşürücü ilaçlar verildi. İlaçları kullanmaya başladıktan sonra kızımızda mukuslu ishal başladı. İlaçları zamanında ve doğru şekilde kullanmamıza rağmen yüksek ateş, iştahsızlık ve genel durum bozukluğu devam etti.
Şikâyetlerin artarak sürmesi üzerine 29 Mayıs 2026’da Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Servisi'ne başvurduk. Ancak herhangi bir tetkik yapılmadan, Çatalca Devlet Hastanesi'nde verilen tedavinin aynen devam ettirilmesi gerektiği söylendi ve ek ilaçlar yazıldı. Kullanmaması gereken ilaçları doğru şekilde kullanmamıza rağmen kızımızın ateşi düşmedi, kusma, karın ağrısı, ishal ve iştahsızlık şikâyetleri devam etti.
31 Mayıs 2026 tarihinde saat 06.20'de Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Servisi'ne tekrar başvurduk. Bu kez kan gazı ve röntgen çekildi. Sonuçları göstermek için gittiğimizde nöbet değişmişti. Sonuçlara bakan doktor, herhangi bir muayene yapmadan kızımızda gaz olduğunu söyleyerek aynı ilaçlara devam etmemizi önerdi. Boğaz enfeksiyonunun sürdüğünü ifade etmesine rağmen boğaz muayenesi yapılmadı. Bunun üzerine boğazına bakılmadan nasıl böyle bir değerlendirme yapıldığını sorduğumuzda, kızımız sert bir şekilde muayene edildi ve bu kez de boğaz enfeksiyonunun geçtiği söylendi. Buna rağmen yine aynı ilaçların kullanılmasına devam edilmesi istendi.
Ebeveynleri olarak içimize sinmeyen bu süreç sonrasında özel bir hastaneye başvurduk. Burada çocuk doktorumuz kızımızı detaylı şekilde muayene etti, kullandığı ilaçları inceledi,incelemeye göre bu ilaçları kullanmasına rağmen ateşin düşmemesinin normal olmadığını belirterek mevcut şikâyetlerin verilen tedaviyle uyumlu görünmediğini belirterek kan tahlili, CRP, idrar tahlili ve idrar kültürü istedi.
Yapılan tetkikler sonucunda kızımızda yüksek enfeksiyon ve idrar yolu enfeksiyonu tespit edildi. Ayrıca enfeksiyonun böbrekleri etkileyip etkilemediğinin değerlendirilmesi amacıyla böbrek ultrasonu istenildi. Doktorumuz, daha önce verilen ilaçların mevcut hastalıkla doğrudan ilişkili olmadığını ifade ederek uygun tedaviye başladı.
Sağlık sistemimize ve fedakârca görev yapan sağlık çalışanlarımıza güvenimiz tamdır. Ancak özellikle çocuk hastalarda, hasta yakınlarının anlattıklarının dikkatle dinlenmesi, gerekli muayene ve tetkiklerin zamanında yapılması ve tanı süreçlerinin daha hassas yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Amacımız herhangi bir sağlık çalışanını hedef göstermek değil; yaşadığımız mağduriyetin incelenmesi ve benzer durumların başka aileler tarafından yaşanmaması adına gerekli değerlendirmelerin yapılmasını talep etmektir.
Sayın Bakanımızın sağlık hizmetlerinde gösterdiği hassasiyet ve kalite anlayışı doğrultusunda bu sürecin de değerlendirileceğine inanıyoruz.
@saglikbakanligi@dr_aemreguner@ismgovtr
Western Civilization didn't flourish because "white males" stopped other groups from succeeding.
The West thrived because of rational thought, individual rights, and free enterprise.
"White males" that invented the steam engine, electric generation, the combustion engine, flight, and space exploration did not do so because they "stole" the ideas of minorities.
These inventions helped lift mankind out of ignorance and hardship, improving the quality of life for all of humanity.
"White males" didn't oppress the entire world, they helped make it a better place.
"White males" didn't oppress everyone's rights, they invented the idea of rights and paid in blood to liberate tens of millions of people.
"White males" didn't invent slavery, they ended it.
"White males" didn't invent tyranny, they devised a form of government to end it.
Destroying Western Civilization isn't about empowering groups that were "oppressed." It is about tearing down civilization itself so that globalist parasites can rule over all of us.
Minguzzi ailesi de eminim kendini bu kadar emin hissediyordu. Şimdi çocuklarının mezarı bile rahat bırakılmıyor.
Öyle bir servet transferi yaparlar ki (hala devam ediyor) sen özel okulda okursun ama iş ararsın bir malum partilinin yanında asgari ücrete çalışırsın.
Keşke en başından kendiniz için de çalışsaydınız.
Siz bizim tuzumuz kuru kibrinizle insanları bir kucağa ittiniz, şimdi siz kucaktasınız kolay gelsin.
Haiti çok ilginç bir ülke. Fransızlardan bağımsızlığını aldıklarında ABD ile birlikte Amerika kıtasındaki ikinci bağımsız ülke konumundalar.
Tam manasıyla işleyen bir tarım ve işletme sistemi hazır halde.
Fransızlar gittikten sonra ülkedeki bütün beyazları katlediyorlar. Hatta melezleri de onlarla birlikte öldürüyorlar.
Kurulu düzeni aynen devam ettirip zengin ve müreffeh bir ülke olacakken ülkeyi teslim alanlar bütün işletmeler yağmalanıp günü birlik zenginliğe bakılıyor.
Bugün ise birbirlerini kesip büyü yapan yamyam bir toplumun olduğu Afrika'nın en gelişmemiş ülkesinden bile beter halde bir ülkeye dönüşüyor.
Sömürülme bahanesinin içi boş. Zenciler kendilerine bırakılan kurulu düzeni bile devam ettiremeyecek kadar beceriksizler ve bunun suçunu da sömürge diyerek başkalarına atıyorlar.
Fenerbahçe 2001’de “Efsane Geri Döndü” motto’suyla şampiyon olduğunda gerçekten ülkede yer yerinden oynamış ve Galatasaray’ın 90’larda kurduğu hegemonyanın sarsıldığı yeni bir dönem (2001-2011) başlamıştı. Ama arada önemli bir fark vardı. (1)